Yunan trajedisinde ikinci perde

Papandreu yasanan krizi kontrol altina almak icin Avrupa Birligi ve IMF'den yardim talep etti. Haftalarca suren muzakerelerin sonunda 110 milyar avronun verilmesi noktasinda antlasmaya varildi

    Yunanistan tarihinin en ciddi ekonomik, sosyal ve siyasi krizini yasiyor. Pazartesi gununden 28 Haziran tarihine kadar (ikinci reform paketinin Yunan parlamentosunda gorusulecegi gun) Avrupa Birligi Yunanistan gundemiyle cesitli zirvelere ev sahipligi yapacak. Papandreu Pazartesi Bruksel'de Konsey ve Komisyon Baskanlari'yla gorustu. Persembe ve Cuma gunu AB Devlet ve Hukumet Baskanlari bir araya gelecek. Tek gundem maddesi Yunanistan olmayacak ama gorusmelerde onemli bir yer tutacaktir. Analizimizde Yunanistan'da basgosteren krizin siyasi ve sosyal yansimlarini ele alacagiz. Ekonomik analizi icin Dunya Bulteni'nde yayimlanan Fevzi Ozturk'un "Yunanistan'i kurtarmak" adli analizine bakabilirsiniz. Oncelikle Yunan trajedisinde birinci perdeden ikinci perdeye nasil gecildigini hatirlayalim. Karamanlis doneminde basgosteren ekonomik kriz PASOK'a iktidarin yolunu acti. Papandreu yasanan krizi kontrol altina almak icin Avrupa Birligi ve IMF'den yardim talep etti. Haftalarca suren muzakerelerin sonunda 110 milyar avronun verilmesi noktasinda antlasmaya varildi. Ne var ki yapilcak maddi yardim Yunanistan'in bir dizi kemer sikma politikasini hayata gecirmesi sartina baglandi. Ilk reform paketi 2010'da kabul edildi. Avrupa Birligi ve IMF ile varilan antlasma dis piyasalari ama ozellikle kredi derecelendirme kuruluslarini ikna edemedi. Spekulasyon ve Yunanistan uzerinde gerceklesen saldirilar krizi biraz daha derinlestirdi. Yunanistan acil yardim edilmedigi takdirde iflas edecegini duyurdu. Avrupa Birligi ve IMF 12 milyar avroluk kredi dilimini serbest birakmak icin ikinci reform paketinin parlamentodan gecirilmesini istiyor. Bu talep Yunan trajedisinde ikinci perdeyi olusturuyor. Yunanistan Avrupa Birligi, IMF ve dis piyasalarin baskilarina dayanamayip paketi parlamentoya sevk etti. Paketin parlamentoya gonderilmesiyle birlikte cogunlugu elinde bulunduran PASOK icin (300 sandalyeli parlamnetoda 155 sandalyeye sahip) zorlu surec baslamis oldu. Ispanya'da meydanlarda oturma eylemi yapan gencler gibi Yunanistan'da da iki haftadan bu yana parlamentonun karsisinda ki Sintagma Meydani'nda binlerce eylemci tepkilerini dile getiriyorlar. Hukumet parlamentoda bekleyen ikinci reform paketinin oylamasini 28 Haziran tarihine erteledi ve Papandreu milli mutabakat hukumeti kurulmasi cagrisinda bulundu ancak muhalefet yanasmadi. Bunun uzerine Papandreu kabinede revizyona gitti. Ekonomi bakanligi koltugunu eski rakibi Venizelos'a vermesi sokaklari ikna etmekten cok parti icin dengeleri muhafaza etmeye calistigini gosteriyor. Venizelos gorevi kabul ederek siyasi karyerini de tehlikeye atmis oldu. Venizelos gorevi dervaldiktan sonra "siyasi konsesus" cagrisinda bulundu ve "gercek savasi vermek icin buradayim" dedi ancak Sintagma Meydani'nda bekleyen binlerce Yunanliyi ikna edemedi. Papandreu cok ciddi bir dillemayala karsi karsiya bir taraftan dis piyasalar diger taraftan PASOK'u uzun yillar sonra yeniden iktidara tasiyan sokaklar. Her ikisini ayni zamanda ikna etmesi guc. Piyasalar yasana krizden maksimum karla cikmayi hedeflerken sokaklar reform paketi ayagiyla