Çiçek: Teröristlerin isimlerinden, simgelerden bir dinin mensupları suçlanamaz
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, son zamanlarda meydana gelen terör olaylarına dikkat çekti. Çiçek, "Teröristlerin isimlerinden, kullandıkları
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, son zamanlarda meydana gelen terör olaylarına
dikkat çekti. Çiçek, "Teröristlerin isimlerinden, kullandıkları
simgelerden ve söylemlerinden hareketle bir dinin mensupları suçlanmaz.
Kamuoylarına hitap eden siyasetçilerin, aydınların, bilim adamlarının,
din adamlarının, medya patronlarının ve basın mensuplarının söylem ve
eylemlerinde çok dikkatli davranmaları, herhangi bir dinin mensuplarını
töhmet altında bırakacak açıklamalardan kaçınmaları gerekir.” dedi.
Cemil
Çiçek, İslam İşbirliği Teşkilatı Üyesi Ülkeler Parlamenter Birliği
(İSİPAB) 10. Konferansı’na katıldı. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan
toplantıda açılış konuşmasını yapan Çiçek, "Genel Komite Başkanlığını
dost ve kardeş İran’ın Meclis Başkanı değerli kardeşim, bilge insan
Sayın Ali Ardashir Amoli Larijani’den devralmaktan dolayı onur
duyuyorum. Genel komite üyelerine bana gösterdikleri güvenden dolayı
teşekkürlerimi sunuyorum.” diyerek sözlerine başladı.
Konferansın
önemine dikkat çeken Çiçek, "İslam ülkelerinde, Müslüman azınlık ve
toplulukların bulunduğu bölgelerde ve tüm dünyada önemli gelişmelerin
cereyan ettiği, hepimizin çok dikkatli ve soğukkanlı bir şekilde, doğru
mesajların verilmesi gereken olağanüstü bir dönemde gerçekleşiyor.
Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Yemen’de ve nihayet Filistin’de Müslüman
halkların huzurunu, refahını, güvenliğini doğrudan ilgilendiren kritik
gelişmeler cereyan etmektedir. Suriye ve Irak’ta DEAŞ terör örgütünün
faaliyetleri, yalnızca bu ülkelere karşı değil tüm bölgeye yönelik bir
tehdit ve istikrarsızlık kaynağıdır.” dedi.
‘TERÖRİST EYLEMLERLE MEZHEPLER ARASI ÇATIŞMA AMAÇLANIYOR’
Son
günlerde çeşitli ülkelerde meydana gelen terör eylemlerini hatırlatan
Çiçek, şöyle devam etti: "Dünyanın çeşitli bölgelerinde bir yandan vahşi
terörist saldırılar diğer yandan yabancı düşmanı ve İslamafobik
eylemlerle adeta dinler, medeniyetler ve mezhepler arasında çatışma
yaratılması amaçlanıyor. Bu büyük tehlikeye karşı hepimizin ortak akılla
ve sağduyuyla hareket etmemiz büyük önem taşıyor.”
Terörün tüm
insanlığı tehdit ettiğini ifade eden Çiçek, "Geçtiğimiz haftalarda
Paris’te meydana gelenler ile Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, ve Nijerya’da
gerçekleşen ve çok sayıda masum insanın hayatlarına kasteden tüm terör
saldırıları, terörün her türünden çok çekmiş ve terörist saldırılara 40
binden fazla vatandaşını kaybetmiş bir devletin ferdi olarak şiddetle
kınıyorum. Diğer yandan Paris’te ortaya çıkan tepki Nijerya, Pakistan,
Irak, Suriye, Yemen, Lübnan ve diğer yerlerdeki terörist saldırılara
karşı gösterilmiyorsa burada bir sorun olduğunu görmek gerekir. Terör
önüne ve arkasına hiçbir sıfat getirmeye çalışmadan hepimizin şiddetle
kınamak zorunda olduğu insanlığa karşı bir suçtur. Biz Türkiye olarak
başta PKK terör örgütü olmak üzere, uluslararası toplumun terör
konusunda çifte standartlı yaklaşımından çok çektik. İnsanlık terörün
her çeşidine karşı ortak bir karşı duruş ve ortak bir mücadele
göstermediği sürece terör belasının sonuçlarını ortadan kaldırmak ve bu
belayı alt etmek mümkün olmayacaktır.” diye konuştu.
Yabancı
düşmanlığı, ayrımcılık, ırkçılık gibi konulara değinen Çiçek, "Bilhassa
son dönemde yükseliş eğilimine girdiğini gözlemlediğimiz İslam
düşmanlığı ve nefret söyleminin yaygınlaşması insanlığın karşı karşıya
bulunduğu, medeniyetler arası uyumu tehdit eden sorunların başında
gelmektedir. Paris saldırılarını ardından tüm Müslümanları töhmet
altında bırakacak açıklamalar ne kabul edilebilir ne de terörle
mücadeleye ve barışa katkıda bulunabilir. Teröristlerin isimlerinden,
kullandıkları simgelerden ve söylemlerinden hareketle bir dinin
mensupları suçlanmaz. Kamuoylarına hitap eden siyasetçilerin,
aydınların, bilim adamlarının, din adamlarının, medya patronlarının ve
basın mensuplarının söylem ve eylemlerinde çok dikkatli davranmaları,
herhangi bir dinin mensuplarını töhmet altında bırakacak açıklamalardan
kaçınmaları gerekir. Bu bağlamda, medeniyetler ve dinler arası diyaloğun
önemine de dikkat çekmek isterim.” dedi.
Konuşmasının ardından salondan ayrılan Çiçek'in öğleden sonraki oturumlara da katılacağı öğrenildi.