Bir şiir sayesinde 16 yıllık evlat hasretleri sona erdi
Doğu Türkistanlı Kaşgarlı ailesinin 16 yıl önce başlayan dramı, şiir vesilesiyle ulaştıkları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın girişimiyle sona erdi.
Mir Kamil Kaşgarlı ve eşi, yıllar önce Çin polisinin haklarında tahkikat
başlatması üzerine Doğu Türkistan’dan kaçarken iki evladını burada
bırakmak zorunda kaldı. Aile, bütün uğraşlara rağmen çocuklarına
kavuşamadı. Bu yıl Çanakkale Zaferi kutlamaları sırasında şiir okuyan 5
yaşındaki çocukları sayesinde Başbakan Erdoğan’a ulaşan aile, durumu
ileterek yardım istedi. Başbakan'ın girişimleri sayesinde 11 Eylül 2013
Çarşamba günü iki çocukları Türkiye’ye giriş yaptı. Çocuklarına yıllar
sonra kavuşan Mir Kamil Kaşgarlı ve eşi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda
evlatlarını da yanlarına alarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a
teşekküre gitti. Aile, kendileriyle yakından ilgilenen Erdoğan'a
dualarla birlikte teşekkürlerini iletti.
ÖNCE ŞİİR OKUDU SONRA MEKTUP VERDİ
Doğu
Türkistanlı ailenin 5 yaşındaki çocukları Mücahit Kaşgarlı, Başbakan'ın
da katıldığı Çanakkale Deniz Zaferi'nin 98. yıl dönümü kutlamalarında
'Çanakkale Şehitlerine' isimli şiiri okuyarak protokolün gözlerini
yaşartmıştı. Şiiri okuduktan sonra Başbakan'ın sevdiği ve yanaklarını
öptüğü küçük Mücahit'in, ayrılmadan önce Erdoğan'a bir mektup verdiği
kameralara yansıdı. O mektubun içinden ise bir aile dramı çıktı.
Mektupta,
Mücahit'in babası Mir Kamil Kaşgarlı, 1997 yılında Doğu Türkistan'dan
kaçarken bıraktığı, o zaman biri üç yaşında diğeri ise henüz bir aylık
olan iki çocuğunu Türkiye'ye getirmek için yardım istediğini yazıyordu.
Mektubu okuyan Erdoğan, Mücahit'e nerede yaşadıklarını sordu. Ankara'da
olduğunu öğrenince, "Seninle Ankara'da görüşeceğiz" diyen Erdoğan,
yaklaşık iki hafta sonra aileyi Meclis'teki ofisinde kabul edip,
hikayeyi bir de onlardan dinledi. Gözyaşları içinde yaşadıklarını
anlatan aileyi teselli eden Başbakan, bizzat ilgileneceği sözünü verdi.
Erdoğan'ın
talebi üzerine harekete geçen Çin hükümeti yetkilileri, bir hafta sonra
çocukları vatandaşlıktan çıkardıklarını bildirdi. Ardından yasal
sıkıntılardan kaynaklanan engellemeleri de aşan Çin hükümet yetkilileri,
küçük Mücahit'in Kaşgar'da kalan ağabey ve ablasını Türkiye'ye
gönderdi. 16 yıl sonra evlatlarına kavuşan aile şimdi çok mutlu.
HER ŞEY 1997 YILINDA BAŞLADI
Türkiye'nin
Sesi Radyosu Uygurca Masası'nda mütercim spiker olarak görev yapan Mir
Kamil Kaşgarlı, 1965 yılında Doğu Türkistan'ın Kaşgar şehrinde doğar.
Bir taraftan öğretmenlik, diğer taraftan da ipek ip ticareti yapan,
bölgenin saygın, önde gelen kişilerinden olan Kaşgarlı’nın hayatı, 1997
yılında Pakistan Cemaati İslami tarih araştırmacılarından İlyas
Ensari'nin Doğu Türkistan'a gelip kendisinden bölgeyi tanıtması için
yardım istemesiyle değişir.
Konuğunun ayrılmasının ardından
sivil polisler tarafından sorguya tabi tutulur. İşin bununla
bitmeyeceğini, ileride bazı olmadık suçlamaların da başına
gelebileceğinden endişe eden Mir Kamil Kaşgarlı, çareyi Pakistan'a
kaçmakta bulur. Orada da kendini güvende hissetmeyen Kaşgarlı, Suriye'ye
geçer. Burada Arapça öğrenirken eşi, 3 yaşındaki oğlu ve henüz bir
aylıkken bıraktığı kızını getirmenin yollarını arar. 35 yaşından küçük
kadınlara pasaport vermeyen Çin hükümetinin çocuklarını çıkarmayacağını
anlayınca, eşini, resimleri benzeyen yaşlı bir kadının pasaportuyla bir
yıl sonra Suriye'ye geçirmeyi başarır. Ancak çocukları dede ve ninesiyle
Kaşgar'da kalmıştır.
