ÇOMÜ Rektörü Laçiner: Öğrencilerin sorunları teknik bir dille tartışılmalı
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, üniversite öğrencilerinin barınma başta olmak üzere birçok sıkıntısı bulunduğunu, bunların siyasi polemiklerin ötesinde, daha teknik ve kutuplaştırmadan çözülmesi gerektiğini söyledi. Son günlerin tartışma konusu olan öğrenci evleriyle ilgili bir açıklama yapan Laçiner,
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sedat
Laçiner, üniversite öğrencilerinin barınma başta olmak üzere birçok
sıkıntısı bulunduğunu, bunların siyasi polemiklerin ötesinde, daha
teknik ve kutuplaştırmadan çözülmesi gerektiğini söyledi. Son günlerin
tartışma konusu olan öğrenci evleriyle ilgili bir açıklama yapan
Laçiner, özel hayatlarına karışılamayacağını ve konutlarına
dokunulamayacağını belirterek, "Bu tartışmanın sınırları, özel hayatın
kutsallığıdır. Hiç kimse bir diğerinin özel hayatına karışamaz, konutuna
dokunamaz. Zaten tartışılması gereken de bu değildir." dedi.
Türkiye'nin
hızla üniversiteleşen bir ülke olduğunu ifade eden Rektör Laçiner,
bunun birçok sıkıntıyı da beraberinde getirdiğini söyledi. Öğrencilerin
önemli problemlerinden birinin sağlıklı barınma olduğunu hatırlatarak,
"Maalesef eski tip yurtlar, çok sayıda öğrenciyi koğuş mantığıyla
ağırlıyor. Bu da hem sağlıklı değil hem de öğrencileri yurtlardan
soğutuyor. Yeni tip yurtlar ise hem sayıca yeterli değil hem de özelde
pek çok öğrencinin imkanlarının üzerinde bir fiyatla hizmet
verebiliyorlar. Öğrenciler, ev kiraladıklarında da ciddi zorluklarla
karşılaşıyorlar. Kiralar maalesef bazı dönemlerde hem yüksek hem de
öğrenciye ev bulmak kolay değil." şeklinde konuştu.
Prof. Dr.
Laçiner, öğrenciler hakkında tartışılamayacak konuların başında, konut
dokunulmazlığı ve özel hayatın kutsallığının geldiğini savunarak,
şunları kaydetti: "Kişilerin özel hayatı kutsaldır, ona dokunamazsınız.
Konut dokunulmazlığı da tartışılabilecek bir alan değildir. Kişi evinde,
hattâ özel yaşamında her istediğini yapar. Yasaların yasaklamadığı her
şey serbesttir. Kişi reşitse hata yapma özgürlüğüne de sahiptir, hattâ
günümüzde 18 yaş altı için dahi özgürlük alanı oldukça geniştir. Sorumlu
anne babalık, o dönemde dahi daha özgürlükçü bir yaklaşımı emreder.
Bunlar, tartışmanın olmazsa olmaz sınırlarıdır. Hiç kimse anayasal
hakların ötesinde evrensel hale gelmiş bu hakları kimseden alamaz, hattâ
tartışamaz dahi. Bu tartışmalarda bu nedenle kişiler değil, kitlesel
gidişat tartışılmalıdır. Nasıl ki evde sigara içmek serbesttir ama
sigara kullanımı bir toplumda birdenbire artınca sorundur, tartışılan
konuda da bireylere değil, genel eğilimlere odaklanılmalıdır. Ayrıca
insanları yargılamadan ve sonuçlardan çok sebeplere odaklanarak, çözüm
odaklı bir bakış açısı benimsenmelidir. Bu bağlamda aldığınızda
öğrencilerin barınma alanında sorunlarının olmadığını, her şeyin güllük
gülistanlık olduğunu söylemek doğru olmaz. Elbette öğrencilerin özel
hayatlarına karışılamaz ancak karşılaştıkları sorunlarda onların yalnız
bırakılmaları da mümkün değildir. Bu noktada tarafların birbirlerinin
sözlerini çarpıtması, içeriğinin dışına taşıması, sözlerine
söylemedikleri sözleri eklemesi, konuları hep siyasi bir dille
tartışması, doğru olmamanın ötesinde faydasız, hattâ tehlikelidir de."