Turk Israil krizinin bilinmeyen yonleri
Italya'da yayimlanan Avvenire gazetesinin 6 Temmuz 2010 tarihli internet sayfasinda yer alan 'Turkiye ve Israil krizinin bilinmeyen yonleri' baslikli yorumda sunlara yer verildi.
Gorunuse gore Turkiye ile Israil arasindaki anlasmazlik daha oncekilere pek benzemiyor. Ankara, hava sahasini "Davut Yildizi"na askeri ucuslar icin kapatirken, Tel Aviv'in -Gazze filosuna ait bir gemideki 9 Turk vatandasinin oldurulmesi olayiyla ilgili- ozur dilemekte inat etmesi benzer yaptirimlarin habercisi olacak. Disaridan bakildiginda, taraflar arasinda (Israil Disisleri Bakani asiri sagci lider Avigdor Lieberman, Turkiye'den resmi bir ozur talep ederek cerceveyi tam tersine cevirmek isterken, Turk mevkidasi Davutoglu diplomatik iliskilerin tamamen kesilmesini ongoruyor) gergin hava hakimken, iki ulkenin de farkli bir oyun icinde oldugunu soyleyebiliriz. Bakalim hangisi kazanacak? Turkiye, yaklasik iki yildir Dogu'ya yoneliyor. Bunda en buyuk etken ise ulkenin AB uyeligi konusunda yorucu ve sonucsuz kalan muzakerelerin olusturdugu guclu hayal kirikligidir. Basbakan Erdogan, Disisleri Bakani Davutoglu'nun "komsularla sifir sorun" tezini savunuyor. Haritaya bakinca tezin dogrulugunu goruyoruz: Avrupa'nin yani sira Turkiye; Gurcistan, Ermenistan, Iran, Irak ve Suriye ile sinir komsusu. Kucuk Asya'nin jeopolitik merkezindeki Ankara, Osmanli Imparatorlugu'nun cozulmesinden beri kaybedilmis olan "bolgesel guc" rolunu eski haline dondurmeyi hedefliyor. Erdogan'in planlari arasinda, ekonomik entegrasyonu hedefleyen bir "Orta Dogu Birligi" olmasi tesaduf degildir: Hazar Denizi'nden Arap collerine kadar uzanan bir bolgede, Avrupa Birligi?nin izinden giden ve Turkiye, Suriye, Lubnan, Urdun'u icine alan hatta Bogaz?dan Aden Korfezi?ne kadar yayilan bir birlik. Israil ise farkli bir cephede yer alarak kendi oyununu oynamayi dusunuyor. Ic cephede, Ebu Mazen (Mahmut Abbas) ile Eylul ayinda insasina baslayacagi Bati Seria'daki yeni yerleskeler (2700 yerlesim birimi ve planlanmis diger 800 yerleske insasi) konusunda diyalog kurabilmek uzere oldukca caba sarf ediyor.(Kudus dun bu konudaki ilk zirveyi Savunma Bakani Ehud Barak ile Filistin Basbakani Selam Feyyaz arasinda gerceklestirdi.) Diger cephede ise Iran bulunuyor. Ve bu, Baskan Obama?yla haftalar oncesinde gerceklesen soguk gorusme sonrasinda bugun yeniden Beyaz Saray?a kabul edilen Binyamin Netanyahu'nun en buyuk cekincesi. Masada Israil?in, Iran?i her turlu yola basvurarak silahsizlandirma ve ozellikle Tahran?in nukleer tehdidini etkisiz hale getirme konusunda bitmez tukenmez talepleri var. Baska bir deyisle Kudus, ABD'den Iran topraklarina hava saldirisi icin yesil isik yakmasini isteyecek. Ama Washington bu secenegi begenmiyor: Pentagon'un stratejik hesaplamalarinin tumu, Iran'a bir saldiri ihtimalinin bile "feci" olarak tanimlanabilecegine isaret ediyor. Sadece BM merkezinde formule edilenler degil, Amerikan Kongresi?nde oylananlar da dahil olmak uzere yaptirimlari sikilastirmanin yolunun acildigi bir zamanda bu secenek makul karsilanmayacaktir. Tahran'in, bircok Avrupa ulkesindeki devlete ait ucak sirketlerinin yakit ikmalini durdurdugunu aciklayarak ortaligi alevlendirse bile. Ortadaki tablo, bilinmeyenlerle dolu... Ama kesin olan su: Cozum Iran'in elinde degil. Turk-Israil iliskilerine geri donecek olursak, Ankara bu konuda taviz vermeyecektir, Israil de oyle. Sonuc olarak, Orta Dogu icin ideal bir zemin, iyi bir uzlasi ile kurulacaktir. Timeturk