Barla'da Bediüzzaman Müzesi yapılacak
Bediüzzaman Said Nursi'nin sürgün edildiği ve Risale-i Nur Külliyatı'nın büyük bölümünü telif ettiği Barla'da kendi adıyla bir müze yapılacak.
Bediüzzaman Said Nursi'nin sürgün edildiği ve Risale-i Nur
Külliyatı'nın büyük bölümünü telif ettiği Barla'da kendi adıyla bir müze
yapılacak. Yaklaşık 2 yılda tamamlanması amaçlanan "Barla Bediüzzaman
Müzesi" son teknoloji ile Said Nursi hakkında 5 farklı dilde
ziyaretçilerine detaylı bilgi sunacak. Bediüzzaman'ın sürgün hayatından
esinlenilen mimari ile yapılacak müzede, Bediüzzaman ve talebelerinin
orijinal el yazması eserleri de olacak.
İstanbul İlim Kültür
Vakfı Mütevelli heyet üyesi ve Barla Platformu Başkanı Sait Yüce,
Bediüzzaman Said Nursi'nin sürgün edildiği Barla'da kaldığı eve yaklaşık
150 metre uzaklıkta bir müze yapılacağını söyledi. Barla Bediüzzaman
Müzesi'nin kurulacağı arsanın alındığını ve projenin de hazır olduğunu
ifade eden Yüce, bir kaç ay içinde temelin atılacağını aktardı.
Bediüzzaman'ın
Barla'da kaldığı yerlerin ziyaretçi akınına uğradığı ve bu
ziyaretçilerin detaylı bilgi alamadıklarını ifade eden Yüce, "Geçen yıl
Isparta Valiliği'nin açıklamasıyla 650 bin kişi Barla'yı ziyaret etmiş.
Bir kaç yıl içinde bunun bir milyon kişiyi aşması bekleniyor. Dünyanın
her tarafından Anadolu'nun her tarafından insanlar aileleriyle beraber
Bediüzzaman'ın yaşadığı yerleri görmeye geliyorlar. Ancak gelen bu
insanlar sadece Üstad hazretlerinin kaldığı evi ve önündeki çınar
ağacını görüyor. Birçok bilginin derinlemesine ulaşmadan Barla'dan
ayrılıyorlar. Bu konuda ciddi bir ihtiyaç olduğu fark edildi.
Bediüzzaman burada ne yapmış. Hangi eserleri yazmış. Bu eserleri hangi
şartlar altında yazmış. Yakın talebeleri ne zorluklar çekmişler. Onlarla
ilgili bilgilere maalesef ulaşamıyorlardı. Bu sebeple böyle bir proje
ortaya koyduk." dedi.
Müzenin projesi ile ilgili bilgi veren
Yüce, "Yapılacak olan müze Bediüzzaman'ın kaldığı eve 150 metre mesafede
12 bin metrekare bir alanda inşa edilecek. Otoparkları, restoranları,
mescitleri ve 4 bin metrekare kapalı bir alanda bir müzesi olacak.
Bediüzzaman hazretlerinin doğumundan ölümüne kadar bütün hayatı bu
müzede sergilenecek. Vefatında malum bir sepet eşyası vardı. Dünyalı
namına her şeyi o kadardı. Onlar olacak bir de çok miktarda el yazıları
olacak. Talebelerin yazdığı yazılar. 1927 yılında mesela Haşir
Risalesi'nin Mektubat'ın ilk orijinal nüshaları var elimizde. Onlar
burada sergilenecek. İlk talebeleri tarafından yazılan risaleler,
onlarla ilgili hatıralar. Daha sonra hapishane dönemi ile ilgili
hatıralar bire bir canlı orijinal bir şekilde sergilenecek. Müze içinde
üstadın telif ettiği 130 parçadan oluşan risalelerin her biri ile
ilgili ayrı ayrı kaideler oluşturulacak. Her bir risale için farklı bir
kaide olacak. Elektronik bu kaidelerde, isteyen herkes kendi dilende
risaleler ile ilgili bilgi alabilecek. Türkçe'nin yanı sıra İngilizce,
Arapça, Rusça, Almanca gibi 5 farklı dilde yapılacak." şeklinde
konuştu.
Üstadın hayatında çok hicranlı hatıralar olduğunu ifade
eden Yüce, "Örneğin bir Hafız Ali'nin Denizli Hapishanesi'nde şehit
olması, 1934'te Binbaşı Asım'ın risaleyi nereden aldığı ile ilgili soru
üzerine yalan söylememek için "Ya Rab Canımı al" demesinin ardından
mahkemede ruhunu teslim etmesi. Onun hem resmi belgeleri
Cumhurbaşkanlığı arşivinden, Osmanlı arşivinden, Cumhuriyet
arşivlerinden bize intikal eden belgeler bilgiler fotoğrafların
orijinalleri burada sergilenecek. Öte yandan Bediüzzaman hakkında çıkan
haberler ile ilgili binlerce gazete var. Bunlar da sergilenecek." diye
konuştu.
Yüce, yaklaşık 10 milyon TL'ye mal olması beklenen
Barla Bediüzzaman Müzesi'nin bir kaç ay sonra da temelini atacaklarını
belirterek, 2 yıl içinde tamamlamayı düşündüklerini aktardı. Müzeyi
ziyaret edecek herkesin, "Ben bu Risalei Nurları okumalıyım" düşüncesi
ile buradan ayrılacağını böyle bir amaçla bu çalışmanın içine
girdiklerini sözlerine ekledi.
Proje Mimarı Muhammed Said
Uyar, projenin bir mesuliyeti olduğunu ifade ederek, buradaki
sorumluluğun Bediüzzaman ve davayı anlatmak olduğunu söyledi.
Bediüzzaman'ın esaret hayatından esinlenerek bir mimarı yapı
oluşturduklarını ifade eden Uyar, "Müzedeki yapıya dikkat ederseniz,
pencereler hapishane pencereleri gibi. Avlu ise hapishane avlusu
gibidir. Müzeye giren insanı o döneme götürmektir amacımız. O hayatın
içinde gezdirmektir." dedi.