Fermani Altun: Tekke ve Zaviyeler Kanunu mutlaka kaldırılmalı
Dünya Ehlibeyt Vakfı Başkanı Fermani Altun, Türkiye'de asla inanç kesimleri arasında hiçbir sorun olmadığına vurgu yaparak sorunu, din ve vicdan özgürlüğünün eksikliğine bağladı. Altun, Tekke ve Zaviyeler Kanununun mutlaka kaldırılması gerektiğini belirtti.
Dünya Ehlibeyt Vakfı Başkanı Fermani Altun, Türkiye’de asla inanç
kesimleri arasında hiçbir sorun olmadığına vurgu yaparak sorunu, din ve
vicdan özgürlüğünün eksikliğine bağladı. Altun, Tekke ve Zaviyeler
Kanununun mutlaka kaldırılması gerektiğini belirtti.
Yazılı bir açıklama yapan Fermani Altun, "Geleceğimizin ve ortak
değerlerimizin önüne konmuş zincirlerin kırılmasını istiyoruz." dedi.
1925 yılında Medeni Kanunda ve sonra da 1961 Anayasasında yer alan ve 12
Eylül Anayasası ile devam eden anayasanın 174. maddesinde ki Tekke ve
Zaviyeler Kanununun mutlaka kaldırılması gerektiğini savunan Altun,
şöyle devam eti: "Yine 28 Şubat Militarist uygulamanın sonucu olarak
1998 yılında İmar Yasasına konulan ibadetlerle ilgili isimlendirme
yasasının değiştirilmesini daha önce defalarca belirttiğimiz gibi
şimdide kaldırılmasını tekrarlıyoruz. Şu anda ülkemizle ilgili dünya
kamuoyunda tartışılan en önemli sorun olarak din ve vicdan özgürlüğün
olmadığı tartışılmaktadır. Bu soruna duyarsız kalan ve halen Devrim
Kanunu savsatasını ileri süren düzenbaz siyasetçileri şiddetle
kınıyoruz. Kaybedilen ve geçen her zaman ülkemiz sorunlarını daha
ağırlaştıracaktır. Temennimiz kutsal inançlarımızın doğru bilinmesidir.
Ortak değerlerimizin, birlik ve kardeşliğimizin güçlenmesi için gerçek
laiklik din ve vicdan özgürlüğünün uygulanmasından geçer."
BUGÜN KERBELA’NIN 1334. YILINA GİRİLDİ
Dünya
Ehlibeyt Vakfı Başkanı Fermani Altun, Hazreti Hüseyin’in inançlarının,
zulüm, saltanat ve çıkar aracı olarak kullanan Yezit’e karşı verdiği hak
mücadelesinin gün geçtikçe daha iyi anlaşıldığını belirterek, "Zalimle
cahilin dini olmaz." dedi. Altun, "Hz. Hüseyin’in inançları, zulüm,
saltanat ve çıkar aracı olarak kullanan Yezit’e karşı verdiği hak
mücadelesi gün geçtikçe daha iyi anlaşılmaktadır. Sistemden kaynaklanan
eksikliklerin, bilgisizliklerin yerine ortak değerleri doğru öğrenme
imkanı her gün artmaktadır. Her yıl tüm Müslümanların Muharrem ayındaki
etkinlikleri, hizmetleri, muhabbetleri daha da güçlenmektedir. İslam
coğrafyasında din adına yaşanan saltanat, zulüm, çıkar ve vahşet’e
dayanan terör olayları Hz. Hüseyin’in karşısındaki zihniyetin aynısının
devam etmesiyle böylece Kerbelalar ne yazık ki sürmektedir." diye
konuştu.
"KERBELA BİR DÖNÜM NOKTASI"
Altun, Kerbela olayının bir dönüm noktası olduğuna işaret ederek, şunları dile getirdi.
"Çünkü
Kerbela’dan sonra Hz. Hüseyin’in nesilleri olan Seyitler ve Alimler
İslam’ı medeniyet değerleriyle Anadolu’dan tüm dünyaya taşımakta öncülük
yapmışlardır. Bizim ortak inancımız, kültürümüz, geleneğimiz,
evlerimizde ismimiz, tasavvufumuz Ehlibeyt ilmi ve mücadelesi olmuştur.
Türkiye’de bütün Müslümanlar ehlibeyt muhabbetine beraberce bağlı ve
Kerbela yasında da müşterektirler."