Iki dil, cok yanlis anlama...
Turkiye'de bazi kliseler var: Mesela batidaki buyuk sehirlerle dogudaki kucuk koyler arasinda muazzam farkliliklar oldugunu soylemek gibi.
Turkiye'de bazi kliseler var: Mesela batidaki buyuk sehirlerle dogudaki kucuk koyler arasinda muazzam farkliliklar oldugunu soylemek gibi. Ya da ulkenin butun bolgelerinde zenginlerle yoksullar arasinda derin bir ucurum oldugu gozleminde bulunmak gibi. Lakin bazi meselelerde ulke bir butun olarak dunyanin geri kalanindaki gelismelerden yalitilmis gorunuyor. Kati bir zihniyete veya devleti orgutlemenin belli bir sekline saplanip kalmis izlenimi veriyor. Disaridaki tecrubelerden ders cikarmayi ya da ulke icindeki mantikli tavsiyelere kulak vermeyi beceremiyor ve istemiyor. Bu dar goruslu yaklasimin en bariz ornegi, Kurtcenin kullanimina dair suregiden tartisma. Gecen hafta BDP Esbaskani Selahattin Demirtas, iki dilin, yani Turkce ve Kurtcenin ulkenin guneydogusunda hayatin her alaninda cok daha fazla kullanilmasi gerektigini ve kullanilacagini soyleyerek yeni bir tartisma baslatti. Verdigi ornekler arasinda iki dilli tabelalar, dukk