Surgundeki Suriyelilerden aci hikayeler

30 yil once ulkelerinden kacan, surgun hayati yasayan Suriyeliler, hasret dolu yillarini anlatti. Surgundeki vatandaslarin aileleriyle gorustugu tespit edilirse aileleri hemen cezalandiriliyordu

  Suriye Rejimi?nin baba Esad doneminde gerceklestirdigi Hama Katliami?ndan kurtulup kacabilen Suriyeliler, rejimin direk zulmunden kurtulabilmisse de psikolojik baskilarindan, tehdit ve santajlarindan kurtulamamisti. Surgunden ailelerini arayip hal ve hatirlarini soramiyorlar, bu nedenle kendilerince yontemler gelistiriyorlardi. Kimisi telefonda sahte isim kullanirken kimisi de gonderdigi hediye elbiselerin pilelelerini sokup aralarina ozlem dolu duygularini dile getirdikleri mektuplarini ve kucuk yavrularinin fotograflarini koyarak tekrar dikiyordu. 80 olaylari olarak bilinen hadiselerden sonra ulkelerinden ve ailelerinden uzaklastirilip surgune gonderilen Suriyelilerden bircogu, Suriye Rejimi?nin kendilerini en siradan gunluk islerinde bile nasil takip ettigini, kendilerinin ve Suriye?deki tum akrabalarinin maruz kaldiklari baskilari, santajlari, tehditleri, nasil da babalarin kendilerini ogullarindan temize cikarmak, kardesin kardesten kacmak zorunda kaldiklarini anlatti. 80?lerin basinda, muhalif faaliyetleri nedeniyle Suriye?den uzaklastirilan esiyle beraber kacan Um Muhammed?surgunde yasayan Suriyelilerden bircogu isimlerini vermek istemiyor- ailesine bir zarar gelecek korkusundan; ozellikle de o donem orduda subay olan abisinin baskilara maruz kalmasindan sonra yillarca ailesi ve yakinlariyla haberlesemedi. 30 yildir Suriye?yi ziyaret etmeyen Um Muhammed abisiyle surgun hayati yasamaya basladiktan ancak on yil sonra, abisi kendilerini Urdun?e ziyarete geldiginde gorusebildi. Oglu da o gune kadar hic gormedigi, ancak ismini bildigi dayisiyla yillar sonra tanisabildi. Takma isim kullaniyordu Um Muhammed, ailesini sadece genel olarak hallerini-hatirlarini sormak icin arayabiliyor, aradigi zaman takma isim kullaniyor ve sembollerle konusuyordu. Buna mecburdu cunku surgundeki ogullariyla herhangi bir sekilde irtibatlarinin oldugu istihbaratcilar tarafindan kesfedildigi takdirde Suriye?deki aileleri hapse atilmak, ev hapsi, yolculuktan men edilme ve nufus cuzdani, pasaport gibi temel belgelerden mahrum birakilma tarzi cezalara maruz kalma gibi tehlikeler bekliyordu. Kendilerini bir av ve tukenmez bir para kaynagi olarak goren ve rusvete doymayan istihbarat elemanlarinin santaj olasiligi ise cabasiydi. Yine 80?lerde Suriye Rejimi arkadaslarini tutukladiktan sonra ulkeden cikan ve kendi isminin de Baas gucleri tarafindan takip edilenler listesinde yer aldigini ogrenen Yahya bey ise ailesi icin haberlesmek icin farkli bir yontem kullaniyordu. Yahya bey ailesine, vatanina duydugu ozlemi dile getirdigi, aile ve akrabalarinin hallerini, hatirlarini sordugu ve kendi halinden haber verdigi kisa mektuplari ailesine gonderdigi elbiselerin pile ve kivrimlarini sokerek actigi gizli kesimlerine saklayip tekrar dikiyordu. Yahya beyin otuz yasina gelen oglu ise Suriye hakkinda hayatinin ilk uc yilindan hatirlayabildigi disinda hicbir sey hatirlayamiyor. Dayisinin ogullarindan birinin fotografini ilk defa gorusunu ise soyle anlatiyor: ?Suriye?den dedemin gonderdigi elbiselere cok sevinmistim. Bu elbiseleri bize bir bayan getirmisti. Bu agir yuku tasimadaki cesaretinden oturu kendisini hala hatirlariz. Elbiseyi giydim. Ancak cebi sert ve dikiliydi. Sonra cebinde ne oldugunu anlayabilmek icin annemi cagirdim. Annem elbisenin cebini soktu. Cepten gulumseyen iki cocuk resmi cikti. Hayatimda ilk defa bir akrabamin resmini goruyordum.? Ayni anda sevinc ve huzun Abdullah uzun yillar sonra amcasiyla Mekke?de nasil karsilastiklarini anlatti. Umre yapmak icin Beytu?l Haram?a gitmisti. Amcasiyla belli bir noktada bulusmak icin anlasmislardi. Ilk defa karsilasacaklardi. Birbirlerini ayni mekanda yan yana bekliyorlardi ancak bundan haberleri bile yoktu. Abdullah cocuklugundan beri ilk defa karsilastigi amcasiyla Mekke?de bulustugu gun Suriye?deki bir baska amcasini ise kaybetmisti. Bir yandan amcasiyla kucaklasirken diger yandan sevinc ve huzunle karisik gozyaslari yanaklarindan suzuluyordu. Gectigimiz yuzyilin seksenli yillarindan beri surgun hayati yasayan Suriyelilerden bircogu akrabalarini, isimlerini, sayilarini, sekillerini; kisacasi onlar hakkinda hicbir sey bilmediklerini vurguluyor. Bazilari, Suriye hapishanelerine girip onlarca yil kendilerinden hicbir haber alinamayan; olmus mu kalmis mi bilinmeyen yakinlarindan bahsediyor. Ornegin Cemil bey 25 yildir hapis yatan babasi hakkinda celiskili haberler aliyor. Once babasinin yasadigini duyuyor, birkac sene sonra kendisine babasinin yillar once vefat ettigine dair baska bir haber geliyor. Suriyeli yetkililer bu tutuklularin akibeti hakkinda bilgi vermeyi kesinlikle reddediyor. Kendilerini soran olursa ise onlari da takip ediyor. Suriye muhalefeti, 30 yil once hapse giren dusunce mahkumlarinin olduklerini ve gizlice gomulduklerini, hakikatinde davalarina bakilip haklarinda hukum bile verilmedigini dile getiriyor. Arap ulkelerinde ve Bati?da surgun hayati yasayan Suriyeliler, davalarinin aslinda eski oldugunu ancak dunyanin buna onem vermedigini ve bilmezden geldigini, 30 yildir suren sikintilariyla kimsenin ilgilenmedigini soyluyor. Ancak degisim ruzgarlarinin esintisi ve alevlenen devrim atesi onlara bir umut olmus, uzaklastirildiklari ana vatanlarina donme hayallerini uyandirmis TIMETURK