Secimlerden sonra Arap dunyasi ve Turkiye

Misir, Tunus ve belki Filistin'de gelecek aylarda genel secimler yapilacak, Turkiye'de de iki hafta zarfinda secim var. Farkli bolgesel ve uluslararasi kaynaklardan gelen tahminler dogru cikarsa secimlerin getirecegi sonuclar, Osmanli Imparatorlugu'nun dususunden gunumuze kadar Arap ve Ortadogu bolgesinde yasanan en onemli olaylardan biri olacak

      Farkli bolgesel ve uluslararasi kaynaklardan gelen tahminler dogru cikarsa secimlerin getirecegi sonuclar, Osmanli Imparatorlugu'nun dususunden gunumuze kadar Arap ve Ortadogu bolgesinde yasanan en onemli olaylardan biri olacak. Bu gecen donem zarfinda her iki bolgede hakim olan siyasilerin, partilerin ve hareketlerin cogunlugu yonetimin ilkelerini Islami degerlerle asilanmis milliyetci dusunceden ilham aldi. Gelecek donemde ise tahminlerin cogu Misir'da Musluman Kardesler, Tunus'ta Nahda hareketi ve Filistin'de Hamas gibi Islam dininden ilham alan hareket ve partilerin parlamentolarda koltuklarin cogunlugunu kazanacagi yonunde. Peki bu muhtemel gelismelerin bolgedeki demokratik donusum uzerinde nasil bir etkisi olur? Islamcilar, secimlerde vatandaslarin bictigi gorevi yerine getirmeye hazir bir sekilde yonetime girer mi? Bu sorulara cevaplar ve Arap bolgesinde beklenen gelismelere yonelik tepkiler farklilik arz ediyor. Bu tahminlerin sahipleri iki gruba ayriliyor. Bir grup Arap ulkeleri, Turkiye ve Iran'da siyasal Islam'in yukselisinin bolgedeki demokratik girisimi olumsuz etkileyecegini ifade ediyor. Diger grup ise ilimli Islamcilarin yukselisinin demokratik girisimi hizlandiracagini vurguluyor. Birinci grubun temsilcilerinin baslattigi uyari cigliklariyla mucadele baglaminda Rasid Gannusi gibi ikinci grup liderler, Islam dini ile demokrasinin celismedigini vurguluyorlar. Gannusi, butun olgun vatandaslarin katildigi, partilerin ve sahsiyetlerin yaristigi nezih donemsel secimlerin, erkler arasinda ayirimin, gazete, parti ve cemiyet kurma ozgurlugunun, butun vatandaslarin esit haklarinin ve azinlik haklarinin taninmasinin baz alinmasina isaret ederek, bu duzenlemelere ornekler verdi. Bircok Islamci ve Islamci olmayan kimse Turkiye'deki AKP deneyimine isaret ederek, Islam ile demokrasi arasinda celiskinin kesin oldugunu ifade edenlere cevap veriyorlar. Turkiye'deki AKP deneyimi Islam ile demokrasi arasindaki mutlak celiski teorisine pratik cevap sunuyor. Fakat bu durum, bu son teorinin Arap ulkelerindeki belli basli Islamci partilere uygulanabilecegi anlamina gelmez. Burada Arap ve Ortadogu bolgesinde demokratik gelismeyle ilgilenenler Arap deneyimleri ile Turk deneyimi arasinda onemli farkliliklar oldugu uzerinde duruyorlar. AKP'nin onde gelen teorisyenlerinden Ahmet Davutoglu, bu farkliliklara isik tutuyor. Davutoglu, bir kitabinda 'Turkiye'de soguk savas sonrasi donemde guclu ivme kazanan siyasi kulturun dinamik donusumunun diger Ortadogu ulkelerindeki sartlardan farkli' oldugunu gozlemliyor. Davutoglu, 'Turk secimlerinin diger bazi Ortadogu ulkelerinde yapilanlardan farkli anlamlari oldugunu' ifade ediyor. Bu farklilik, en onemli temel bir farki somutlastiriyor: 'Ortadogu ulkelerindeki siyasi kultur klasik kulturu yansitan krallik rejimleri ile yeterli demokratik alanlar icermeyen cumhuriyetci rejimler arasinda mahsur kaldi.' Bu farkliliklarin kokleri Turk deneyimi ile Arap deneyimleri arasinda farkli alanlarda ve ozellikle de tarih, cografya ve uluslararasi iliskilerdeki nesnel ve sosyal verilerde sakli. Cografik ve tarih