ABD ve Ukrayna: Barış Anlaşması İçin "Egemenlik" Kırmızı Çizgi

Ukrayna'daki savaş dosyası son saatlerde dikkat çekici bir diplomatik hareketliliğe sahne oldu. ABD'nin revize ettiği barış planı taslağına ilişkin uluslararası temaslar yoğunlaşırken, Avrupa ülkeleri kendilerinden uzak herhangi bir çözümün kabul edilemez olduğunu yineledi. Bu sırada Kiev, egemenliği ve ulusal çıkarları konusunda tavizsiz olduğunu vurgulamayı sürdürdü.

Ukrayna’daki savaş dosyası son saatlerde dikkat çekici bir diplomatik hareketliliğe sahne oldu. ABD’nin revize ettiği barış planı taslağına ilişkin uluslararası temaslar yoğunlaşırken, Avrupa ülkeleri kendilerinden uzak herhangi bir çözümün kabul edilemez olduğunu yineledi. Bu sırada Kiev, egemenliği ve ulusal çıkarları konusunda tavizsiz olduğunu vurgulamayı sürdürdü.

Kremlin’e göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD’nin önerilerinin çatışmanın çözümü için temel oluşturabileceğini belirterek, Moskova’nın siyasi ve diplomatik bir çözüme açık olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Türkiye’nin Moskova ve Kiev arasında doğrudan iletişimi kolaylaştırmaya hazır olduğunu ve “adil ve kalıcı” bir barış için her türlü çabayı destekleyeceğini vurguladı.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’e, 28 maddeden oluşan ilk plan taslağına yanıt vermesi için 27 Kasım’e kadar süre tanımıştı. Taslakta Kiev’in “sert” olarak nitelendirdiği bazı Rus talepleri yer alıyor. Bunlar arasında:

Ukrayna topraklarının bir kısmından vazgeçilmesi,

Ukrayna ordusunun küçültülmesi,

NATO’ya katılmama taahhüdü

gibi maddeler bulunuyordu.

Cenevre’deki son görüşmelerde Ukrayna heyeti, egemenliği zedeleyen maddelerin gözden geçirilmesi için bastırdı. Müzakereciler, yeni versiyonun “Ukrayna’nın önceliklerinin çoğunu içerdiğini” açıkladı ve taraflar görüşmeleri “yapıcı ve adil, kalıcı barışa odaklı” olarak tanımladı.

Avrupa’nın Tutumu

Avrupa cephesinde Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, herhangi bir barış planının tam Avrupa onayı alması gerektiğini söyleyerek kıtanın çıkarlarının görmezden gelinemeyeceğini vurguladı. Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa da Zelenskiy ile görüşerek Kiev’in müzakerelere ilişkin değerlendirmelerini ele aldı.

Paris’te ise Fransa Dışişleri Bakanı Jean Noël Barrot, Cenevre’de Avrupalı ve Amerikalı yetkililerin yaptığı görüşmeleri “yapıcı ve faydalı” olarak nitelendirdi. Barrot, çalışmanın Ukrayna’nın egemenliğini koruyan ve Avrupa’nın güvenliğini gözeten bir barış koşulları oluşturmak üzerine devam ettiğini belirtti.

Zelenskiy de Ukrayna’nın, “devleti zayıflatmadığı sürece” ABD barış önerileri üzerinde ortak çalışmalarını sürdüreceğini söyledi. Ayrıca, Rusya’nın savaşın maliyetini karşılaması gerektiğini, buna dondurulan Rus varlıklarının da dahil olduğunu yineledi.

Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjártó ise Avrupa ülkelerini, 28 maddelik ABD planını “şartsız ve tam destekle” kabul etmeye çağırarak bunun savaşın sonlandırılması için büyük bir fırsat olduğunu ifade etti.

Sahadaki Gelişmeler

Moskova Belediye Başkanı, Rus hava savunma sistemlerinin başkente doğru ilerleyen iki insansız hava aracını düşürdüğünü açıkladı. Bu olay, Rus topraklarına yönelik son SİHA saldırılarından biri olarak kayda geçti.

Tüm bu gelişmeler, savaşın seyrini belirleyebilecek hassas bir diplomatik döneme girildiğini gösteriyor. Bir yandan uluslararası çıkarların çatışması, diğer yandan Avrupa ülkeleri arasındaki görüş ayrılıkları süreci daha da karmaşık hale getiriyor.

Bu diplomatik yoğunluk, Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına —özellikle rafinerilere ve üretim tesislerine— yönelik saldırılarını artırdığı bir döneme denk geliyor. Buna karşılık Rusya da kış mevsiminin başlamasıyla birlikte Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırmış durumda.

Ukrayna Volodimir Zelenskiy