Bilderberg, Almanya'da iktidar değişikliğini öngörüyor
Almanya'nın önde gelen haber portallarından Spiegel Online (SpOn) ekonomi ve siyasetin arka planında verdiği iktidar ve para mücadelesiyle tanınan Bilderberg Konferansı hakkında çarpıcı iddiaları gündeme taşıdı. SpOn'un haberinde konferansın daha önce Hıristiyan Demokratik Birlik (CDU) Genel BaşkanıAngela Merkel'in Almanya'nın başbakanı olmasını ön
Almanya'nın önde gelen haber portallarından Spiegel Online (SpOn) ekonomi ve siyasetin arka planında verdiği iktidar ve para mücadelesiyle tanınan Bilderberg Konferansı hakkında çarpıcı iddiaları gündeme taşıdı. SpOn'un haberinde konferansın daha önce Hıristiyan Demokratik Birlik (CDU) Genel BaşkanıAngela Merkel'in Almanya'nın başbakanı olmasını öngördüğü ve bunun gerçekleştiği ileri sürülürken, aynı çevrenin bu kez de Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) başbakan adayı Peer Steinbrück için aynı öngörüde bulunduğu iddia edildi.
İddialara göre geçen yıl konferansa katılanlar arasında yer alan SPD'li Steinbrück'ün, Merkel sonrası dönemde yeni Alman başbakanı olmasının kararlaştırıldığı ileri sürülüyor.Bilderberg Konferansı Başbakan Angela Merkel'i de 2005 yılında davet etmiş ve bundan birkaç ay sonra başbakan seçilen CDU lideri Almanya'nın en güçlü siyasetçisi olmuştu.
CDU'lu eski başbakanlarından Helmut Kohl ise Bilderberg Konferansı'na 1980 yılında katılmış ve iki yıl sonra Almanya'nın başbakanı olmuştu. SPD'li Helmut Schmidt de konferansa 1973 yılında katılmış ve bir yıl sonra başbakan seçilmişti. SpOn'un gündeme getirdiği komplo teorisine göre Bilderberg çevresi yeni Alman hükümetinin "Kırmızı-Yeşil bir koalisyon" olmasına da çoktan karar vermiş görünüyor. Bu kapsamda Yeşiller Partisi Federal Meclis Grup Başkanı Jürgen Trittin'nin son Bilderberg Konferansı'na katılması da tesadüf sayılmıyor.
Bilderberg Konferansı, "Chatham House Kuralları" olarak bilinen gizlilik ilkesini tatbik ediyor. Buna göre katılımcılar elde ettikleri bilgileri kullanabiliyor, ancak konferanstaki beyanatları katılımcılara atfedemiyor. Bu ilke gazetecilerin kullandığı "off the record" (kayıt dışı) tekniğiyle de örtüşüyor. Bilderberg yönetiminde yer alan haftalık Die Zeit gazetesinin diplomasi muhabiri Matthias Nass, konferans hakkında ortaya atılan iddiaları, "Ortada dolaşan bütün söylentiler ve iddialar deli saçması. Konferansın gerçeği komplo teorileriyle uyuşmuyor." ifadelerini kullanıyor.
Konferansın Alman katılımcıları arasında yer alan eski Hessen Eyaleti Başbakanı Roland Koch ise komplo iddiaları hakkında "konuşmaya niyeti olmadığını" belirtirken, Deutsche Bank'ın eski CEO'su Josef Ackermann'ın sözcüsü de, "Sayın Ackermann bu komplo saçmalıkları hakkında daha fazla konuşmak istememesinin anlayışla karşılanmasını bekliyor." ifadelerini kullandı. DAX'ta işlem gören şirketlerden Linde AG'nin şefi Wolfgang Reitzle'nin "Yorumda bulunmam mümkün değil" demesi ise şüphelerin artmasına neden oldu.
Son Bilderberg buluşması sırasında Twitter'dan yazmayı sürdüren Yeşil siyasetçi Trittin'nin, "Bu konferanslarda Euro krizinden demokratik etki mekanizmalarının yok olmasına uzanan güncel konular hakkında fikir alışverişi yapılıyor. Bilderberg Konferansı'nın diğer düşünce kuruluşlarından farkı yok." demesi ise kafaları daha da karıştırmış görünüyor. Ancak dünya siyasetinin ve ekonomisinin en etkili 120 isminin sadece kahve içmek için bir araya gelmediğini düşünenlerin, "Peki, o zaman bu buluşmalar ne işe yarıyor?" sorusu ise yanıtsız kalmayı sürdürüyor. CİHAN