Sandalyede namaz kilinir mi ?

Din Isleri Yuksek Kurulu'nun yaptigi toplantida 'sandalyede namaz' konusu gundeme alindi.

Din Isleri Yuksek Kurulu kararinda, namaz kilmak amaciyla camilerde siralar halinde sabit oturaklarin yapilmasinin cami doku ve kulturuyle bagdasmadigi belirtilerek, ''hastalik ve ozurluluk gibi herhangi bir rahatsizligi bulunan kimselerin, zorunlu olmadikca namazlarini sandalyede degil yere oturarak kilmalarinin uygun oldugu'' ifade edildi. Diyanet Isleri Baskanligi Din Isleri Yuksek Kurulu, 1 Aralik Carsamba gunu yaptigi toplantida ''sandalyede namaz'' konusu gundeme alindi. Toplanti sonunda alinan kurul kararinda, namazin kulun Allah'a en cok yakinlik kazandigi bir ibadet oldugu, Hz. Muhammed'in bu ibadeti ''en hayirli amel'' olarak tanimlayarak, kiyamet gununde hesabi sorulacak ilk amelin namaz olacagini bildirdigi belirtildi. Bu sebeple namazin terk edilmesine izin verilmedigi, imayla da olsa mutlaka kilinmasi istendigi vurgulanan kararda, Hz. Peygamber'in ''Kim namazi kasten terk ederse Allah'in himayesi ondan uzak olur'' hadisine yer verildi. Namazin rukulerinin neler oldugunun Kur'an ve sunnette belirtildigi ve nasil uygulanacaginin da bizzat Hz. Peygamber tarafindan sozlu ve pratik olarak ortaya konulduguna deginilen kararda, rukunlerden herhangi birinin mazeretsiz terk edilmesi halinde namazin sahih olmayacagina isaret edildi. Ancak dinde sorumluluklarin kulun gucune gore belirlendigi, gucu asan durumlar icin kolaylastirma ilkesi getirildigine dikkati cekilen kararda, namazin rukunlerinden herhangi birini yerine getirmeye engel olan rahatsizliklarin kolaylastirma sebebi sayildigi vurgulandi. Kararda su ifadelere yer verildi. ''Buna gore, namazi normal sekliyle ayakta kilmaya gucu yetmeyen kimse icin asil olan namazini oturarak kilmaktir. Boyle bir kisi namazini kendi durumuna gore diz cokerek veya bagdas kurarak yahut ayaklarini yana ya da kibleye dogru uzatarak kilar. Nitekim Hz. Peygamber nasil namaz kilacagini soran hasta bir sahabeye 'Namazini ayakta kil. Eger gucun yetmezse oturarak, buna da gucun yetmezse yan uzere kil' buyurmustur. Ayakta durabilen ve yere oturabildigi halde secde edemeyen kimse namaza ayakta baslar, rukudan sonra yere oturarak secdeleri imayla yapar. Ayakta durabildigi halde oturduktan sonra ayaga kalkamayan kisi namaza ayakta baslar, secdeden sonra namazini oturarak tamamlar. Ayakta durmaya ve ruku yapmaya gucu yettigi halde yere oturamayan kimse namaza ayakta baslar rukudan sonra secdeyi tabure ve benzeri bir sey uzerine oturarak imayla eda eder. Ayakta durmaya gucu yetmeyen, yere de oturamayan kimse namazi tabure, sandalye ve benzeri bir sey uzerine oturarak ruku ve secdeleri imayla yerine getirir. Kul, Rabb'ine ibadet ederken hem ozde samimi olmali hem de dinin belirledigi sekil sartlarini tam olarak yerine getirmeye ozen gostermelidir. Ozen ve hassasiyet eksikliginden dolayi Rabb'ine karsi sorumlu olacagi bilincinde olmalidir. Bu sebeple namazini tabure, sandalye ve benzeri seyler uzerinde kilan muminin ileri surdugu mazeretleri kendisini vicdanen rahatlatacak boyutta olmalidir. Namazi asli sekline uygun olarak kilmaya engel olmayacak hafif bedeni rahatsizliklar bu konuda mesru mazeret olarak gorulmemelidir. Ote yandan dini acidan zorunlu ve mesru bir sebep bulunmadikca camilerde sandalyede namaz kilmak, goze hos gelmeyen bir goruntu ortaya cikarmakta ve cemaat arasinda tartismalara sebep olmaktadir. Ozellikle uzerinde namaz kilmak amaciyla camilerde siralar halinde sabit oturaklarin yapilmasi, cami doku ve kulturuyle bagdasmamaktadir. Bu sebeple hastalik ve ozurluluk gibi herhangi bir rahatsizligi bulunan kimselerin, zorunlu olmadikca namazlarini sandalyede degil, yere oturarak kilmalari uygundur.'' Habervakti