Yazıcıoğlu ölmeden önce enkaza ulaşan ekibin çektiği görüntüyü izledim
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 arkadaşının hayatını kaybettiği helikopterin düşmesiyle ilgili soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı'na, olayın suikast olduğuna dair şüpheleri çoğaltan yeni bilgiler
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5
arkadaşının hayatını kaybettiği helikopterin düşmesiyle ilgili
soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı’na,
olayın suikast olduğuna dair şüpheleri çoğaltan yeni bilgiler ulaştı. Bu
kapsamda ortaya atılan son iddiaya göre, helikopter düştükten sonra
enkaz bölgesine gelen ekip Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölmeden hemen önceki
son görüntülerini cep telefonuyla kaydetti. Görüntüyü izlediğine ilişkin
savcılığa ifade veren BBP kurucularından, Erzurum Eski İl Başkanı ve
MKYK eski üyesi Emrullah Önalan, Cihan Haber Ajansı’na konuştu. Önalan
‘izlediğim görüntüde Muhsin Yazıcıoğlu dizlerinin üzerinde, sırtı dönük,
ellerini açmış dua eder şekildeydi’ ifadelerini kullandı.
Muhsin
Yazıcıoğlu ve 5 arkadaşının hayatını kaybettiği olayın soruşturması
kapsamında geçtiğimiz günlerde Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet
Savcılığı’na BBP kurucularından Emrullah Önalan, Muhsin Yazıcıoğlu’nun
ölmeden önce görüntüsünü izlediğine ilişkin ifade verdi. Önalan,
görüntüler ile ilgili çarpıcı bilgiler paylaşırken görüntüyü 8 ay kadar
önce izlediğini söyledi. Emrullah Önalan, "2009 Mayıs ayında Sayın
Cumhurbaşkanına yazdığım mektupta, fotoğraf ve görüntülerin kaynaklarıma
dayanarak, bunun bir suikast olduğunu, devletin kasa veya bazı
görevlilerinde bulunduğunu sitemli bir şekilde yazmıştım. Aynı
kaynaklarım bana, helikopter düştükten sonra Muhsin Yazıcıoğlu’nun infaz
görüntülerinin olduğunu söyledi. O görüntüleri ‘bana verin, gereğini
yaparım’ dedim. Yani savcıyla paylaşacaktım. Bunun üzerine ‘seni
öldürürler, yaşatmazlar’ gerekçesiyle vermediler. ‘Öyle bir korkum yok.
Muhsin Bey için inandığımı yaparım’ dedim. Görüntünün olduğuna ilişkin
bilgi hiç aklımdan çıkmadı. Aradan birkaç ay geçtikten sonra en azından
görüntüyü vermiyorsanız bile bana izlettirin’ dedim.” ifadelerini
kullandı.
‘MUHSİN YAZICIOĞLU’NUN 3 KİŞİ BAŞINDA DURUYORDU’
Söz
konusu görüntünün 15 saniye gibi bir bölümünü izlediğini söyleyen
Emrullah Önalan, Muhsin Yazıcıoğlu’nun başında 3 kişinin bulunduğunu
belirtti. Önalan, şunları kaydetti: "Israrlarıma karşılık sisli bir
havada çekilmiş çok kısa bir kayıt izlettiler. Muhtemelen görüntüyü
çeken kişi yürüyordu. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun elleri havada sanki
son bir kez dua ediyormuş gibiydi. Arkadan çekilmiş bir görüntüydü.
Açıkçası profesyonel çekilmiş bir görüntü değildi. Cep telefonuyla ya da
boyundan askılığı olan amatör bir kamerayla çekilmiş. Yürürken
çekilmişti. Yürürken çıkan ses görüntüye yansıyordu üstelik hareket
halinde bir görüntüydü. Muhsin Yazıcıoğlu’nun sırtı dönük, 3 kişi
başında duruyordu. Üzerinde beyaz gömleği vardı. Gizli çekilmiş bir
görüntü gibiydi. Uzun bir görüntü olabilir ama bana sadece yaklaşık 15
saniyelik bir bölümü izlettiler.”
