Hurriyet Gazetesi yazari Ismet Berkan, WikiLeaks'te yayinlanan belgeleri sizdiran Bradley Manning'in yakalanma hikayesini yazdi.
Belki hergun isiniz geregi internettesiniz, belki bu yaziyi bile su an internet uzerinden okuyorsunuz.
Bu, sizin bildiginiz internet. Herkese acik olan, dunyanin butun bilgisini birbiriyle paylastigi, sadece iyi seylerin degil cok ama cok kotu seylerin de herkesin erisimine acildigi meshur ?InfoBahn? yani ?Iletisim Otoyolu.?
Ama bir de bilmediginiz internetler var, bir tanesinin adini soyleyeyim: Siprnet
Bu, Amerikan ordusunun kendi interneti. Sadece ordu degil, mesela Amerikan Disisleri Bakanligi da bu sebeke uzerinden yazisiyor, haberlesiyor.
Bu sebekeye girebilmek icin Amerikan ordusuna veya Disisleri?ne mensup olmaniz gerekiyor. Ama bu da yetmez, bir de sebeke icinde nelere erisip nelere erisemeyeceginizi belirleyen bir yetkiniz de olmali.
Bu sebeke uzerinde ?gizli? gizlilik dereceli dokumanlara erisim yetkisi olan insan sayisi 3 milyonmus. Ve bu sistemde eger sizin kullanici olarak ?gizli? belgelere erisim yetkiniz varsa, bu yetki sayesinde diyelim bilgisayariniza taktiginiz bellek cubuguna veya bos DVD ya da BluRay diske istediginiz seyleri de kopyalayabiliyormussunuz. En azindan gecen Mayis ayina kadar bu boyleymis.
Bradley Manning iste o 3 milyon insandan biriydi. Amerikan ordusunda erdi. Bagdat?ta istihbarat analizcisi olarak askerlik gorevini yapiyordu. Ve bu sebekeye hergun, gunun her saati erisimi vardi.
Aylarca sebeke uzerinden videolar ve belgeleri yaninda getirdigi muzik CD?si kiligindaki DVD?lere kaydetti. Sonra da onlari bugun bizim de okuyabilecegimiz hale getiren WikiLeaks adli internet sitesinin kurucusu Julian Assange?ye verdi.
Ingilizcede ?leak? sizinti anlamina geliyor. Bir gazeteciye haber sizdirmak mesela boyle adlandiriliyor. WikiLeaks?in adi da buradan geliyor zaten. Iste Bradley Manning, isi haber sizdirmak, yani gizli belgeler yayimlamak olan siteye o haberi sizdiran kisinin adi.
Tabii bu capta bir gizli belge transferine ?sizinti? denebilir mi, yoksa bu aslinda bir ?sel? midir, ayrica konusulmasi gereken bir konu ama sunu bilelim, bu gizli belgelerin aciga cikmasi dunya capinda sivil toplum ve sivil ozgurlukler icin eger bir zaferse, biz bu zaferi henuz 23 yasindaki Oklahomali bu genc Amerikaliya, Bradley Manning?e borcluyuz esas olarak.
Ve Manning, halen askeri cezaevinde bir cesit buyuk jurinin onune cikacagi gunu bekliyor su an. Ona yapilacak suclamalarin neticesinde 52 yila kadar hapse mahkum olmasi soz konusu. Manning?i savunacak avukatlarin bir bolumunun ucretini WikiLeaks oduyor, bunu da bilin.
PEKI BU MANNING NASIL OLDU DA YAKALANDI?
Bu tamamen ayri ama bence muthis bir oyku. Bana soracak olursaniz bu oykuden Facebook filminden daha iyi bir film cikar.
Bradley Manning?in oykusunu ogrenmek icin once bir baska kisiyi, Adrian Lamo?yu tanimaliyiz. 1981 Boston dogumlu bu yari Amerikali yari Kolombiyali genc adam da kendini ?hacker? yani ?bilgisayar korsani? olarak tanitiyor.
2002 yilinda The New York Times gazetesinin kendi ic bilgisayar sebekesine girmeyi basarmis, sonradan yakin arkadas oldugu ortaya cikan bir gazeteci tarafindan ihbar edilerek yakalanmis. Bu sebeple hapse mahkum olmus.
Lamo kendisini ihbar edene hic kizmamis, hatta yakin dost olmus. Zaten bu yuzden onun ve gazeteci arkadasinin aslinda un pesinde oldugu, une sahip olduktan sonra da bu isten para kazanmayi umdugu dusunuluyor
Ayni Lamo, Twitter adli sosyal paylasim aginda, kendi ifadesine gore tesadufen Bradley Manning ile temas kuruyor. Once bazi elektronik postalar gidip geliyor, sonra ikili America OnLine?in mesajlasma sisteminde (AOL IM) ?chat? yapmaya basliyorlar.
