Siber Güvenlik Tatbikatı, 2014'te uluslararası çapta yapılacak
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Siber Güvenlik Tatbikatları'nı (SGT) 2014 yılında ilk kez uluslararası düzeyde yapmayı planladıklarını söyledi.
2. Ulusal Siber Güvenlik tatbikatının açılış töreni ETÜ Konferans
Salonunda gerçekleştirildi. Törene, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanı Binali Yıldırım, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün,
TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
(BTK) Başkanı Tayfun Acarer ile IMPACT Başkanı Mohd Noor Amin ve çok
sayıda davetli katıldı.
Bakan Yıldırım tatbikat
öncesinde yaptığı konuşmada, siber güveliğin ulusal güvelikle eşdeğer
olduğunu, durumun terörle mücadeleden farkı olmadığını belirtti. Bu
konudaki tehditlerin ilerleyen zamanlarda daha da artacağını kaydetti.
Siber tatbikatın 16 gün süreceğini açıklayan Bakan Yıldırım, kamu kurum
ve çeşitli saldırıların düzenleneceğini ifade ederek, tatbikat
sonrasında kurum ve kuruluşların açıklarının belirleneceğini dile
getirdi. Yıldırım, "Tatbikatları 2 yılda bir yapmaya devam edeceğiz. Bu
tatbikatı 2014 yılında uluslararası düzeyde yapacağız.” dedi.
"BİR MUSİBET BİR NASİHATTAN EVLADIR"
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün de
konuşmasında Türkiye'nin siber güvenlik anlamında zorluklarla baş etmek
için gereken altyapıyı hızlı bir şekilde kuran ülkeler arasında yer
aldığını bildirdi. TÜBİTAK'taki Siber Güvenlik Enstitüsü'nde 70 kişinin
görev yaptığını kaydeden Ergün, ilerleyen günlerde kapasitenin 200'ün
üzerine çıkacağını söyledi.
Tatbikata katılan 61
kurumun sayısını az bulduğunu belirten Ergün, "Herkesin katılması
lazım. Herkesin bu tatbikatlarda bir yetkinlik kazanması gerekiyor.
Kimin nerede ne açık verdiğini, verebileceğini görmesi lazım. Bu
tatbikatlarla gelişecek hadise. Eskilerin söylediği bir söz var: 'Bir
musibet, bin nasihatten evladır' diye. Bir musibet başına gelmeden gel
bu tatbikatlara katıl. İlla bir musibet mi başına mı gelmesi lazım. Bir
saldırıya uğrayıp bilgilerinin bir kısmının çalınmasını mı bekliyorsun
veya işlerinin kilitlenmesini mi bekliyorsun- 'Çok şükür ben bir
saldırıya uğramadım, başım selamet' demenin bir anlamı yok. Ne zaman
kimin nerede saldırıya uğrayacağı belli değil." diye konuştu.
Türkiye'nin çok genç bir nüfusa sahip olduğunu belirterek,
bu alanın yeni bir istihdam alanı oluşturduğuna dikkati çeken Ergün,
siber güvenlikle ilgili hem enstitü'e hem diğer alanlarda çalışmak
mümkün olduğunu söyledi. Ergün, üniversitelerin de bu boyutuyla belki
müfredatlarını bir gözden geçirmelerinde ve bu konuyla ilgili alanlar
açmalarında fayda olacağını da sözlerine ekledi.
"SANAYİ CASUSLUĞU ÇIKACAK"
TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak da siber güvenlik
konusunun 10 yıl öncesine kadar aşina olunmayan, bilim kurgu filmlerinde
ve romanlarda karşılaşılan bir terim olduğunu belirterek, bu konudaki
farkındalığın artmasında Estonya'ya ve İran'ın düzenlenen saldırıların
etkili olduğunu söyledi. Türkiye'nin siber güvenliğe ilişkin
çalışmalarını hız verdiğine dikkat çeken Altunbaşak, "Bilişimn gelişmesi
ile birlikte, ülkemizde yeni bir siber saldırı çeşidi de ortaya
çıkacak: sanayi casusluğu. Kritik teknolojilerin sayısı arttıkça bu
saldırılar artacak. Sanayideki projelerimizi çalmaya çalışacaklar." diye
konuştu.
Siber güvenik konusunda TÜBİTAK'ta 10
yıldır çalışan bir ekip bulunduğunu kaydeden Altunbaşak, siber güvenlik
kamplarındaki kontenjanlarını artıracaklarını bildirerek, TÜBİTAK'ın
ayrıca tatbikatlar konusunda da önemli çalışmalara imza attığını
vurguladı.
"SİBER GÜVENLİKTE TÜRKİYE'NİN ALT YAPISI OLDUKÇA İYİ"
ITU-IMPACT Başkanı Mohd Noor Amin ise siber saldırıların
sınırları aşan bir sorun olduğuna dikkati çekti. Siber güvenlik
konusunda başarılı olmak için küresel işbirliği gerektiğini ifade eden
Amin, "Türkiye oldukça ileri düzeyde bir alt yapıya sahip. Geniş
katılımlı Ulusal Siber Güvenik Tatbikat'ı oldukça önemli. Diğer
ülkelerde Türkiye gibi çalışırsa daha az sorun çıkacaktır." şeklinde
konuştu.