AB: Yargı sürecinin bağımsızlığı garanti altına alınmalı
Avrupa Birliği (AB), Türkiye'deki yolsuzluk soruşturmasına ilişkin açıklama yaptı. AB, yargı sürecinin "bağımsızlığı ve tarafsızlığının garanti altına alınması" gerektiğini vurguladı.
Avrupa Birliği (AB), Türkiye’deki yolsuzluk soruşturmasına ilişkin
açıklama yaptı. AB, yargı sürecinin "bağımsızlığı ve tarafsızlığının
garanti altına alınması” gerektiğini vurguladı. Birliğin yürütme kolu
olan AB Komisyonu’ndan yapılan açıklamada yolsuzluk iddialarının
tarafsız şekilde yürütülmesinin ilgili yetkililerin sorumluluğu altında
olduğu vurgulandı.
Komisyon’un Genişleme ve Avrupa Komşuluk
Siyaseti’nden sorumlu üyesi Stefan Füle’nin Sözcüsü Peter Stano
tarafından yapılan açıklamada, hükümetin "soruşturmaya müdahale
etmeyeceği ve soruşturmada yargıyı destekleyeceğine” dair teminatının da
not edildiğine dikkat çekildi.
Stano’nun Cihan Haber Ajansı’na yaptığı açıklamanın tam metni şöyle:
"Bu
gelişmeler tabii olarak dikkatimizi çekmiştir. Gelişmeleri yakından
takip ediyoruz. Komisyon, yargı sürecinin tarafsızlığı ve
bağımsızlığının teminat altına alınması ihtiyacının altını çizer.
Komisyon, hükümetin soruşturmaya müdahale etmeme ve bu konuda yargıyı
destekleyeceği taahhüdünü not eder. Ayrıca, suç iddialarının tarafsız
şekilde soruşturulmasının ilgili yetkililerin sorumluluğunda olduğunu
hatırlatır.”
AB Komisyonu Ekim’de açıkladığı ilerleme raporunda
yolsuzlukla mücadeleye geniş yer ayırmıştı. Milletvekillerinin yolsuzluk
iddialarına karşı dokunulmazlık sınırlarının çok geniş olduğu,
Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi’nin etkili uygulaması için kuvvetli
siyasi iradeye ihtiyaç duyulduğu vurgulanmış, siyasi partilerin
finansmanı konusunda sorunlar olduğuna dikkat çekilmişti. Siyasilerin ve
kamu görevlilerinin mal varlıklarının tespitine yönelik düzenlemelerin
kuvvetlendirilmesi talep edilmiş, "Yolsuzlukla mücadele davalarında
tarafsızlık ilkesine ilişkin endişeler sürmektedir” tespiti yapılmıştı.
Deniz Feneri Davası’na da atıf yapan AB raporu, kamu ihalelerinde devlet
memurlarına verilen cezaların da 5-12 yıldan 3-7 yıl aralığına
düşürüldüğüne dikkat çekmişti.