Vicdan Gemisi
Peki Mavi Marmara?yi hangi gedige, yapamadiklarimizin hangi bosluguna yerlestirirsek orada iste ben yerimi buldum diyecektir.
Zihnimiz hemen de tarihten bir yapraga atif yaparak anlamlandirmaya calisir degil mi simdilik yasadiklarimizi. Nesneyi degerli kilan sey biraz da onun insanda biraktiklari veya tarih sayfasinda hangi paydasi ile bir arada bulundugudur. Birkac gundur allak bullak oldugumuz siyasi soylemler, diplomasi trafigi, son dakika bindirmeleri, aciklamalar, beyanatlar, medya takibi, endise, suphe, ikna, karsi savlar, cosku, umit vb. karmasasi, kaosu ve sislerinden somut olarak elde kalan bir nesnenin acik sulardaki silueti kendisini oylesine belirgin kiliyor ve her gecen dakika anlam ve onemini berraklastiriyor ki sanirim bu nesne bizim biraz da Vicdan Gemisi dememizi hak eden Mavi Marmara?dir. Peki Mavi Marmara?yi hangi gedige, yapamadiklarimizin hangi bosluguna yerlestirirsek orada iste ben yerimi buldum diyecektir ya da illa da cagrisimlarin orgusu rasyonel bir cizgi mi takip etmelidir? Edebiyatcilar zihinlerinin essiz deryalarindan onu Arthur Rimbaud?un Esrik Gemi?si veya Yahya Kemal?in Sessiz Gemi?si arasinda bir yerlere cekebilirler fakat Mavi Marmara sanirim 19. yuzyilin efsane gemisi Mahmudiye Kalyonu?nun yaninda demirlemekten daha mutlu olacaktir. Mahmudiye Kalyonu bir savas gemisidir fakat halk kulturu onu kendi sularinda efsane olarak manidar bir sekilde yuzdurmesini bilmistir ki sanirim bu cagrisim sadece oznel bir algi degildir. Masal masaldir, rivayet rivayet, nostalji nostalji. Ama yine de canim ne alaka diyerek okumaktan haz duyariz bunlari. Kalyon, basta Muhendis Mehmet Efendi ve Mimar Mehmet Kalfa?nin dehalarinin bir gostergesi olmak uzere tamamen Turk isciligi ve yerli teknik olanaklarla tasarlanarak, Kasimpasa Tersanesi?nde yapimi tamamlanmis, 201 metre uzunlugunda, 56 metre eninde, ambar ve guvertelerine 128 top yerlestirilmis bir savas gemisidir. Denize indirildigi 1829 yilindan 1874?te emekli oluncaya degin bir donem dunyanin en buyuk gemisi olmus, hayati boyunca ise daima dunyanin en buyuk uc gemisinin icinde yer almistir. 31 Aralik1828 tarihinde Sultan II. Mahmut olmak uzere yogun halk kitlesinin coskulu katilimi ile tekbir ve dualarla denize indirilmistir. O zamanki butun gemilerde oldugu gibi bas tarafinda heybetli arslan figuru, suslu kameralari, bahcecikleri, devasa toplari ve 1280 civarindaki personeli ile gerileme donemini yasayan Osmanli tebaasi icin bir gurur kaynagi olmus, yarim asra yakin bir zamanda dosta guven dusmana korku vermenin sembolu olmustur. Rivayet odur ki beynelmilel denge hesaplarinin, artik ne yapsak hicbir sey yapamayiz retoriklerinin ve cokus teorilerinin Istanbul?u kusattigi bir ortamda fakat yine bir harp ilani asamasinda, Mahmudiye Kalyonu Halic?te demirlemisken gaipten gelen bir emirle birdenbire sevk ve aska gelerek, kendi kendine demirlerini koparip, koprulere dogru yol alarak denizlere acilmistir. Dusman limanlarinin onune geldiginde kendiliginden bir iskele bir sancaga donmus, her iki taraf toplari ile ayni anda kaleleri dovmustur. Mahmudiye Kalyonunda mubarek gecelerde yesil sarikli, ak sakalli bir takim insanlarin grandi diregi altinda abdest alip, saf saf namaz kildiklarini gorenler olurmus. Hatta Mahmudiye?nin Fetih Suresi?nin yazili oldugu ipek ve altin yaldizlarla islemeli sancagina hicbir gulle isabet etmedigi icin dusman tarafi bu sancaktan birer tane de bize gonderin diye israr etmisler. Kurban Bayramlarinda bas tarafindan kan aktigi rivayeti cikartilan Mahmudiye Kalyon?unun Abdulhamit zamaninda feshedilip sokulurken tahtalarindan kan damladigi da halk arasindaki soylentilerdenmis.Boylece Mahmudiye Kalyonu Veli Gemi veya Gazi Gemi diye sohret bulmus. (Efsane Gemi Mahmudiye Kalyonu, Der. Hacer Bulgurcuoglu, Istanbul, 2009). Oyle ki marslara ilham olmus, artik hicbir tanima sigmayan manevi heybeti ve coskunlugu ile, Aman da padisahim izin ver bize Izin de vermez isen dok bizi denize Mavi Marmara icindeki ortak vicdanin yaptiklari ve yapacaklari ile simdiden Mahmudiye gibi anlamli bir simge olmayi hak ediyor. Yine bir Istanbul limaninda baska hicbir seye ihtiyac duymaksizin sevk ve aska gelerek kendi kendine halatlarini koparip, gidisi ve donusu ile vicdanlarimizda bir seylere seslenerek. Gorevini hakkiyla, velice ve gazi olarak yapmis olmanin gururuyla. Timeturk