'WikiLeaks, ABD'nin bir zafiyetidir'
Devlet Bakani ve Basbakan Yardimcisi Bulent Arinc, WikiLeaks adli internet sitesinde yayimlanan iddialara iliskin, ''Bu, Amerika Disisleri Bakanliginin bir zafiyetidir.
Devlet Bakani ve Basbakan Yardimcisi Bulent Arinc, Ihracatci ve Ithalatci Isadamlari Derneginin (IHSANDER) Radisson Otel'deki 3. Olagan Genel Kurulunun ardindan gazetecilerin sorularini yanitladi. Bir gazetecinin, ''AYIM'in, aciga alinan uc generalle ilgili kararinin ardindan muhalefet partisi liderlerinden sahsiniza yonelik birtakim elestiriler geldi. Kilicdaroglu, yargidan ozur dilemeniz gerektigini, Bahceli ise sert bir ifade kullanarak, kararin tehditle alinmis oldugundan endise duydugunu soyledi. Bunu nasil degerlendiriyorsunuz?'' sorusu uzerine Arinc, soyle konustu: ''AYIM, dun verdigi kararla uc generalin yurutmeyi durdurma talebini oy cokluguyla reddetti. Bu karar uzerine bazi yorumlar yapildi. Daha once AYIM ve yargidaki dualizm, ikililik uzerine soyledigim sozler anlasilmamis, bundan uzuntu duydum. Iki siyasi partinin genel baskaninin benim sozlerimi iyi tahlil etmesi ve bu konudaki tavirlarini ortaya koymasi beklenirdi. Ben mahkemenin hakimleriyle ilgili bir soz soylemedim. Dedim ki 'Demokratik ve cagdas ulkelerde ve tum Avrupa Birliginde iki tip yargi olmaz'. Yani askeri mahkeme-sivil mahkeme, askeri Yargitay-sivil Yargitay, Askeri Yuksek Idare Mahkemesi-sivil Danistay... Yargida iki baslilik artik pek cok ulkede dusunulmeyen konular haline geldi.'' "Bu bir zihniyet meselesidir" Arinc, daha cagdas, daha sivil, daha demokratik bir anayasa yapilabilmesi icin yargida teklige gidilmesi gerektigini vurgulayarak, yarginin bagimsizligi ne kadar onemliyse tek yarginin olmasinin da o kadar onemli oldugunu vurguladi. Bulent Arinc, soyle devam etti: ''Burada hakimlerin nasil bir karar verecegini, hangi hakimin ne sekilde davranacagini hicbirimiz test edemeyiz. Ben bu meseleye prensip ve usul acisindan bakiyorum. Bu, benim gecmisten bu yana muhafaza ettigim bir dusuncedir. Son 26 maddelik anayasa degisikliginde onemli maddelerden birisi de askeri yargi-sivil yargi ayriminin artik net hale getirilmesidir. Cunku Turkiye'de ozellikle son 3-4 yil icinde yapilan operasyonlarla hangi suca hangi mahkemenin bakmasi gerektigi konusunda zihinlerde bir bulaniklik meydana geldi. 'Darbe sucuna bile askeri mahkeme bakabilir mi?' tartismasi yapildi. Bizim anayasa degisiklikleri icine koydugumuz sivil yargiyi onceleyen anlayis, bizde gecmisten bu yana tasidigimiz bir anlayistir. Goruyorum ki Bahceli de Kilicdaroglu da yargidaki bu iki basliligi cok olagan ve dogru goruyorlar. Bunun degismemesini istiyorlar. Bu bir zihniyet meselesidir. Onlar boyle istiyorsa ben boyle dusunmuyorum. Ben yargida teklik ilkesine inaniyorum. Bunun daha demokratik, insan haklari acisindan, mahkemelerin, yarginin bagimsizligi acisindan daha onemli oldugunu dusunuyorum.'' Bahceli'nin sozleri MHP Genel Baskani Devlet Bahceli'nin ''tehdit kokan'' konusmasina uzuldugunu belirten Arinc, kendisinin Bahceli'ye, hem sahsi bakimdan hem de temsil ettigi parti bakimindan olumlu yaklasan bir insan oldugunu kaydetti. Arinc, konusmasini soyle surdurdu: ''Bahceli'nin, benim ismimi olagan birisi gibi veya sokaktan gecen bir yurttasimiz gibi telaffuz etmesi bir nezaketsizlik olmakla birlikte, arkasindan soyledikleri sozler bizi korkutmak istedigini gosteriyor. Biz ne bu konusmalardan korkariz ne toptan ne de tufekten korkariz. Biz ulkemize siyasi alanda hizmet eden insanlariz ve Turkiye'nin daha demokrat, daha cagdas olmasi icin prensiplerimize siki siki bagliyiz. Sayin Bahceli ile dunya gorusumuz farklidir. Cunku o 26 maddelik anayasa degisikliginin tumune birden neredeyse vatana ihanet gozuyle bakmis, bizi suclamis ve 'hayir' oyu kullanmistir. Siyasi hayatinin en buyuk hatasini yapmakla da kalmamistir, kendi oy tabaninin ucte birini referandum sonucunda kaybetmis bir genel baskan ornegi gosterilirse, bundan sonra herkes Bahceli'yi gosterir. Cunku o, anayasa degisikliklerine karsi cikmakla, Anayasa Mahkemesinin yapisinin degismesini istememistir. Darbe yapanlara sorumluluk getiren maddenin ortaya konulmasini istememistir. HSYK'nin tabaninin genisletilmesini istememistir. Askeri yargi-sivil yargi ayriminda sivile daha agirlik veren degisikligi hicbir zaman kabul etmemistir. Bu anayasa degisiklikleri icinde kamu denetciligi vardir, pozitif ayrimcilik vardir ve yargiyla ilgili cok onemli kurumlar vardir. Anayasa Mahkemesine parlamento uye secebilmektedir. Butun bunlarin hepsine karsi cikmis olan Bahceli'ye, yargida ikiligi benimsemis olmasini cok gormemek lazim. Ben bugunku karari begenmis, baska bir karari inkar etmis veya onu kotulemis, bunu alkislamis olmak yerine, prensipler uzerine konusmanin dogru oldugunu dusunuyorum. Bana gore prensip, yargida teklik ilkesidir. Bugune kadar HYSK icinde adalet bakani ve mustesarin sadece iki kisi olarak bulunmasini bile bazi partiler hep elestirmistir. Neden? 'Yurutmeyi temsil eden iki kisi olmamali' diyorlardi. Peki, tamami askerlerden kurulu bir mahkemenin yargi yerine yetkisine nasil 'evet' diyebiliyorsunuz? Butun bunlari onumuzdeki donemde cok daha fazla konusacagiz.'' "Yanlis bir is yapmadim" Arinc, Kilicdaroglu'nun kendisine, halktan nasil ozur dileyecegini sordugunu belirterek, halktan ozur dilemesine gerek olmadigini, cunku yanlis bir is yapmadigini kaydetti. Yargida teklik ilkesine inandigini, tum tartismalari bitirecek olanin bu oldugunu vurgulayan Arinc, soyle devam etti: ''Ben hakimlerin nasil karar verecegini, etkide kalip kalmayacagini, isinin ne kadar zor olup olmayacagini soylemis olabilirim ama bugun Kilicdaroglu, 'Bu bir yargi surecidir ve yargi kararina saygi duymak gerekir' diyordu. Grup Baskanvekili Kemal Anadol da diyor ki 'Uc generalin aciga alinmasi sivil darbedir'... Bununla yetinmiyor, obur Grup Baskanvekili Hamzacebi de 'Bu bir sivil darbedir' diyor. Dunku kararda Kilicdaroglu, 'Bu yargi kararidir, saygi duyalim' derken, basta Kamer Genc olmakla birlikte bircok milletvekili, 'Bu cok kotu bir karardir, tehdit altinda alinmis bir karardir' diyor. CHP'de kafalar karisik. Ne soylediklerini ne yaptiklarini ne de yapmak istediklerini henuz net olarak ortaya koymamislardir. Daha once Deniz Baykal'in bizzat verdigi kanun tekliflerinde yargida teklik ilkesi savunuluyordu. AYIM'in de kalkmasinin