Turk Amerikan Iliskileri: Kriz Geliyorum Diyor
.
Turkiye ve ABD iliskileri 1 Mart Tezkeresi?nden sonra hic suphesiz agir bir yara aldi. Bunu Cuval Hadisesi ve PKK?nin ABD isgali altindaki yukselisi izledi. 2007?den sonra Amerikan politikalari degismeye basladi ve ozellikle Obama?nin gelisiyle birlikte umutlar yeniden canlandi. ?Model ortaklik? diye soze baslayan ve ilk deniz asiri ikili ulke ziyaretini Turkiye?ye yapan Obama iyilesme konusundaki beklentileri oldukca arttirdi. Ne var ki bozulan Turkiye-Israil iliskileri ve Turkiye?nin Iran konusunda ortaya koydugu Bati?dan ayrilan cizgisi nedeniyle iyilesme beklenen hizda gerceklesmedi. Obama?nin ilk yilinda ABD, Israil?i yola getirmeyi ve Filistin?de baris surecini yeniden baslatmayi umdu. Ayrica Iran ile diyalog kurulmasi da Washington icin masada ciddi bir opsiyon haline donustu. Bu nedenlerle Turkiye ile ABD arasinda olusan gorus farklari ilk yil fazlaca kendisini gostermedi. Ancak Turkiye ile Israil arasindaki sorunlar Mavi Marmara ile birlikte kopma noktasina gelince, diger taraftan Turkiye BM Guvenlik Konseyi?nde ABD?ye karsi (Brezilya ile birlikte) Iran?in yaninda el kaldirinca isin rengi hizla degismeye basladi. Dahasi iceride ciddi bir popularite sorunu yasayan Obama, Kongre secimleri yaklastikca Israil lobisine daha bagimli hale gelmeye basladi. Birkac ay once Israil Basbakani Netenyahu ile ayni kareye girmek dahi istemeyen Obama simdilerde Israil?in kucagina dusmus gibi. Bu tabloya bakildiginda Israil ve Iran, Turkiye-ABD iliskilerini zehirleyen iki ana kaynaga donmus durumda: ISRAIL TURKIYE'YI KARA LISTEYE ALDI Israil ile sorunlar yeni degil. Bu bozulmayi Lubnan Savasi?nda Turkiye?nin gosterdigi tepkiye, hatta daha oncesine goturmek mumkun. Ancak asil donum noktasi Davos ve sonrasinda Mavi Marmara Saldirisi oldu. Davos?ta Turkiye tum dunyanin gozu onunde Israil?e kaldirmasi oldukca guc bir elestiriyi (eger saldiri degilse) getirdi. Israil ?one minute?u henuz hazmedemeden Mavi Marmara Krizi geldi. Mavi Marmara?nin hemen ardindan yapilan aciklamalara bakilirsa kullanilan dil savasan iki ulke arasinda dahi kullanilmayacak kadar sert bir dildir: Israil?de bazi bakanlar Basbakan Erdogan?i ?dusman? ilan ettiler bile. Ayni sekilde Basbakan Erdogan da bir konusmasinda iliskilerin duzelmesini Israil'de hukumet degisikligine bagladi. Israil'de yekpare bir ortak akil olmadigi biliniyor, ancak cok etkili kisilerin Turkiye'ye ve hukumete Iran veya El Kaide gibi baktigi, yani Turkiye'yi hedef tahtasina yerlestirdigi de asikar. Israil?in ABD?deki uzantilari da Turkiye?ye adeta ?dusman ulke? statusunde uygulamalarda bulunuyorlar. Israil dunyanin degisik ulkelerinde Turkiye ve hukumet aleyhine yazilar yazdiriyor, Washington?da ise yuzlerce noktadan Turkiye aleyhtarligi pompalaniyor. ABD?de dis politika ve guvenlik konularinin neredeyse Yahudilerin tekelinde oldugunu dusunecek olursaniz Turkiye konusunda Amerikan Disisleri?nin nasil bir baski altinda oldugunu kolayca