Sosyalistler Bediuzzaman icin ne der?
Bu ulkenin yakin gecmisinde dusuncelerinden ve yazdiklari kitaplardan dolayi idam edilen, hapislerden hapislere, surgunlerden surgunlere yollanan insanlar var.
Bitkilerin haklarini bile savunanlar, nedense bu magdur insanlardan hicbirinin hakkini ya da hukukunu savunmayi akillarina getirmiyorlar. Iskilipli Atif Hoca?nin dusunce sucu nedeniyle asilisini hic dillendirmezler mesela? Ya da Bediuzzaman?in surgunden surgune, hapisten hapise yollandigi o zulum donemlerindeki haksizliklar hakkinda tek bir kelime etmiyorlar. 19 defa zehirlenmis, her turlu iskenceye maruz kalmis, omrunun sonuna kadar hapisten hapise, surgunden surgune, mahkemelerden mahkemeye dolastirilmis bir ihtiyar! Nedense, tarihin bu karanlik ve cile dolu gunleri hakkinda kimi agizlari bicak bile acmiyor. Bu ulkenin gecmisinden bugune miras kalan tek sorun, Kurt ya da Alevi sorunu degildir. Empatiden ve hukuktan bahsedenlerin oncelikle bu iddialarla yuzlesmeleri gerekmiyor mu? Bu ulkede yillardan beri ezilen, itilen, asagilanan, yok sayilan bir kesim vardir ki, kimse bu kesimin sesini duymadi, duymuyor. Her turlu hukuksuzluga maruz kalan dindar demokratlar, samimi bir sekilde baristan, sevgiden, kardeslikten ve ulke butunlugunden yana oldular her zaman. Sorunlarini tartisirken hicbir hukuksuzluga, hicbir zaman mahal vermediler. Bu kesimin dag gibi sorunlarini gormezden gelip kendi sorunlarinin cozumunu bekleyenler, samimiyet konusunda zan altinda kalacaklardir. ?Biz degistik? diyenlerin oncelikle kendi gecmislerindeki insan hakki ihlali iddialariyla yuzlesmeleri gerekmiyor mu? Hukukun ?bana goresi? ya da ?sana goresi? olmayacagina gore, iki yuz yil once de yapilmis olsa, herkes yapilan hukuk ihlallerini acikca ortaya koymali. Elbette hukukun ustunlugunu ve bagimsizligini savunan CHP, MHP, BDP de bu vicdani ve hukuki hesaplasmaya destek vermeli. Bazi hukuki kararlarin henuz kendi halklarinin sorunlarini cozememis ulkelerde sikayet edilmesi milletimizi gercekten uzdu. Halbuki cozum yollari oncelikle bu milleti temsil eden TBMM?de aranmali degil miydi? Sosyalist Enternasyonal?de hak arayisi icinde olanlar sunu unutmamali: Turkiye ne Sosyalist Enternasyonal?in mandasidir, ne de baska bir dis gucun. Eger samimi olduklarini ispat etmek istiyorlarsa, Bediuzzaman?a, Adnan Menderes?e, Atif Hoca?ya, Seyyid Riza?ya, Necip Fazil?a, Imam Hatiplilere, Basortululere ve diger milyonlarcasina yapilan hukuksuzluklarin da belgelerini ortaya koymalari gerekiyor. Turkiye?de 23 Nisan 1920?den beri yonetimde soz sahibi en ust kurum, Turkiye Buyuk Millet Meclisi?dir. Ataturk?un ?hakimiyet kayitsiz sartsiz, milletindir? sozu bu ulkede TBMM?nin ne kadar kutsal ve ustun bir mevkide oldugunu acikca ortaya koyuyor. Hak aramanin mek