ABD Kongresi'nde ikinci Gezi Parkı oturumu
Geçtiğimiz Haziran ayında ABD Kongresi Temsilciler Meclisi'nde ele alınan Gezi Parkı olayları dün de Senato Dış İlişkiler Komitesi'nde gerçekleşen oturumda tartışıldı. 'Türkiye Nereye
Geçtiğimiz Haziran ayında ABD Kongresi Temsilciler Meclisi’nde ele
alınan Gezi Parkı olayları dün de Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde
gerçekleşen oturumda tartışıldı. ‘Türkiye Nereye Gidiyor? Gezi Parkı,
Taksim Meydanı ve Türkiye Modeli’nin Geleceği’ başlıklı oturumu yöneten
Senator Christopher Murphy, Boston Üniversitesi Öğretim üyesi Profesör
Jenny B. White, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James F. Jeffrey, Daniel
Abraham Orta Doğu Barışı Merkezi Başkanı ve eski Kongre Üyesi Robert
Wexler ile McCain Enstitüsü Direktörü ve eski NATO Büyükelçisi Kurt
Volker’den oluşan 4 kişilik uzman heyeti dinledi.
Açılış
konuşmasını yapan oturum yöneticisi Senatör Christopher Murphy, ABD
Türkiye ilişkilerinin hiç bu kadar önem kazanmadığını ifade etti.
Türkiye’nin
demokrasinin geliştirilmesi konusunda bir ilham sunduğunu dile getiren
Murphy, ABD için bu demokrasi örneğinin gerilemesinden ziyade
büyümesinin çok kritik önemde olduğunu söyledi.
Oturumda ilk
sözü Boston Üniversitesi Öğretim üyesi Profesörü Jenny B. White aldı.
Konuşmasına Türkiye’de son dönemde gerçekleşen olumlu gelişmelerden
bahsederek başlayan White, "Türkiye büyümeye devam ediyor; bankaları
sağlam ve dünyanın 16. büyük ekonomisi. Avrupa Birliği’ne katılma
sürecinde, Türkiye yüzlerce kanunu ve kurumunu Avrupa birliğine uygun
hale getirdi. Parlamento 1980’de darbe sonrası askeri idarenin
gözetiminde yazılmış anayasanın yerine yeni bir anayasa hazırlıyor ve
bunun liberal kişisel hakları gözeteceğine dair büyük umutlar var.
Hükümet PKK ile savaşı bitirmek adına barış süreci başlattı." dedi.
Profesör
Jenny B. White, bu gelişmelere rağmen ‘Niye ülke çapında on binlerce
Türk ayaklandı ve sokaklara döküldü?’ sorusuna cevap aranması
gerektiğini belirtti.
PROTESTOLAR İSLAM VEYA LAİKLİKLE ALAKALI DEĞİL
Protestoların
İslam ve laiklik rekabeti sebebiyle olmadığına vurgu yapan White,
Başbakan Erdoğan’ın demokratik hareket etmediği şeklinde bir
tatminsizlik olduğunu iddia etti.
Olayların büyümesinde polisin
şiddet kullanımının etkili olduğuna işaret eden White, bazı basın
organlarının olayları yansıtmakta başarısız olduğunu iddia etti. AK
Parti’nin oyların yarısını kazandığını ifaden eden White, partinin
başarısında ülkenin ekonomisi ve altyapısını düzeltmesinin etkili
olduğunu dile getirdi.
AK PARTİ İKTİDARININ KARŞILAŞTIĞI EN BÜYÜK ZORLUK
ABD’nin
eski Türkiye Büyükelçisi James F. Jeffrey, Gezi Parkı gösterilerini AK
Parti’nin 11 yıllık iktidarı boyunca karşılaştığı en büyük zorluk olarak
nitelendirdi.
Türkiye ve Erdoğan’ın mevcut anayasal politik
yapı içerisinde bu problemden sorunsuz bir şekilde kurtulabileceğini
dile getiren Jeffrey, "Gösteriler ve hükümetin onlara karşı reaksiyonu
gösterdi ki, Türkiye giderek daha fazla iki farklı politik gruba
ayrılıyor ve hükümetin kendisi toplumdaki bu kutuplaşmaya katkıda
bulunuyor. Bu bizim gibi Türkiye’yi yakından takip eden insanlar için
büyük kaygı veren bir durum." dedi.
Hükümetin Gezi Parkı
olaylarında yaşadığı zorluktan kurtulduğunu dile getiren Jeffrey, ancak
hükümetin özellikle de Başbakan Erdoğan’ın, ülkenin ilk başkanı olmak
için anayasayı değiştirme yoluyla başkanlık sistemini getirmeye kalkması
halinde daha ciddi bir muhalefet görebileceğini savundu.
ABD
olarak amaçlarının iktidarda kim olursa olsun Türkiye’de tam ve dürüst
tartışmaların olduğundan emin olmak ve Türkleri bu ciddi ayrılığı
demokratik ve barışçıl bir şekilde çözebilecekleri konusunda
cesaretlendirmek olması gerektiğini ifade eden Jeffrey, "Türkiye’nin
yanımızda olmasına ihtiyacımız var ve Türkiye’nin bize ihtiyacı var. Ama
Amerika’dan Anadolu’ya hepimizin istikrarlı ve demokratik bir
Türkiye’ye ihtiyacı var." şeklinde konuştu.
ARAP BAHARI İLE KARŞILAŞTIRILAMAZ
Daniel
Abraham Orta Doğu Barışı Merkezi Başkanı ve eski Kongre Üyesi Robert
Wexler, Türkiye’deki protestoların Arap Baharı’na benzetilmesine
değindi. Gerçekleşen protestoların şekil ve anlam açısından bölgedeki
otoriter diktatörlere karşı yapılan ayaklanmalar ile bir ilişkisinin
olmadığını dile getiren Wexler, protestoları Arap Baharı ile
karşılaştırmanın geçerli bir nedeni olmadığını dile getirdi.
Geçen
10 yılda Başbakan Erdoğan’ın üç dürüst ve özgür seçimi oylarını
artırarak kazandığını hatırlatan Wexler, "Son 10 yılda Başbakan
Erdoğan’ın hükümeti Türk demokrasisini temelden güçlendirdi. Belki de en
önemlisi Erdoğan, geçmişte etkisini toplumun tüm kesimlerine güç
kullanarak göstermiş olan askeriye üzerine sivil otorite kurdu." dedi.
Wexler, protesto sürecinde askeri müdahale ihtimalinin dahi
görülmemesinin Türkiye’de demokrasinin ne kadar ilerlediğini
gösterdiğini ifade etti.
Wexler, Türkiye ile daha derin ve stratejik müttefikliğe ihtiyaç duyulduğunu da sözlerine ekledi.
McCain
Enstitüsü Direktörü ve eski NATO Büyükelçisi Kurt Volker, Türkiye’nin
muazzam stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti. Volker buna sebep
olarak Türkiye’nin İslam’a yer veren dolgun demokratik sistem
kabiliyeti, büyüyen ekonomisi ve kritik coğrafi konumunu sıraladı.
Gezi
Parkı protestolarının bir parktan ziyade bazı endişelerden
kaynaklandığını dile getiren Volker, başkanlık sisteminin getirilmek
istenmesinin de endişelerin kaynaklarından biri olduğunu ifade etti.