Diyanet: Hıristiyanların ibadet özgürlüğünün yanındayız
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Ankara'da kilise açılmasını engellediğine dair algı oluşturulmasının yanlışlığını vurgulayan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Hıristiyan vatandaşlarımızın
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Ankara’da kilise açılmasını engellediğine
dair algı oluşturulmasının yanlışlığını vurgulayan Diyanet İşleri
Başkanı Mehmet Görmez, "Hıristiyan vatandaşlarımızın bulundukları her
yerde ibadethanelerini açma ve orada özgürce ibadet edebilmelerini
herkesten önce biz isteriz. Diyanet’in kilise açılmasını engellediği
algısına sebep olan haberler haksız ve gerçeği yansıtmamaktadır.
Hıristiyan azınlık gelip bizden talepte bulunsa yardımcı oluruz." dedi.
Ankara Protestan cemaatinin kilise inşası için talep ettiği
arsa ile ilgili Ankara Valiliği’nin olumsuz cevap verdiğini bilgisine
yer veren Agos ve Cumhuriyet gazeteleri, Diyanet’in talebi ile aynı
arsanın cami yapımı için tahsis edildiğini yazdı. Söz konusu haberle
ilgili Todays Zaman’ın sorularını cevaplandıran Başkan Görmez,
"Türkiye’de camileri sivil toplum yapar. Biz sadece sivil toplum ile
devlet arasında köprü vazifesi görürüz. Vatandaşların cami yapımı için
kurdukları dernekler devlet kurumlarına başvurularını Diyanet üzerinden
gerçekleştirirler. Söz konusu arsa için de Miraç Cami Yaptırma Derneği
2005 yılında Diyanet üzerinden Hazine’ye başvuruda bulunmuş. 2006
Yılında Hazine’den tahsis cevabı gelmiş. Yani müracaat da tahsisat da 8
yıl önce tamamlanmış. Bu durumu; kilise yeri olarak talep edilen arsanın
Diyanet tarafından apar-topar cami mekanı haline getirildiği şeklinde
kamuoyuna yansıtmak gerçeklerle de insafla da ilkeli yayıncılıkla da
bağdaşmaz." diye konuştu.
Diyanet olarak
Müslim-gayrimüslim ayrımı yapmalarının söz konusu olmayacağını
vurgulayan Prof. Görmez, sözlerini şöyle sürdürdü, "Diyanet İşleri
Başkanlığı olarak Türkiye’de Müslüman çoğunluk için dini özgürlükler
açısından istediğimiz her şeyi gayri Müslim azınlıklar için de talep
etmeyi insani ve ahlaki bir vazife telakki ederiz. Bizim Müslüman
anlayışımız da bize bunu emreder. Batının hiçbir başkentinde
kilise-havra-cami yan yana yok iken, Türkiye, 4-5 asır önce camiyi,
havrayı, kiliseyi barış içinde yan yana kurabilmiş ve yaşatabilmiş bir
ülkedir. Bir arsanın kiliseye tahsisini engelleme iddiası, gerçekdışı
bir iddia olmanın ötesine geçmez."
Agos ve Cumhuriyet
gazetelerinin habere konu edindikleri arsa 2005 yılında Çankaya
belediyesi tarafından ibadet hane yeri olarak ilan edilmiş. Çankaya
Miraç Cami Yaptırma Derneği de cami yeri olarak tahsisi için talepte
bulunmuş. Hazine’nin cami yeri olarak tahsis edildiğine dair cevap 2006
yılında verilmiş. Arsa üzerindeki gecekondu ihtilafının giderilmesi 8
yıla mal olmuş.
PROTESTANLAR DİYANETTEN ÖZÜR DİLEDİ
Bu
arada, habere konu olan Türkiye Protestan Kiliseler Derneği’nden de
açıklama geldi. Today’s Zaman’a konuşan basın sözcüsü Soner Tufan,
"Sebep olduğumuz yanlış anlaşılmadan dolayı herkesten özür diliyorum.
Biz teknik bir hata yaptık. Çankaya Belediyesi’nin bize verdiği listeden
ada ve parsel numaralarını karıştırarak yanlışa düştük. Bize verilmeyen
arsanın camiye tahsis edildiğini zannederek incindik ve üzüldük. Mağdur
edildiğimizi düşünerek başvurduğumuz resmi makamlardan da olumlu cevap
alamayınca konuyu medyaya yansıttık. Evet hatanın büyüğü bizde ama, bize
yer gösterme yerine liste veren Çankaya belediyesi de, mağduriyet
düşüncemizi düzeltmesi gereken valilik ve diğer makamlar da ortaya çıkan
yanlışta pay sahibi…" diye konuştu.
Tufan ayrıca şu
açıklamalarda bulundu: "Ben sebep olduğumuz yanlışı düzeltmek üzere ilk
haberin yayınlandığı internet sitesine tekzip gönderdiğimi halde AGOS ve
Cumhuriyet gazeteleri bizimle görüşüp doğruyu araştırmadan rol çalarken
yanlışın büyümesine sebep oldular. Sizin gibi Radikal gazetesinden de
bir arkadaş aradı, yanlışlığı kendisiyle paylaştım ve haber yapmadı.
Sebep olduğumuz yanlış anlaşılma ve Ortaya çıkan etkilerden dolayı
herkesten özür diliyorum. Türkiye’deki Protestanların yüzde 80’ini
oluşturan yaklaşık 40 üyesi bulunan Türkiye Protestan Kiliseler Derneği
Basın Sözcüsü olarak haberlerden olumsuz etkilen tüm Müslümanlardan özür
diliyorum. Geldiğimiz noktada gerçekten çok üzüntülü ve mahcubuz. Boş
yere Diyanet’e kızmışız, arsamızı el çabukluğu ile cami derneğine tahsis
etmekle suçlamışız. Haklı olarak bizden önce başvuru yapıp cami izni
alanlar da bizim bu çıkışımıza tepki gösterdiler. Özrümü kabul
etmelerini diliyorum."