2000 yılına kadar Suriye'de kalan Kaşgarlı
ve eşi, ekonomik durumları bozulunca önce Suudi Arabistan'a yaşayan
amcasının yanına, 4 yıl sonra da Türkiye'ye gelir. 2006 yılında da Türk
vatandaşlığına geçer. Türkiye'nin Sesi Radyosu'nda çalışmaya başlayan
Mir Kamil Kaşgarlı, bir taraftan da Urduca'dan Uygurca'ya kitap
çevirileri yapar.
Çocuklarını getirmek için Çin’in Ankara
Büyükelçiliği ve Türkiye’nin Çin Büyükelçiliği kanalıyla uzun uğraşlar
veren Kaşgarlı ailesi, bunlardan bir sonuç alamaz. Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül'ün 2009 yılında Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi'ye
gideceğini öğrenen Kaşgarlı, durumunu anlatan bir dilekçe yazar. Aynı
dilekçeyi Dışişleri Bakanlığı'na da veren Kaşgarlı, bu girişimlerinden
bir sonuç alamaz.
KÜÇÜK ÇOCUĞUN ŞİİR OKUMA YETENEĞİ BAŞBAKAN'A ULAŞTIRDI
5
yaşındaki küçük oğlu Mücahit'in şiir ezberleme ve okumadaki yeteneğini
değerlendirmek isteyen Mir Kamil Bey, bir televizyon kanalında
yayınlanan 'Yetenek Sizsiniz' yarışmasına sokar. Büyük sempati toplayan
küçük Mücahit'in başarılı performansı, O'nu, 18 Mart Çanakkale Deniz
Zaferi'nin yıl dönümü kutlamalarına ve cebinde ailenin dramını anlatan
mektupla Başbakan Tayyip Erdoğan'a ulaştırır.
Bundan sonraki
süreç Başbakan'ın talimatıyla hızlıca gelişir. Kaşgar Emniyet
Müdürlüğü'nün çocukları çağırıp vatandaşlıktan silindiklerine dair belge
verdiği haberini alır. Kaşgar Emniyeti'nin, babaları Türk
vatandaşlığına geçtiği için kendileri de doğal olarak Türk vatandaşı
olan çocukların Türk pasaportları ile ülkeden çıkabileceklerini
müjdesini verir. İlk uçuş denemesi 10 Mayıs 2013 olan çocuklar çıkışta
pasaport görevlilerine takılır. Yasal bazı sıkıntılardan dolayı Kamu
Güvenliği Bakanlığı'nın izni gerektiğini belirten görevliler, yazıyı
beklemeleri için çocukları evlerine geri gönderir. Yaklaşık 4 ay süren
başka talep ve istekleri de yerine getiren ailenin hasreti, 11 Eylül
2013 Çarşamba günü sona erer.
Mir Kamil Bey, yaşadığı büyük
sevincin etkisiyle, "Hatırlamıyorum sonrasını" diye anlatıyor o anı.
"Şimdi rüyada gibiyiz, uyanmaktan korkuyoruz" diye devam eden Mir Kamil
Bey, 19 yaşına giren oğlu Selahattin ve 16 yaşındaki kızı Şerafet'le
hasret gideriyor.
Türkiye Türkçesine yabancı oldukları için
anlasalar da konuşmakta zorlanan Selahattin ve Şerafet de gelmelerine
vesile olan küçük kardeşleri Mücahit'i öpüp kokluyor. Babası, annesi ve
Kaşgar'daki kardeşleri ile internet üzerinden konuşarak çocukların sağ
salim geldiğini haber veren Mir Kamil Bey, hep beraber dakikalarca
ağlaştıklarını anlatıyor. Kendisi gibi yüzlerce aile olduğunu anlatan
Kaşgarlı, onların da en kısa zamanda çocuklarına kavuşmalarını dilerken
Başbakan Erdoğan'a, Dışişleri Bakanlığı ve Pekin'deki Türk büyükelçiliği
personeline dua ediyor. "Eğer devlet büyüklerimiz yakından
ilgilenmeseydi çocuklara kavuşmamız asla mümkün olmayacaktı" diyen aile,
Başbakan Erdoğan'a ömür boyu duacı olacaklarını ifade ediyor.
Teşekkür
etmek için Başbakan Erdoğan’dan randevu talep eden ailenin isteği 29
Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda gerçekleşti. Meclis’te aileyi kabul eden
Erdoğan, bu kez sevinç gözyaşları döken ailenin mutluluğuna ortak oldu.
Selahattin ve Şerafet’le yakından ilgilenen Başbakan’a Mir Kamil Bey,
Erdoğan’ın küçük Mücahit’i kucağına alıp sevdiği fotoğraf tablosu
üzerine yazdığı duayı ve Doğu Türkistan'a ait yöresel kıyafetini hediye
etti.