Turkiye'nin yukselisine ABD nasil bakiyor?
Neden ABD, Turkiye'nin aktif ve iddiali Ortadogu dis politikasina karsi koymuyor? Nicin Fransa ve Ingiltere'nin Libya'da yaptigi gibi Turkiye'nin yukselen bolgesel etkinligini on almaya calismiyor? 2008'den beri Turkiye-Israil iliskilerinin kotulesmesi ve Turkiye'nin Ortadogu'daki aktif dis politikasi Turkiye'nin daha bagimsiz bir dis politika izledigi ve Bati ekseninden kaydigi argumanlarinin cogalmasina neden olmustur. Gecen ay Basbakan Erdogan'in yaptigi Misir, Tunus ve Libya'yi kapsayan Arap Bahari turu, Turkiye'nin bolgede etkin rol oynayacagi tezlerini kuvvetlendirmis, ayrica Israil ile olan rekabetin daha da kizisacaginin sinyallerini vermistir
2008'den beri Turkiye-Israil iliskilerinin kotulesmesi ve Turkiye'nin Ortadogu'daki aktif dis politikasi Turkiye'nin daha bagimsiz bir dis politika izledigi ve Bati ekseninden kaydigi argumanlarinin cogalmasina neden olmustur. Gecen ay Basbakan Erdogan'in yaptigi Misir, Tunus ve Libya'yi kapsayan Arap Bahari turu, Turkiye'nin bolgede etkin rol oynayacagi tezlerini kuvvetlendirmis, ayrica Israil ile olan rekabetin daha da kizisacaginin sinyallerini vermistir. Erdogan'in son diplomatik atagi, ozellikle Misir ziyareti, Israil'i cok tedirgin etmistir. Bunun nedeni, 1978'den beri Misir'la yururlukte olan ve Israil'in guvenliginin sigortasi sayilan Camp David anlasmasidir. Erdogan'in ziyareti sirasinda Misir Basbakani Isam Seref'in yaptigi aciklamada, Camp David'in "kutsal" bir metin olmadigini belirterek, "bolgenin cikarlari dogrultusunda ve adil baris adina her zaman tartismaya aciktir" ifadesini kullanmasi Israil'de yasamsal bir konu olarak algilanmistir. Butun bu bas dondurucu olaylar zincirine Birlesmis Milletler'de Filistin devletinin taninmasi konusunu ve Turkiye'nin de Filistin devleti inisiyatifinde oncu rolu oynamasini ekledigimizde, su soruyu sormak gerekiyor: Neden ABD, Turkiye'nin aktif ve iddiali Ortadogu dis politikasina karsi koymuyor? Nicin Fransa ve Ingiltere'nin Libya'da yaptigi gibi Turkiye'nin yukselen bolgesel etkinligini on almaya calismiyor? Bu soruya ilk verilmesi lazim gelen tepki sudur: ABD, Ortadogu'daki angajmanini azaltma egilimindedir. Giderek kotulesen ekonomisi, Irak ve Afganistan savaslari icin harcanan 1,5 trilyon dolar ve catismalarda olen binlerce asker, Amerikan yonetimi icin kaldirilabilecek bir yuk olmaktan cikmistir. ABD yonetiminin Ortadogu'da cikabilecek catismalarda angajman artirimina gitmesinin hem dis hem de ic politikadaki maliyeti cok yuksektir. Ornegin, Libya'da Kaddafi'nin NATO gucleri tarafindan devrilmesi operasyonunda Amerika'nin Fransa ve Ingiltere'ye oranla daha dusuk profil sergilemesi, Suriye'de Esed rejimine karsi ABD'nin beklenenden daha olculu ve Turkiye'nin attigi/atacagi adimlarla koordineli hareket etmesi gosteriyor ki, ABD bolgesel etkinligini goreceli olarak dusuruyor. Ayrica, Obama yonetimi 2011 sonuna kadar Irak'tan 150 bin civarinda asker