‘GÖRÜNTÜYÜ SIZDIRAN O EKİBİN İÇİNDEN BİRİ’
Kaynaklarının
kendisine görüntüdeki ekibin özel kuvvetler ve NATO kaynaklı bir ekip
olduğunu da söylediğini iddia eden Emrullah Önalan, o ekibin içinden
birinin görüntüyü sızdırdığını öğrendiğini aktardı. Önalan, "Kaynaklarım
görüntüdeki şahısların, özel kuvvetler ve NATO kaynaklı bir ekip
olduğunu söyledi. İçerde de bunun ayaklarının olduğunu ve böyle bir
dönemde bunun açığa çıkmasının çok zor olduğunu dile getirdi. Hatta
benim için de risk olduğunu söyledi. Orada olup, görüntüyü sızdıran
şahsın da, ‘Burada görevliydim ama biz ne yaptığımızı bilmiyorduk. Bize
bir görev verdiler, görev yapıldı. Ama daha sonradan vicdanen
rahatsızlık duyuyorum bu yüzden bu işin açığa çıkmasını istiyorum.’
dediğini öğrendim. Görüntüyü çok istedim ama maalesef alamadım. ‘Elinize
geçerse siz direk harekete geçer ve intikam almaya kalkarsınız’
nedeniyle görüntüyü vermediler. O görüntünün bir tane değil, birkaç
kopyasının olduğunu düşünüyorum. Kendi adıma risk alarak ayrıntılı
şekilde Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı’na ifade verdim. Asla
da silinmeyecek bir görüntüdür. Çünkü öyle bir görüntüyü eline geçirenin
asla silmeyeceğini düşünüyorum. Görüntüyü izledikten sonra hiç aklımdan
çıkmadı.” ifadelerini kullandı.
GİZLİ TANIK HELİKOPTERE 160 DAKİKA SONRA ULAŞILDIĞINI İDDİA ETMİŞTİ
Öte
yandan Emrullah Önalan’ın söyledikleri Yazıcıoğlu ailesi ve BBP
yöneticileri tarafından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e sunulan belgeler
ile örtüşüyor. Daha sonradan soruşturma kapsamında gizli tanığın Hava
Kuvvetleri Komutanlığı MY Modülü (Muharebe Yönetimi Modulü)’nden elde
ettiği belgeleri Cihan Haber Ajansı 24 Mayıs 2012 tarihinde
‘Yazıcıoğlu’nun helikopterine 160 dakika sonra ulaşıldı’ başlık altında
yayınlamıştı. Söz konusu haberde gizli tanığın iddiasına yer verilmişti.
İddiaya göre, Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopter 15.03'te düştükten sonra
17.42'de 'J' kodlu helikopter enkaz bölgesinin 300 metre uzağına iniş
yapıyor ve 17.49'da kalkış yapıyor, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi
istikametine doğru uçuşunu gerçekleştiriyordu. Aynı kodlu bir başka
helikopter ise 17.47'de enkaz bölgesine iniyor ve ne zaman kalkış
yaptığı bilinmiyordu.
İSMAİL GÜNEŞ’İN ÇENESİNİN KIRIK OLDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTI
Helikopterin
düşmesi sonucu hayatını kaybeden gazeteci İsmail Güneş'in otopsi
raporunda, Güneş'in 4 ila 6 saat arasında vefat ettiği belirtiliyordu.
Gazeteci Güneş'in TİB kayıtlarına göre 19.04'e kadar tam 16 kez aranarak
12 dakikalık telefon görüşmesi yaptığı kesinleşmişti. İsmail Güneş'in
bulunduğu bölgede telefonun çekmediği tespit edilmişti. Bu durum,
Güneş'in bu telefon konuşmalarını helikopter enkazının olduğu bölgede
yaptığını gösteriyor. Bu bilgiler İsmail Güneş'in 19.04'ten sonra da
hayatta olma ihtimalini güçleniyor. Fakat Güneş'in 19.04'e kadar bu
görüşmeleri kiminle yaptığı ve neler söylediği henüz tespit edilebilmiş
değil. Ayrıca İsmail Güneş'in otopsi raporlarında çenesinin kırık olduğu
da ortaya çıkmıştı. Güneş, enkazın 600 metre aşağısında bulunmuştu. Öte
yandan BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu helikopter düştükten 3 gün sonra,
enkazın 25-30 metre uzağında, yüz üstü pozisyonunda bulunmuştu.