Tahrir'in ozgur cocuklari ve Turkiye
Tahrir meydani, adinin anlamini, gercekten tasiyor bugunlerde.
BBC'den Kahire izlenimlerini anlatan Mete Cubukcu'nun notlari arasinda onemli tespitler var. "Ozgurluk" ya da "kurtulus" anlamina geliyor Arapcada. Son gunlerde, Mubarak yanlilarinin alanin disinda gosterilere baslamasi tas ve sopalarla muhaliflerle catismasi sonucu bir demokrasi platformu havasindaki meydanda, simdi savunma hatlari da var. Tesaduf bu ya, Cumhurbaskani Mubarek'in ?Eylul'de aday degilim. Reform yapilacak, yeni anayasa hazirlanacak, demokratik haklar genisletilecek? aciklamasinin uzerinden saatler gecmeden, Mubarek yanlisi olarak nitelenen bazi kisiler Tahrir meydanina taslarla saldirmaya, atlar ve develerle girmeye calisiyor. Deve simgesi Deve ve at Arap kulturunde guc simgesi. Ama Husnu Mubarek?e yakin partinin son secimde kullandigi simge de, deve. Mubarek yanlilari develerle alani ele gecirmeyi planlamis ama puskurtulmuslerdi. O gunden bu yana meydana acilan yollarin bircogu, kademeli olarak barikatlarla kapatilmis halde. Barikatlarin ardindaysa muhalifler, ellerinde taslar, gece gunduz bekliyor. "Cunku" diyorlar, ?burasi bizim savunma hattimiz. Demokrasi ve ozgurluk hattimiz; burayi kaybedersek, biz de kaybederiz?. Bu yuzden, Cuma gunu yapilan buyuk gosteri sonrasi ?baskanlik sarayina yurume plani? iptal edildi. Bunun gerekcesini ise, soyle acikliyor protestocular: ?Bizler bariscil ve haklarinin demokratik kurallar icinde arayan insanlariz. Disaridan bize saldiran, parayla tutulan rejimin adamlari, sivil giysili polisler gibi insanlar degiliz. Onlar bizi provoke ediyor. Bu kiskirtmalara gelirsek, onlar gibi oluruz ve mesruiyetimizi kaybederiz. Ama, burayi da savunuruz onlara karsi. Bu yuzden yuruyusu iptal ettik.? Kaos mu, istikrar mi?Muhaliflere gore, Husnu Mubarek, Amerika?nin baskisi ile bir daha aday olmayacagini aciklarken, eski aliskanliklarindan vazgecmis degil; bir yandan yeni bir anayasa, reform, muhalefetle diyalog onerirken, diger yandan sopasini gosteriyor: ?Secim sizin, kaos ya da istikrar. Cocuklarinizin gelecegi icin karar verin.? diyor. Bu sozler, tehdit kokuyor muhalif Misirlilara gore. "Zaten kendi adamlarini, sivil giysili polisleri, baltaci olarak anilan hirsizlari, muhaliflere saldirtmasi da bu yuzden. Teror yaratarak insanlari korkutmak istiyor." diyorlar. Belki de 30 yillik rejimin ayakta kalma esprisi de burada yatiyor. "Ben olmazsam ulke coker, siz de yok olursunuz" mantigi bu; sokaklara salinan sivil giyimli polisler, hapishanelerden saliverilen katillerle goz korkutmayi amacliyor. Ancak Kahire?deki meydanda birkac gun gecirdikten sonra, insanlarin korku duvarini astiklarini goruyorsunuz. Kendilerine guveniyorlar ve sistemin su ya da bu bicimde degisecegine inaniyorlar. Belki disaridan bakinca bazilarina tuhaf geliyor ama, Misir muhalefetinde bu dinamik mevcut. 