Erdoğan: Sorumluluktan kaçmak Esed'in işlediği suça ortak olmaktır

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'deki krizi çözmek için sorumluluk almaktan kaçınan uluslararası toplumu bir kez daha ağır şekilde eleştirdi. Kahire Üniversitesi'nde konuşan Erdoğan, ""Artık geçerliliği kalmamış birtakım kurum ve kuralların arkasına saklanarak sorumluluktan kaçmak, Esed'in işlediği suça ortak olmak demektir." ifadelerini kulla

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'deki krizi çözmek için sorumluluk almaktan kaçınan uluslararası toplumu bir kez daha ağır şekilde eleştirdi. Kahire Üniversitesi'nde konuşan Erdoğan, ""Artık geçerliliği kalmamış birtakım kurum ve kuralların arkasına saklanarak sorumluluktan kaçmak, Esed'in işlediği suça ortak olmak demektir." ifadelerini kullandı.

Suriye'deki insanlık trajedisine büyük bir üzüntüyle şahit olduklarını ifade eden Erdoğan, "Rejimin neredeyse 2 yıldır kendi halkına karşı yürüttüğü kanlı savaşın izleri zihinlerden kolay kolay silinmeyecektir." dedi. Erdoğan, Suriye halkının mücadelesinin basit bir iktidar kavgası olmadığını; hakça, insanca, onurlu bir yaşam savaşı olduğunu vurguladı. Erdoğan, "İşte bu nedenle halk, bu savaşı kazanmaya mecbur. Kendi vatandaşının kanını, eline bulaştıran gayrimeşru Esed rejimi ise kaybetmeye mahkumdur." diye konuştu.

Suriye rejiminin saldırılarının tüm insanlık için de utanç kaynağı olduğunun altını çizen Erdoğan, uluslararası toplumu bu konuda kayıtsızlıkla suçladı. Başbakan Erdoğan, Suriyeli mültecilere ellerinden gelen her türlü yardımı yaptıklarını ve bunun devam edeceğini kaydetti. "Filistin meselesinde olduğu gibi Suriye krizinde de Mısır'la ortak hareket etmeye, ortak çözümler aramaya devam edeceğiz." diyen Erdoğan, Arap ve İslam ülkelerini de birlikte hareket etmeye çağırdı.

Mevcut uluslararası sistemin maalesef adalet üretemediğini, çözüm yerine sorun ürettiğini dile getiren Erdoğan, bu düzeninin değişmesi ve daha adil olması için tüm enerjileri ile çalıştıklarını ifade etti. Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi'nde köklü bir değişim talep ettiklerini vurguladı, temsil gücü yüksek bir konseyin dünya barışına daha fazla katkı yapacağını kaydetti. Erdoğan, "Sadece 5 tane daimi üyenin iki dudağı arasındakilere mahkum bir insanlık olamaz. Buradan da barış meydana gelmez." diye konuştu.

İnsan haklarından, demokrasiden, özgürlüklerden bahseden ülke ve kuruluşların, konu Filistinli ve Suriyeli mazlumlara gelince susmayı tercih ettiğini söyleyen Erdoğan, "Bu ikiyüzlülük artık sona ermelidir. Bu çifte standarda artık son verilmelidir. Küresel vicdanı derinden yaralayan bu ikircikli tutum artık nihayete ermelidir." dedi.

Türkiye ve Mısır'ın bölgede ortak sorumluluk taşıdığını ifade eden Erdoğan, "Bölgenin vicdanını, ortak aklını temsil ediyorlar." dedi. Türkiye'nin son 10 yılda, bölgenin huzur ve istikrara kavuşması için tüm imkanlarını seferber ettiğini dile getiren Erdoğan, bölgedeki meselelerin çözümüne iki ülkenin birlikte katkı sağlayabileceğini vurguladı. Erdoğan, "Bugün devrimini yapmış Mısır ile, Mısır'ın kahraman gençleri ile, kardeş halkıyla bu süreci çok daha ileri taşıyabiliriz. Bizim aracılara ihtiyacımız yok. Bizim hamilere, koruyuculara, vasilere ihtiyacımız yok." sözleriyle alkış aldı.

Başbakan Erdoğan, sözlerine Arapça "Ey Mısır, ey dünyanın anası. Başını dik tut çünkü sen Mısırlısın." ifadeleriyle son verdi.

Erdoğan, hayatının son dönemlerinde Mısır'da ikamet eden milli şair Mehmet Akif Ersoy'un Safahat adlı eserini üniversiteye hediye etti. CİHAN