Lamo, Bradley Manning?i kendisine acilmaya ve bildiklerini soylemeye ikna ediyor. Bunu yaparken de yalan soylemekten kacinmiyor. Ilk once kendisinin gazeteci oldugunu ve haber kaynagiyla arasinda gecen konusmalarin California kanunlari uyarinca korundugunu soyluyor. Manning bazi seyleri anlatmaya basliyor. Ardindan Lamo, kendisinin ayni zamanda din gorevlisi lisansina da sahip oldugunu anlatip isterse kendisine ?itiraf?ta bulunabilecegini soyluyor Manning?e ve her sey dokuluyor.
Manning, kendi anlattigina gore (meraklisi internette bu ikilinin chat loglarini okuyabilir) savasta tanik oldugu haksizliklar ve adaletsizlikler yuzunden once Amerikan askerlerinin, aralarinda Reuters haber ajansi mensubu iki kisinin de bulundugu sivilleri oldurmesinin goruntulerini, ardindan baska pek cok savas belgesini ve son olarak da Amerikan elcilik ve konsolosluklarinin 260 binden fazla yazismasini gizlice kaydediyor ve sonra da bunlari ?Tuhaf saclari olan bir Avustralyaliya? (yani Jullian Assange) veriyor.
Manning?in soyledigine gore niyeti, kamu mali olan butun bu belgelerin kamuya yansimasini ve boylece Amerikan yonetiminin is yapma bicimi hakkinda dunya capinda bir tartisma baslamasini saglamak. Manning, ?Belgeleri gorenler, birinci dunyanin ucuncu dunyayi nasil somurdugunu anlayacaklar? diyor.
Tamami cok ilginc olan bu chat sohbeti sonrasinda Adrian Lamo bir dakika bile zaman gecirmeden Amerikan Federal Arastirma Burosu FBI?i ariyor, onlara Manning?i ihbar ediyor. Tabii neredeyse saatler icinde Manning tutuklaniyor, Kuveyt?te bir askeri cezaevine atiliyor, tam bir ay neyle suclandigini bile bilmeden bir hucrede yatiyor. Tarih Mayis 2010.
BIR MUHBIR VE ?GAZETECI? ORTAGI
Wired, taa ciktigi ilk gunden beri takip ettigim, yeni bilgi teknolojisi caginin en acayip, en iyi, en ilerici, en ozgurlukcu dergisi.
Bu derginin yazarlarindan biri olan Kevin Poulsen, maalesef bu Adrian Lamo ile fazlasiyla suphe cekici bir isbirligi icinde. Mesela Lamo, The New York Times?in bilgisayar sistemine girdiginde onu ihbar eden kisi Kevin Poulsen. Sonra da Lamo?nun NY Times?in bilgisayarina girdigini haber yapiyor, onu bir anlamda meshur ediyor.
Ayni sekilde, Lamo, Bradley Manning?i ihbar edip onun tutuklanmasini sagladiktan sonra da ilk haberi Poulsen yaziyor Wired dergisinde, 6 Haziran 2010?da.
Sonra ayni Poulsen, Lamo ile Manning?in ?chat log?unu da yayimliyor ama epey bir sansurleyerek.
BIR KARALAMA KAMPANYASI
Ben Bradley Manning?in adini ilk olarak 8 Agustos 2010 gunu duydum. O sirada New York?taydim ve o gun satinaldigim The New York Times?ta Manning?le ilgili genis bir haber/portre vardi.
O haberde, Manning sorunlu bir cocukluk gecirmis, bir hayli mutsuz bir homoseksuel olarak anlatiliyor, butun bu belge sizdirmalar onun okul yillarindan ordu yillarina kadar diger erkekler tarafindan dislanmasinin, mutsuz ve umutsuzlugunun bir sonucu olarak anlatiliyordu.
Onceki aksam itibariyle Manning hakkinda buldugum her seyi okumaya baslayinca The New York Times?in yaptiginin, bizde de mesela son olarak Hanefi Avci icin yapilan kara calma, kisiligini hedef alip degersizlestirme kampanyasindan hic de farkli olmadigini anladim.
Manning, kendi ifadesiyle, elindeki belgeleri Rusya veya Cin gibi baska bir ulkeye para karsiligi satmayi aklindan bile gecirmemis, salt iyilik niyetiyle belgeleri WikiLeaks?e sizdirmisti.
Bakin Manning ne diyordu: ?Insanlarin gercegi gormelerini istedim. Kim olduklarina bakilmaksizin, herkesin... Cunku, bilgi olmadan bilgiye dayali bir karar veremezsin. Bunlari baska bir ulkeye satip para kazanmayi dusunmedim cunku bunblar bana gore kamunun mali. Bilgi serbest olmali. Ve bence bu bilgi kamuya ait. Eger her sey aciklanirsa, bu kamunun yararina olur.?
Habervakti