'Kifaye' yani yeter...Gercekten yoksul olanlarla, rolex saatli, is adamlari, is kadinlari, Musluman Kardeslerin uyeleri ile solcu gencler, celiskilerini en azindan simdilik geride birakarak omuz omuza haykiriyorlar. ?Kifaye yani yeter? diye. Bir genc konusmak istiyor: ?Ben varlikli bir ailenin ogluyum. Ayda bin dolardan fazla kazaniyorum. Ama biliyorum ki gunde 2 dolarla gecinmeye calisanlar var. Siyasi bir yanim yok ama, o insanlar icin buradayim? diyor. Bir bicimde vicdanlar da devreye giriyor, insanlar "artik gozlerimizi kapatamayiz" noktasinda. Kendini liberal olarak tanimlayan yuksek lisans ogrencisi Rasa Remzi, dunyanin merak ettigi soruyu yanitliyor: ?Herkes, Mubarek giderse, Musluman Kardesler gelir korkusu yaratiyor. Benim Musluman Kardeslere benzer bir yanim var mi? Bu korkuyla Mubarek rejiminin devamini mi isteyecegiz? Insanlar ilk kez, kendileri icin, ulkeleri icin bir sey istiyor. Ya simdi olacak, ya da hicbir zaman.? 'Sen gitmeden biz gitmeyecegiz' Bu yuzden kimse alanda kendini su ya da bu partiye yakin olarak tanimlamiyor. Kendilerini Misirli olarak goruyorlar. Onemli olanin Mubarek?i devirmek oldugunu, ardindan herkesin demokratik platformda mucadele edecegini savunuyorlar. Bu heyecan onlari ayakta tutuyor. Husnu Mubarek'in ?Yeniden aday degilim.? seklindeki aciklamasina ragmen, Tahrir meydanini kastederek ?Sen gitmeden biz gitmeyecegiz!? diyorlar. Bir tiyatro yonetmeni olan Hani el Metenavi?nin tek gozu, sargi bezi ile kapatilmis. Bir onceki Cuma gunu polisin attigi goz yasartici gazin kapsulu gozune isabet etmis, kolu yanik icinde. Gorme guclugu var. "Cok ic acici degil diyor." Metevani. Ve ekliyor: ?Bizi anlamak gerekiyor. Hayatimizda ilk defa bu insanlar bir sey istiyor ve korku duvarini asmis durumdalar. Insanlar, demokrasiyi anlamiyla yasamak istiyorlar. Bizi bolunmeye zorluyorlar. Musluman Kardesler'i gerekce gosteriyorlar. Evet, onlarin gucu var. Ama onemli olan, esit sartlarda, demokratik bir ulkede mucadele etmek? diyor. Uzun yillar Orta Dogu?da gazetecilik yapmis biri olarak, bolgenin kendine has dinamiginin harekete gectigini soylemek gerekiyor. Diyelim ki Misir?da olanlar, rejimi tamamen degistirmeyecek. Olsun, bu da bir devrim; bazilari icin Orta Dogu?da bunlarin olacagini hayal etmek zor olsa bile. Turkiye'nin prestiji Bir kadin karsimiza gecip ?Butun olanlarin sorumlusu, siz Amerikalilarsiniz. Mubarek?i siz desteklediniz!? diyerek haykirirken, onu sabirla dinleyip sozlerinin bitmesini bekliyorum. ?Ama ben Amerikali degilim, Turkiye?denim.? diyorum. O anda kadin cok utaniyor, defalarca ozur diliyor. Turkiye?den gelmis olmak ciddi bir prestij. Tabii ki, Mubarek yonetimi ve taraftarlari icin ayni sey gecerli degil. Ordu ise tarafsiz; hatta catismalarin ortasinda kalsa bile, meydana giren saldirganlara da hicbir sey yapmayacak kadar ?tarafsiz?. Ordu ve ABD de, muhaliflerin direncine gore strateji belirlemeye calisiyor. Bu satirlarin yazildigi saatlerde, Tahrir Meydanindaki gosteriler devam ediyordu. Yillardir Orta Dogu?da en heyecanli gunler yasaniyor. Kendi deyimleriyle ?Misir, baska bir noktaya kosuyor; yeni bir Misir'a."