hukumetin geleceklerini ipotek altina almasindan korkuyor. Papandreu kabine revizyonunun sokaklari ikna edemediginin farkinda. Yasanan sosyal krizden cikmak, eylemleri durdurmak ve biraz da olsa zaman kazanmak icin sonbaharda genis bir anayasa reformu sozu veriyor. Hukumet sozcusu Eylul ayindan itibaren halkla konunun tartisilacagini soyluyor. Aslinda Papandreu ve PASOK'un en onemli sorunu kriz yonetiminde olusturulmasi gereken bilgi akisinin saglikli bir sekilde yola koyulamamasi oldugunu dusunuyoruz. Papandreu'nun sozculer araciligiyla veya televizyon ekranlarindan seslenmesi Sintagma Meydani'nda bekleyenler uzerinde her hangi bir etki yapmiyor. Eylemciler kellesini istedikleri eski ekonomi bakaninin degistirilmesi bile tepkileri ancak bir sureligine dindirebildi. Bu noktada Papandreu eylemcilerin yanina giderek onlarla yasananlari dogrudan konusarak ve eylemcileri de dinleyerek tepkileri dindirebilecegini dusunuyoruz. Avrupa Birligi'nin ama ozellikle Fransa ve Almanya'nin tutumlari bu krizde belirleyici bir rol oynuyor. Her iki ulkenin Yunanistan'la ticari iliskileri var ama ozellikle Fransa'nin krizin derinlesmesinden ve bankacilik sektorunun cokmesi durumunda kaybi cok daha fazla olacaktir. Cuma gunu Berlin'de bir araya gelen Merkel ve Sarkozy sartli yardim konusunda anlasti. Avrupa Birligi kadar Amerika'da Yunanistan'da yasanan ekonomik krizi yakindan takip ediyor. Sorunun cozumu noktasinda Avrupa'nin bunu yapacak gucu oldugunu belirten Timothy Geithner Avrupali Birligi'nin tek agizdan konusamamasina ve sorunu karmasik hale getirmesine tepkili. Tragdyanin ilk perdesinde Almanya'nin Yunanistan'a yardim konusunda takindigi tavir ikinci perdede degismedi. Konu medya uzerinden tartisilmaya devam ediyor. Der Spiegel'in provoke etme amaciyla 2010'da kapak yaptigi ?Milo'nun Venus'u- bu sefer yerini cenazesi kaldirilan Yunanistan ve avro'ya birakti. Der Spiegel icin Yunanistan'da basgosteren ve derinleserek devam eden kriz avro'nun sonunu getirmekle kalmayacak ayni zamanda Avrupa'nin da sonunu getirecegini iddia ediyor. Yunanistan'da yayimlanan To Vima dergisinin cevabi gecikmedi. Dergi Alman Der Spiegel dergisinin bu tutumuyla Almanya'nin emperyal projesine hizmet ettigini iddia ediyor . Olenin avro olmadigi aslinda Almanya'nin avrodan bekledikleri oldugunu yaziyor. "Bencil Almanya'nin emperyal hayalinin" oldugunu ifade ediyor. Haliyle taraflarin birinci perdeden ikinci perdeye tasidiklari tartismalar Yunanistan'da yalnizlik duygusunu derinlestiriyor. Dorduncu kuvvet medya tartismalari kontekstinden uzaklastiriyor. Milliyetci duygularin kabarmasinin disinda sorunun dogru anlasilmasi icin her hangi bir katkida bulunmuyor. Uc hafta boyunca Ispanya'nin cesitli kent meydanlarinda toplanan gencler "yeter !" sloganiyla yasanan ekonomik ve sosyal krize bir an once cozum bulunmasini talep ederken siyasetin sil bastan yeniden duzenlenmesi gerektigini soluyorlardi. Yerel secimlerde buyuk partilerin boykot edilmesi isityorlardi. Ispanya'dan esinlenen ve on bes gundur Sintagma Meydani'nda beklentilerine kulak verilmesini bekleyen Yunanlilar Ispanyollar gibi siyasete supheyle yaklasiyor. Ekonomik olarak dis yardimlara bagimli hale gelen Yunanistan siyaseten de iflasin esigine geldi. Yasananlardan nasil bir Yunanistan'in cikacagini trajedinin ucuncu perdesinde gorecegiz. Dunya Bulteni