Suriye Rejimi Neden islah olmaz?
Turkiye ve dunya, Suriye rejiminin islah/reform edilmesini alti yedi aydir beklemektedir. Ama artik umutlar tukenmistir
2001 yilinda baba Hafiz Esed'in olumunden sonra yerine gelen genc Bessar Esed'den beklemekteydi. Gecen sure uzun olmasina ragmen rejimde hicbir ciddi acilim olmadigi gibi Misir Devrimi'nden sonra da dunyaya soz vermesine ragmen Bessar Esed, reform yap[a]mamistir. Peki diger diktatorler gibi sonunun geldigini gordugu halde Baas rejimi neden reform yapamamistir ve yapamaz? Oncelikle her rejim gibi Baas rejimi de kendisine uygun bir siyasi ve ekonomik yapi olusturmustur. Durkheim'den Marx'a sosyologlar, yapilarin cok belirleyici oldugunu soylemislerdir. Gercekten de siyasi yapilar icindeki kisileri derinden etkilerler. Reform beklentilerinin aksine genc Bessar'in da sisteme uydugu aciktir. Uzun suren siyasi yapilar liderleri disinda sistemden beslenen bir oligarsi, klikler, ittifaklar ve gruplar olusturur. Lider reform yapmak istese bile sistemden beslenenler cogu zaman degisime direnir. Bessar Esed'in degisim isteyip istemedigi cok net degildi ama istemis olsa bile bunu yapmasi o kadar kolay olmayacakti. Baas rejiminin ideolojisi de reforma musait degildir. Iki dunya savasi arasindaki otoriter ideolojiler, bagimsizlik mucadelesi veren Arap dunyasina uyarlanarak ortaya cikmistir: Laik, milliyetci (ulusalci) ve otoriter bir yaklasima dayanir. Kokleri on dokuzuncu yuzyil basinda Sam'da (Suriye, Lubnan ve Filistin) Hiristiyan Arap milliyetcilerine dayanan bu akim, Misir'da Cemal Abdunnasir ile uygulama sansini bulmustur. Oradan Suriye, Irak, Kuzey Afrika'ya yayilmistir. Bu hareketlerin hepsi iyi niyetli bagimsizlik ve milliyetcilik fikirlerine dayansa da otoriter yapilarindan dolayi sonunda basarisiz olmuslardir. Ulkelerinde adil, demokratik ve refah toplumunu kuramamislardir. Bu rejimlerin reformu onundeki bir engel de diktatorluk psikolojisidir. Koskoca ulkeyi ve halkini kendi ozel mali gibi goren bir psikoloji soz konusudur. 800 kisinin olum emrini veren Mubarek'in hasta doseginde yargilanirken takindigi kibirli tutum, Baas rejiminde fazlasiyla vardir. Elinde kitle imha silahi olmadigi halde ulkesini atese atan Saddam'in tutumu da bu psikolojinin bir sonucudur. Ulkesinin 25 ton altinini satan ve dunyada dondurulan hesaplarinda 150 milyar dolari bulunan Kaddafi'nin psikolojisi de boyledir. Makamini birakmadigi icin 50 bin kisinin olmesine yol acmistir. Bessar Esed'in yerinde kalmak icin uc bine yakin kisinin oldurulmesi de ayni psikolojinin bir sonucudur. Rejimin korunmasi ise on binlerin olmesinde sorun gorulmez. REFORMUN ONUNDEKI ENGELLER Reformlarin onundeki diger bir engel ise sucluluk duygusudur. Bu diktatorler halklarina uyguladiklari baski ve kotu muamelenin bilincinde olduklari icin ?itiraf etmeseler bile? sucluluk hissi ile hareket ederler. Halklarina yaptiklari kotu muamelenin gucten dusunce hesabi sorulacagi veya kendilerinden intikam alinacagindan korkarlar. Ornegin, Suriye'de 3 bine yakin insan olduruldukten sonra geri donus de mumkun degildir. Mubarek'in basina gelenler de onurlu cikis veya sorunsuz birakma imk