Turkiye'den BM'nin Mavi Marmara raporuna sert tepki

Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu Disisleri Bakanligi'nda Mavi Marmara raporuna iliskin basin aciklamasi yapti. Israil'in Mavi Marmara baskinina iliskin Birlesmis Milletler (BM) tarafindan hazirlanan raporunun New York Times'a sizdirilmasi, Turkiye-Israil iliskilerini kopardi

    Israil'in Mavi Marmara baskinina iliskin Birlesmis Milletler (BM) tarafindan hazirlanan raporunun New York Times'a sizdirilmasi, Turkiye-Israil iliskilerini kopardi. Basin toplantisi duzenleyen Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu, Israil'in, "Turkiye'den ozur dilenmesi, tazminatlarin odenmesi ve Gazze'deki ablukanin kaldirilmasi" talepleri yerine getirilecegi tarihe kadar 5 maddelik yaptirim uygulanacagini acikladi.  

ISTE, ISRAIL GERI ADIM ATANA KADAR UYGULANACAK 5 MADDELIK EYLEM PLANI

1- Turk Israil arasindaki tum iliskileri ikinci katip seviyesine indirildi. Buyukelcimiz geri cekiliyor. 2- Israil ile Turkiye arasindaki askeri anlasmalarin tumu askiya alinmistir. -3- Dogu Akdeniz'de en uzun kiyisi olan sahildar devlet olarak Turkiye seyrusefer serbestisi icin gerekli gordugu her turlu onlemi alacak. 4- Israil'in saldirisinda magdur olan ailelere uluslararasi platformlarda hukuki destek sonuna kadar verilecektir. 5- Turkiye Israil'in Gazze'ye uyguladigi ablukayi tanimamaktadir. Ablukanin Uluslararasi Adalet Divaninda incelenmesini saglayacaktir. Davutoglu'nun acikladi, Turkiye'nin Israil'e yonelik uygulayacagi yaptirimlar sunlar: "Turk Israil diplomatik iliskileri ikinci katip duzeyine indirilecek. Bunun uzerindeki tum gorevliler, basta buyukelci, en gec Carsamba gunu ulkelerine geri doneceklerdir. Turkiye ile Israil arasindaki tum askeri anlasmalar askiya alinmistir. Dogu Akdeniz'de en uzun kiyisi bulunan sahildar devlet olarak Turkiye, Dogu Akdeniz'de seyru sefer serbestisi icin gerekli gordugu her turlu onlemi alacaktir. Turkiye, Israil'in Gazze'ye uygaladigi ablukayi tanimamaktadir. Israil'in 31 Mayis 2010 tarihi itibariyle Gazze'ye yonelik uyguladigi ambargonun Uluslararasi Adalet Divani'nda incelenmesini saglayacaktir. Bu dogrultuda BM Genel Kurulu'nu harekete gecirmek icin girisime basliyoruz. Israil saldirisinin Turk ve yabanci tum magdurlarinin mahkemelerdeki hak arama girisimlerine gereken destek verilecektir." "GELDIGIMIZ NOKTANIN SORUMLUSU ISRAIL HUKUMETIDIR" Disisleri Bakanligi'nda basin toplantisi duzenleyen Davutoglu, Turkiye'nin catismayi degil barisi, zulmu degil adaleti hakim kilmak isteyen bir anlayisin temsilcisi oldugunu vurguladi. "Bunun icindir ki nasil Bosna'daki, Kosova'daki katliamlara karsi sesimizi yukselttiysek, Gazze'ye yapilan insanlik disi saldirilara karsi da tepkimizi gosterdik." diyen Davutoglu, bugun Israil hukumetinin bir tercih yapmasi gerektigini soyledi. Israil'i yonetenlerin, gercek guvenligin, ancak gercek barisin insa edilmesiyle mumkun olabilecegini gormeleri gerektigini dile getiren Davutoglu, soyle devam etti: "Yine anlamalilardir ki gercek barisin insasinin yolu, dost ulke vatandaslarini katletmekten degil, dostluklarin guclendirilmesinden gecmektedir. Ancak, mevcut Israil hukumetinin bu yalin gercegi gormekten, Ortadogu cografyasindaki devasa degisimlerin sonuclarini idraktan aciz oldugu aciktir. Bu vesileyle, aldigimiz