anlayabilirsiniz. Elbette tum Yahudiler ayni fikirde degil, ancak her gecen gun dini-etnik dayanismada bir artis yasaniyor ve Turkiye?ye donuk karalamalar daha genis cevrelerde akis buluyor. Dune kadar bu konuda sessiz kalan umulmadik isimler dahi Turkiye karsiti kampanyaya katiliyor. Disisleri, Savunma Bakanligi ve Beyaz Saray Turkiye konusundaki suclamalara daha pragmatik yaklassa da Kongre ve medyada boyle bir suzgecin olmamasi dikkatlerden kacmiyor. Kongre?de Ermeni ve Rum lobileri ile birlesen Turkiye karsiti Israil lobisi Amerikan meclisini Turkiye?nin tam karsisina yerlestiriyor. Israil lobisi oylesine etkili ki dis politikanin olusumundan uygulanmasina kadar her noktada karsiniza cikabiliyor. Bu cercevede eger bu konuda bir onlem alinamazsa iliskilerde kalici hasarlarin kacinilmaz oldugu kolayca gorulmektedir. DIGER BASAGRISI: IRAN Iliskilerde tek dert Israil de degil. Turkiye?nin Brezilya ile birlikte Iran?i anlasmaya ikna etmesi oylesine zor bir donemde geldi ki Turkiye?nin ekseninin doguya kaymakta oldugu yonundeki iddialari cok guclu bir sekilde besledi. Iran?i koseye sikistirmak icin olmadik nedenler bulan Bati tam hamle yapacakken Turkiye Iran?i nispeten hos gosterecek bir anlasmaya imza atti. Yapilan tum uyarilara ragmen anlasmanin arkasinda duran Turkiye BM Guvenlik Konseyi?nde de ABD?nin karsisinda yer aldi. Dahasi Turkiye ABD?nin Iran?a karsi aldigi tek tarafli yaptirimlara da uymayacagini acikladi. Bir yandan Israil, Turkiye aleyhtari kampanyalar yaparken, Turkiye?nin Iran ile tahminlerin otesinde yakinlastigi izlenimi ABD?de hemen herkesin aklini karistiriyor. Hatta Amerikan Disisleri Bakani Clinton, bakanliginda duzenledigi bir toplantida kurmaylari ve uzmanlar ile Turkiye?nin ekseninin doguya kayip kaymadigini tartisti. ABD?de Turkiye hakkindaki soru isaretleri buyuyor. Israil ve onunla baglantili kisi ve kuruluslarin propagandalari once soru isaretleri yaratti, simdi ise Turkiye zarar verilecek ulkelerin girdigi potaya girmeye basliyor. Turkiye ne kadar ?eski Turkiye? oldugunu soylerse soylesin, algi orada duruyor ve her gecen gun istenmeyen bir yone dogru derinlesiyor. Daha da kotusu Turkiye?nin Iran politikasinda yakin bir gelecekte ciddi bir degisiklige gitmesi de beklenmiyor. Cunku Turkiye dogru yolda ilerledigini, hakka-hukuka gore hareket ettigini dusunuyor. Ayni sekilde Israil?le iliskilerin de Israil siyasetindeki parcalanmislik ve radikallesme boylesine surdugu surece duzelmesi oldukca guc gorunuyor? Kisacasi basit bir propaganda olarak baslayan ?Turkiye?nin ekseni kaydi? tartismasi bugun Turk-Amerikan iliskilerine ciddi zararlar verme noktasina dogru hizla ilerliyor. Eger boyle devam ederse buyuk bir kriz kapida diyebiliriz. Ustelik bu kriz 1 Mart Tezkeresi Krizi?nden daha derin de olabilir. Cunku 1 Mart?ta ABD?nin kizginligi vardi, simdi ise Israil ve ABD?deki etkili uzantilarinin bilincli ve programli bir husumeti var. Bize sorarsaniz ikincisi 1 Mart'ta baslayan sorunlardan cok daha tehlikeli.