Alman siyasi sistemine fakirliği körükleme suçlaması

Avrupa Fakirlikle Mücadele Konseyi'nin (EAPN) yan kuruluşu Almanya Milli Yoksulluk Konferansı Örgütü (NAK), siyasetin yoksulluğu körüklediğini savundu. Federal Hükümetin 4. Yoksulluk ve Zenginlik Raporu taslağını örnek gösteren NAK Müdürü Carola Schmidt birçok gerçeğin üstünün örtbas edilmeye çalışıldığını belirtti. NAK, adaletli gelir dağılımı tal

Avrupa Fakirlikle Mücadele Konseyi'nin (EAPN) yan kuruluşu Almanya Milli Yoksulluk Konferansı Örgütü (NAK), siyasetin yoksulluğu körüklediğini savundu. Federal Hükümetin 4. Yoksulluk ve Zenginlik Raporu taslağını örnek gösteren NAK Müdürü Carola Schmidt birçok gerçeğin üstünün örtbas edilmeye çalışıldığını belirtti. NAK, adaletli gelir dağılımı talep etti.

NAK Sözcü Yardımcısı Michaela Hofmann ise "Hükümetin rapor taslağı örneğinde gerçeklerin üstünün ne kadar örtbas edildiğini gördük. Fakirlik sayısı aynı oranda diye bunun başarı gibi gösterilmesi skandal. Her şey güzelmiş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Halbuki yoksullarla zenginler arasındaki gelir farkı son 10 yıldır giderek artıyor." dedi.

İşsizlik parası Hartz IV ve asgari ücretin düşüklüğü, çalışan ebeveynlere çocuklarını bırakacak bakım yerlerin yetersiz olması gibi örnekleri sunan Hofmann, "Siyaset, fakirliği körüklüyor." ifadesini kullanarak siyasetin yetersiz veya yanlış adımlarıyla yoksulluğun artmasına, ayrıca yoksulluğa maruz kalanların hep fakir kalmasına sebep olduğunu vurguladı. On yıldır bu kötü gidişatta değişiklik olmadığını ifade eden Hofmann, "Fakirler biraz çabalasın, çalışsınlar denilerek 'otlakçılıkla' itham ediliyorlar. Halbuki bunların durumlarını düzeltmesi, insanların fakirliğe maruz kalmamaları için adımlar atılmıyor." diye konuştu.

NAK Müdürü Schmidt ise hükümetin hazırladığı raporda birçok konunun çarpıtıldığını ifade etti. Bakanlıkların elinden geçen taslağın son haliyle medyada çıkan taslak arasında farkın bariz ortada olduğuna dikkat çeken Schmidt, "Almanya'da yoksulluk tesadüfen ortaya çıkan bir olgu değil. Hükümet bu konuya el atmazsa daha fazla büyüyecek bir sorun." açıklamasını yaptı. Schmidt, gelir dağılımında adalet talep etti.

Prof. Dr. Walter Hanesch ise hükümetin raporunda yoksullarla zenginlerin gelirleri arasındaki farkın hafife alındığını söyledi. Hanesch, "Raporda hiç yer verilmeyen konu ise yoksulluğun kalıcı hale gelmesi, yoksulluğa maruz kalanların daha sonra bundan kurtulmasının zorlaşması. Bir kez yoksul olan hep yoksul kalıyor. Ayrıca insanlar iş-güç sahibi olmasına rağmen gelirin düşüklüğünden yoksulluğa maruz kalıyor, burada da sayılar artıyor." diyerek, yaşlıların emeklilik maaşlarına rağmen yoksulluk içinde yaşadığını örnek gösterdi. Sosyal bilim uzmanı Prof. Hanesch, hükümetin raporda federal düzeyde çözüm önerdiğine dikkat çekerek, ancak yoksullukla verimli mücadelenin ancak eyalet ve belediyelerin de dahil edilmesiyle mümkün olduğunun altını çizdi.

Çalışma Bakanlığı tarafından hazırlanan Federal Hükümetin 4. Yoksulluk ve Zenginlik Raporu hakkında Süddeutsche Zeitung gazetesinde bir haber yayınlanmıştı. Haberde 1992-2012 yılı arasında özel servetin 4,6 trilyon Euro'dan yaklaşık 10 trilyon Euro'ya çıktığı belirtilmişti. Ancak daha sonra elden geçirilen raporda özel servetlerin dağılımındaki eşitsizlik ve ücretlerdeki artış bölümlerinin silindiği ortaya çıkmıştı. CİHAN