ve alacagimiz tedbirlerin, sadece mevcut Israil hukumetinin tutumuyla baglantili oldugunu ozellikle vurgulamak isterim." "AMACIMIZ TURK-YAHUDI DOSTLUGUNA HALEL GETIRMEK DEGIL" Amaclarinin, tarihe mal olmus Turk-Yahudi dostluguna halel getirmek olmadigini ifade eden Davutoglu, bilakis Israil hukumetinin bu istisnai dostluga sigmayan bir yanlisini duzeltmek oldugunu belirtti. Turkiye'nin, bolgesel ve kuresel baris ve istikrari olumsuz etkileyen gelismelerin onlenmesi, cereyan etmis bulunan olumsuzluklarin ise telafisi dogrultusunda her zaman samimi ve yapici bir tavir icinde oldugunu anlatan Davutoglu, Turkiye'nin bu konuda talep ve beklentilerini net bir sekilde ortaya koydugunu ve uzerine duseni yaptigini vurguladi. Bugun gelinen noktanin sorumlusunun Israil hukumeti oldugunun altini cizen Davutoglu, Israil hukumetinin gereken adimlari atmadikca bu noktadan geri donulmesinin soz konusu olmayacagini soyledi. "ISRAIL'IN UZATMA TALEBI, ZAMANA KONUYU YAYMA AMACINA YONELIK" Mavi Marmara saldirisiyla ilgili olarak Israil hukumetinin, Turk halkindan ozur dilemek, saldirilarda olenlerin ailelerine ve yakinlarina tazminat odemek perspektifiyle Turkiye ile gorusmeye hazir oldugunu bildirmesi uzerine dort tur gorusme sureci gerceklestirildigini hatirlatan Davutoglu, bu gorusmelerde muzakereyi yuruten Turk ve Israil heyetleri arasinda Turkiye'nin ozur ve tazminat taleplerini karsilayan anlasma metinleri uzerinde birkac kez mutabakat olustugunu belirtti. Ilk kez 2010 Aralik ayinda Israil'de gerceklesen orman yanginina Turkiye'nin katkisi uzerine, Israil basbakaninin talebiyle Cenevre'de gerceklesen gorusmeler neticesinde iki ayri anlasma metni uzerinde mutabakata varildigini anlatan Davutoglu, "Bu mutabakat, Israil Basbakani Netanyahu tarafindan da onaylandi. Bilahare anlasmanin imzalanmasi konusunda Israil Bakanlar Kurulu icinde anlasmazliklar nedeniyle bu anlasma uygulamaya konulamadi. Bu surecte Palmer Komisyonu'nun raporunun yayimlanmasindaki ertelemelerin hepsi, bunu ozellikle soyluyorum, cunku cok ciddi bir basin manipulasyonu ile karsi karsiyayiz, Palmer Komisyonu'nun raporunun yayimlanmasindaki ertelemelerin hepsi, Israil hukumetinin, ozur ve tazminat konusunda ic mutabakati saglamak icin zamana ihtiyaci oldugunu bildirmesi uzerine, yani Israil hukumetinin talebi sonucunda gerceklesmistir. Israil'in son defa onerdigi 6 aylik uzatma talebi ise tarafimizdan kabul edilmemistir. Cunku bu uzatmalarin her birinin zamana konuyu yayma amacina yonelik oldugu ortaya cikmistir." dedi.   "BM GENEL SEKRETERI SIZMA KARSISINDA UZGUN" Gerek Turkiye'nin gerek Israil'in taraf olmadigi ve sadece Baskan Palmer ve yardimcisi Uribe'nin imzalarini tasiyan raporun, henuz BM Genel Sekreteri'ne resmen sunulmadan once 1 Eylul gunu itibariyla basina sizdirilmis olmasinin da kuskusuz bu baglamda oldukca dusundurucu olduguna dikkat ceken Davutoglu, sunlari soyledi: "Ben bu konuyu BM Genel Sekreteri Sayin Ban Ki-mun'la da acik bir sekilde konustum. Kendisi, kendilerine dahi iletilmemis bir raporun detaylarini daha bilmediklerini ve bu sizma karsisinda gercekten buyuk bir uzuntu ve saskinlik icinde olduklarini ifade ettiler. Maalesef bu surecte Israil tarafi hicbir zaman devlet ciddiyeti icinde ve mahremiyeti icinde davranmamistir. Bu surec zarfinda basina sizdirmalarin