gerekli oldugu ifade ediliyordu. Siz farkli misiniz? Bu dualizm sizin isinize mi geliyor? Yargida iki basli olmanin, ulkeyi sivil ve asker gibi yonetmenin size faydasi var mi? Hangi gelenekten geliyorsunuz? Bunlara da kendisi uygun bir zamanda cevap versin. Ben sahsen boyle bir cevap beklemiyorum. CHP'nin degismesinin zor ve zaman alici olduguna inaniyorum.'' WikiLeaks belgeleri Bir gazetecinin, ''Amerikan Disisleri Bakanliginin gizli yazismalarinin WikiLeaks internet sitesine sizan belgeleriyle ilgili, bunun maksatli oldugu, ozellikle belli bir ulkenin korundugu, belli seylerin filtrelendigi yonunde aciklamalar var. Isim verilmeden de ibreler Israil yonunde. Bu yazisma krizinde sizin gozleminiz nedir?'' sorusuna Arinc, su yaniti verdi: ''Israil'le baglantili olarak soruyorsaniz, bu WikiLeaks belgelerinin bir sekilde aciklanmis olmasinin, 250 bine yakin belge denilen yazismalarin, raporun veya analizin bir sekilde desifre edilmesini Israil'le dogrudan baglanti kuracak bir bilgiye sahip degilim. Net ve kesin elimde belge ve delil olmadikca bunu kesin ifade etmem. Arkadaslarimizin kanaatine saygi duyarim, ama onlar farkli biliyor ve dusunuyor olabilirler. Ben siyasi hayatim boyunca kesin bilmedigim, gormedigim, duymadigim yasamadigim bir olay hakkinda bir kanaat ifade etmem. Israil'i de bu isin icine katarak hedef degistirmenin veya hedefi cogaltmanin bir faydasi oldugunu dusunmuyorum.'' Arinc, dunyada hicbir seyin gizli kalmayacagini ifade ederek, Turkiye'de oldugu gibi her seyin bir gun mutlaka aciga cikacagini soyledi. Yapilan iki buyuk hata Her ulkenin buyukelcisinin, bulundugu ulke hakkinda bilgi ve istihbarat toplamak, bunu kendi ulkesine rapor etmek gorevi icinde oldugunu kaydeden Arinc, bunun bir mecburiyet oldugunu vurguladi. Arinc, soyle devam etti: ''Ancak Amerikan buyukelcilerinin burada yaptigi iki buyuk hata var. Belge, bilgi, analiz diye topladigi seylerin hepsi yanlistir. Haber kaynaklari ya gazetecilerdir ya muhaliflerdir ya da belli kanaatlerdir. O partiyi veya iktidari kotulemek, bolmek icin toplum muhendisligi yapan kisilerdir. Gonderdikleri bilgilere bakiyorum, o donemde meclis baskanligi, daha sonra da basbakan yardimciligi yapmis bir insan olarak icinde yasadigim pek cok olayin nasil aptalca yazilmis oldugunu da goruyorum. Bir buyukelci bilgi toplayabilir, istihbarat da toplayabilir, ama kisiler hakkinda yanlis, cirkin, maksatli yakistirmalar yapamaz. Bu, Amerika Disisleri Bakanliginin bir zafiyetidir. Kurum olarak Disisleri Bakaninin bir zafiyetidir ve buyukelcilerin bu konuda yeteneksiz olduklarini gosteren bir baska zafiyettir. Aptalca derken de dusunmeden, gormeden, duymadan, bunlari sadece kendi ulkelerine gondermis olmalarini kastediyorum. Bu yanlisligi yaptigi icin de zaten Amerika, dunyanin pek cok ulkesinde, Turkiye de bunlarin icinde olmak uzere sevilmiyor ve istenmiyor. Onlar da gelip anket yapiyorlar, 'Nicin sizin ulkenizde Amerikan dusmanligi var?'' diye soruyorlar. Simdi bu belgeleri gordukten sonra baska bir sey aramalarina gerek yok. Once kendi dis politikalarina ve bunu yuruten insanlara baksinlar, ondan sonra bunun sebeplerini daha iyi gorsunler.'' Timeturk