Çukurova'da tarım işçilerinin yerini Suriyeliler aldı
Ülkelerindeki iç savaştan kaçan Suriyeliler, daha önce Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan Çukurova'ya gelen tarım işçilerinin yerini aldı.
Ülkelerindeki iç savaştan kaçan Suriyeliler, daha önce Doğu ve Güneydoğu
Anadolu'dan Çukurova'ya gelen tarım işçilerinin yerini aldı. Son
günlerde IŞİD zulmünden kaçan sığınmacılar da simsarlar tarafından
bölgeye getiriliyor. Şuanda kavun, karpuz, domates, biber gibi
ürünlerinin hasat edildiği Çukurova'da, tarla sahipleri daha uygun
ücrete çalışan Suriyelileri tercih ediyor.
Tel Abyad'daki
çatışmalar nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan sığınmacılardan
14 kişilik aile soluğu Karataş ilçesine bağlı Kadıköy civarında
konuşlanan çadırlarda soluğu almış. Burada naylon ve kamışlardan yapılan
çadırlardan kendilerine yer edinmeye çalışan aile halen IŞİD korkusunu
yaşıyor. Bu yüzden isimlerini söylemekten ve görüntü vermekten çekinen
ailenin büyüğü, üç gün önce Tel Abyad'tan Şanlıurfa Akçakale'ye; oradan
Adana'ya geldiklerini söylüyor. Ülkelerinin 'savaş, açlık' nedeniyle
yaşanmayacak hale geldiğini belirten Suriyeli vatandaş, "Ekinlerimiz
yakıldı, evlerimiz yağmalandı. İnsanlar açlıktan perişan halde. Tarımda
çalışmak için Çukurova'ya geldik. Savaş bittiğinde ülkemize dönmek
istiyoruz. Fakat savaşın sonlanacağına inanmıyoruz." diyor. Domates
tarlasında çalışan İbrahim Hito ise üç yıl önce Adana'ya geldiğini
belirtiyor. Günlük 30-40 lira ücret aldıklarını belirten Hito,
ülkelerindeki savaşı yakından takip ettiklerini ve bir an önce dönmek
istediklerini ifade ediyor. Yine adını açıklamak istemeyen bir Suriyeli,
"Bir ay önce çadırlara geldik. Her gün iş olmuyor. Çünkü işçi çok
fazla. Halimizden memnun değiliz." ifadelerini kullanıyor. Kavun
toplayan bir Suriyeli genç ise ekmek paralarını güçlükle çıkardıklarını
açıklıyor.
Suriyelilerin bölge tarımında yaygın olarak çalışmaya
başlaması yıllardır Şanlıurfa, Adıyaman, Mardin, Diyarbakır,
Kahramanmaraş gibi illerden gelen Türk işçileri ikinci plana itmiş. Üç
yıldır yaz aylarında Şanlıurfa'dan Adana'ya göçen Ahmet Akkurt, bu
durumdan rahatsızlığını gizlemiyor. Sığınmacılardan sonra günlük 40 lira
olan ücretlerinin artmadığını, bazı yerlerde ise düştüğünü anlatan
Akkurt, "Artık burada çalışanların 100 işçiden 90'nı Suriyeli. Madem
Tayyip Erdoğan bu insanları getirdi, kamplara yerleştirsin. Kimse
işimize mani olmasın. Can güvenliğimiz tehlikede. Bazen kavga ve
tartışmalar oluyor. Erdoğan bizi mahvetti. Zaten AK Parti'nin oyları bu
yüzden düştü." diyor.
Şanlıurfalı 7 çocuk babası Halil Çavuş da
benzeri sıkıntıları aktarıyor. Çavuş, "Şu anda 40 liraya çalışıyoruz.
Hiçbir artış olmuyor. Çünkü çok sayıda Suriyeli var. Bizde çaresiz düşük
ücretlerle çalışmak zorunda kalıyoruz." tepkisini veriyor. Tarla sahibi
İbrahim Aydın, sığınmacıların çokluğundan Türk işçilerin daha karlı
işlere yöneldiğini savunuyor. Aydın, "Tercihimiz yerli işçiden yana. Ama
bulamayınca Suriyelileri çalıştırıyoruz. Suriyeliler buraya yığıldı.
Ücretler düştü. Şu anda 40 lira veriyoruz. Yüzde 80'ni mülteci."
ifadelerini kullanıyor. Pamuk tarlasında çavuşluk yapan Tahir Erdem,
"Yerli işçi az; çalıştırdığımız insanların geneli Suriyeli. İşçi çok
alacaklarımız düştü. Kurtarmıyor. Akşama kadar çalışıyoruz bir kilo et
alamıyoruz." bilgisini veriyor.
Türkiye'ye gelen sığınmacı sayısı
Ocak 2015 itibariyle 1 milyon 652 bini geçti. Adana’da ise yaklaşık 11
bini çadır kentte olmak üzere 80 binin üzerinde Suriyeli bulunuyor.