devlet ciddiyetiyle bagdasmadigini dusunuyoruz." "RAPOR, ADI GECENLERIN GORUSLERINI YANSITIYOR" Ilk olarak belirtilmesi gerekenin, bu raporun sadece adi gecenlerin goruslerini yansitmakta oldugunu dile getiren Davutoglu, "Rapor, Israil askerlerinin ve diger yetkililerinin isledikleri suclari acik bicimde tespit etmekte ve dile getirmektedir. Bu baglamda, Israil'in abluka sahasindan cok ileride bir mevkide, buyuk bir askeri kuvvetle gemilere saldirmasinin asiri ve izah edilemez oldugu belirtilmektedir. Israil askerlerinin sebep oldugu olum ve yaralanmalarin kabul edilemeyecegi, Israil tarafindan dokuz can kaybinin hicbirinin hesabinin verilemedigi, delillerin olenlerin cogunun yakin mesafe ve arkadan olmak uzere bir cok kez vurulduklarini gosterdigi kaydedilmektedir. Ayrica, yolcularin ciddi anlamda kotu muameleye maruz kaldiklari, bu muamelenin fiziki darp, taciz ve tehdidin yanisira kisisel esyalara hukuk disi el konulmasi ile konsolosluk yardimi almalarina mani olunmasini da icerdigi acik bicimde vurgulanmaktadir. Raporda, Gazze'ye yonelik olarak Israil tarafindan uygulanan insanlik disi ablukanin ise hukuka uygun oldugu ileri surulmektedir. Tabiatiyla bu yaklasimin kabul edilmesi ne mumkun ne de soz konusudur. BM Insan Haklari Konseyi'nin alanlarinda uzman ve son derece ehil hukukculardan olusan Veri Toplama Misyonu, Gazze ablukasinin uluslararasi hukuka aykiri oldugunu acik bir bicimde ortaya koymustur. Gecen sene olayi muteakip yaptiklari calismada bu durumu acik bir sekilde tespit etmislerdi. Bu yargi hem BM Insan Haklari Konseyi'nce onaylanmis, hem de BM Genel Kurulu'nda kabul gormustur. Hal boyle iken, Panel'in Baskan ve Yardimcisi'nin, Panel'e verilen yetkileri asmak suretiyle, farkli ve son derece tartismali bir takim gorusler ileri surmelerinin, hukuki olmaktan ziyade, bir takim siyasi saiklere dayandigi anlasilmaktadir. Turkiye, panelin isleyisi ve guvenilirligini de zedeleyici nitelikteki bu yaklasimi hicbir sekilde kabul etmemektedir. Turkiye BM Guvenlik Konseyinin oybirligi ile yaptigi baskanlik aciklamasinin lafzi ve ruhuyla bagdasmayan bu yaklasimi siddetle reddetmektedir. Bu dogrultuda konuyu uluslararasi yetkili hukuki mercilere goturmeye kararliyiz." seklinde konustu. "ISRAIL'IN BEDEL ODEMESININ ZAMANI GELDI" Israil'in, bu hukuk disi eylemine karsi tutumun ilk andan itibaren cok net ve ilkeli oldugunu vurgulayan Davutoglu, soyle devam etti: Taleplerimiz bilinmektedir. Bu kosullar yerine getirilmedikce Israil'le iliskilerimiz normallesmeyecektir. Bugun geldigimiz nokta itibariyle, Israil, kendisine taninan butun firsatlari heba etmistir. Artik, Israil Hukumetinin, kendini uluslararasi hukukun uzerinde goren, insanlik vicdanini hice sayan gayrimesru eylemlerinin sonuclarina katlanmasinin ve bir bedel odemesinin vakti gelmistir. Bu bedel, her seyden once Turkiye'nin dostlugundan mahrum kalmaktir. Bu noktaya gelinmesinin tek sorumlusu Israil Hukumeti ve Israil Hukumeti'nin sorumsuz eylemidir. Turkiye, bolgesel ve kuresel baris ve istikrari olumsuz sekilde etkileyen gelismelerin onlenmesi, cereyan etmis bulunan olumsuzluklarin ise telafisi dogrultusunda her zaman samimi ve yapici bir tavir icinde olagelmistir. Bu konuda talep ve beklentilerini basindan beri net bir sekilde ortaya koymus, uzerine duseni yapmistir.   Zaman