ABD, Batı Sahra'da Fas'ın yönetim ve kalkınma vizyonuna desteğini yeniledi
ABD'nin çok sayıda uluslararası kuruluştan çekilme kararı almasına rağmen, Batı Sahra'daki Birleşmiş Milletler barış gücü misyonu MINURSO'ya ve Fas'ın bölgedeki yaklaşımına verdiği destek devam ediyor. Washington, Rabat ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açarken, Fas'ın güney bölgelerini stratejik ortaklığın odağına yerleştiriyor.
ABD’nin çok sayıda uluslararası kuruluştan çekilme kararı almasına rağmen, Batı Sahra’daki Birleşmiş Milletler barış gücü misyonu MINURSO’ya ve Fas’ın bölgedeki yaklaşımına verdiği destek devam ediyor. Washington, Rabat ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açarken, Fas’ın güney bölgelerini stratejik ortaklığın odağına yerleştiriyor.
ABD’nin Fas’a yeni atanan büyükelçisi Richard Duke Buchan’ın göreve başlamasıyla birlikte iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönem başladı. Büyükelçinin Kral VI. Muhammed’e güven mektuplarını sunmasının ardından yaptığı açıklamalar, ABD’nin Fas’ın güney vilayetlerinde ekonomik kalkınma, yatırım ve siyasi istikrarı öncelikli alanlar olarak gördüğünü ortaya koydu.
Buchan, önümüzdeki süreçte ikili iş birliğinin özellikle güney bölgelerde altyapı, yatırım ve sosyal projeler üzerinden derinleştirileceğini vurguladı. Bu yaklaşım, Fas’ın Kuzey Afrika’daki kilit rolünü güçlendirirken ABD’nin de bölgede uzun vadeli bir ortaklık hedeflediğini gösteriyor.
Planlanan ABD konsolosluğu, Amerikan şirketlerinin bölgeye yatırım yapmasını kolaylaştıracak, kalkınma projelerini sahada takip edecek ve girişimlerin Fas’ın ulusal kalkınma stratejileriyle uyumlu biçimde ilerlemesini sağlayacak. Uzmanlara göre bu adım, Washington’un hem siyasi hem ekonomik açıdan bölgede daha görünür olma niyetini yansıtıyor.
Abdelmalek Essaadi Üniversitesi’nden siyaset bilimci Mohamed El Omrani Boukhobza, konsolosluğun özerk yönetişim çerçevesinde yürütülen projelerin daha yakından izlenmesine imkân tanıyacağını ve yatırımların yerel halk için somut faydalar üretmesini sağlayacağını ifade etti.
Uluslararası ilişkiler uzmanı Lahcen Aqartit ise ABD’nin güney vilayetlere verdiği önemin, Çin, Rusya, Türkiye ve İran gibi aktörlerin Kuzeybatı Afrika’daki artan etkisi karşısında Fas’a yönelik stratejik bir tercih olduğunu belirtti.
Konsolosluğun; büyük ölçekli yatırımları izleme, stratejik sektörlerde Amerikan katılımını artırma, eğitim, mesleki gelişim ve kadınlar ile gençlere yönelik sosyal programları destekleme gibi işlevler üstlenmesi bekleniyor. Bu çok boyutlu varlık, diplomasi, kalkınma ve güvenliği aynı çatı altında buluşturuyor.
Analistler, güney bölgelerin Fas-ABD stratejik ortaklığının temel taşlarından biri hâline geldiğini, bu sayede Fas’ın yatırım çekme kapasitesini artırdığını, altyapıyı güçlendirdiğini ve yerel yönetimlerin etkinliğini yükselttiğini vurguluyor.
Öte yandan ABD, Birleşmiş Milletler bünyesindeki bazı yapılara finansmanı azaltma kararı almış olsa da Batı Sahra’daki MINURSO’ya desteğini sürdürüyor. Washington’un onlarca uluslararası insani ve sağlık kuruluşundan çekilmesine rağmen bu misyonu kapsam dışında tutması dikkat çekiyor. Başkan Donald Trump’ın imzaladığı ve birçok kuruluşa yapılan katkıları sınırlayan başkanlık muhtırasında MINURSO’nun yer almaması, ABD’nin bölgedeki dengeyi koruma isteği olarak yorumlanıyor.
Fas Dışişleri Bakanı Nasser Bourita, MINURSO’nun görev süresinin uzatılmasının Fas’ın uluslararası hukuk ve diplomasiye bağlılığının göstergesi olduğunu belirterek, Rabat’ın Sahra meselesinde siyasi çözüm için aktif rol oynamayı sürdürdüğünü dile getirdi.
Sahra dosyası üzerine çalışan araştırmacı Mohamed Salem Abdelfattah ise BM’nin değerlendirmelerinin Fas’ın şeffaf ve iş birliğine açık tutumunu teyit ettiğini, buna karşılık POLISARIO’nun misyonun faaliyetlerini kısıtlayan bir yaklaşım sergilediğini söyledi. Abdelfattah’a göre ABD ve Fransa’nın MINURSO’ya verdiği güçlü destek, Fas’ın bölgesel güvenlikte güvenilir bir aktör olarak konumunu pekiştiriyor.
Uzmanlar, ABD ile Fas arasındaki bu yeni dönemin yalnızca yatırım ve yönetişimle sınırlı olmadığını; siyasi istikrar, güvenlik ve bölgesel diplomasi boyutlarını da kapsayan uzun vadeli bir stratejiye dayandığını ifade ediyor.
Bu bütüncül yaklaşımın, Fas’ın güney bölgelerinde özerk yönetişim modelini güçlendirdiği, sosyal ve ekonomik kalkınmayı hızlandırdığı ve ülkeyi Kuzey Afrika, Akdeniz ve Atlantik hattında ABD’nin en önemli ortaklarından biri hâline getirdiği belirtiliyor.