Rafine seker zehir, dogal seker sifa
Gercek ortaya cikiyor! Dogru ile yanlis birbirinden ayriliyor.
Prof. Dr. Erkan Topuz, gectigimiz hafta Star TV'de yayinlanan Arena programinda, kansere karsi korunmak icin onemli aciklamalarda bulundu. Prof. Topuz, bilim adamlarinin "seker pancarini" dogrudan dogruya lapa haline getirerek, fareler uzerinde kansere karsi koruyucu etkisi olup olmadigini test ettiklerini belirtti. Yapilan deneyde, 65 fareye radyasyon verip ayni zamanda seker pancari lapasi vermisler, diger 65 fareye sadece radyasyon vermisler. Seker pancari verilen farelerde, toksidenin yuzde95 oraninda azaldigini gormusler. Prof. Topuz, ?Bu calisma hayvanlar uzerinde yapilmis olsa da umit verici bir calismadir. Dogal seker pancarinin hicbir zarari yoktur, faydali bir besindir, tuketilmesi cok faydalidir? dedi. Peki, seker pancari cok faydali ve masum bir gida ise seker pancarindan elde edilen rafine seker neden zehir? Eskilerin altin degerini bictikleri seker, neden gunumuzde hemen hemen tum hastaliklarin sebebi olarak gosteriliyor? Seker mi suclu, yoksa sekerin rafine islemi sirasinda gordugu islemler mi? Gercekte seker nedir? Hayatimiza ne zaman ve nasil girdi? Kac cesit seker var? Atalarimiz sekeri nasil uretip, tukettiler? Sekerin tarihi hangi gercekleri ortaya cikariyor? Yasamimiz icin sekerin onemi ne? Hic seker tuketmezsek ne olur? Dogal sekeri dogru tuketmenin yolu ne? Istanbul Universitesi Cerrahpasa Tip Fakultesi Deontoloji ve Tip Tarihi Anabilim Dali ogretim uyesi Prof. Dr. Ayten Altintas, sorularimizi cevapladi. Atalarimiz sekeri nasil uretip tukettiler? "Insanlar gecmiste asirlar boyunca, hurma, uzum, elma ve armut gibi yogun sekerli meyvelerin suyunu sikarak "seker" niyetine kullanmislar. Kimi zaman da meyvelerden elde ettikleri suyu kaynatip, pekmez yaparak seker ihtiyaclarini karsilamislar. Bu asirlardir dunyanin her yerinde var olan bir gelenek. Kisaca meyveler, bal ve pekmez, insanlarin ?dogal seker? olarak tanidiklari, vucutlari ile tamamen uyumlu ve faydali etkileri olan gidalar. Kristal sekerin elde edilmesinde hareket noktasi ise ?seker kamisi? olmus. Gecmiste tarih boyunca seker kamisindan hareketle seker elde edilmis. Tropikal ulkelerde yetisen seker kamisi, cok su ve cok sicak seven bir bitki. Insanlar seker kamisinin bogumlari arasindaki siviyi fark ettikten sonra, mengenelerde tasin arasinda suyunu sikip, ya hemen tuketmisler, ya daha uzun omurlu kullanmak amaci ile kaynatip konsantre etmisler ya da geleneksel yontemlerle konsantre olan sivinin dibindeki kristallesmis tortulari buharlastirarak kristal seker haline getirip kullanmislar. Seker kamisinin icindeki su miktari ne kadar fazla ise cabuk bozulma ihtimali de o kadar cabuk olur! Bunun icin, bildigimiz pekmez usulu kaynatip konsantre ettikten sonra buharlastirmislar ve kristal seker halinde kullanmislar." Son yillarda zehir ilan edilen uc beyazdan biri seker biri tuz. Ancak zehir ilan edilen tuz konusunda gercekler ortaya cikti. Rafine tuz, insan vucudunda zehir etki yaparken, kristal deniz tuzu, vucudun dengeli calismasini sagliyor. Tabiat, deniz tuzunu en saglikli sekilde tuz magaralarinda sakliyor. Ve bu tuzun insan dogasi ile birebir uyumlu oldugunu biliyoruz. Peki, tabiat "dogal sekeri" nerede sakliyor ve bize nasil sunuyor? "Seker kamisi veya seker pancarindan elde edilen kristal sekerin icinde ?sukroz? diger adiyla ?sakkaroz? denilen bir madde vardir. Meyveler ?fruktoz? icerirken, bal hem fruktoz, hem glikoz hem sukroz hem de maltozu bir arada icermektedir. Yani balda tum sekerler ?dogal? olarak mevcut? Butun sekerli bitkiler fotosentez ile topraktan aldiklari su ve mineralleri kendi icinde sentezleyerek sekere donusturuyor. Ornegin elma, topraktan su ve mineral aliyor, gunesten aldigi isinlarla kendi fabrikasinda dogal kimyasi ile seker imal ediyor. Imal ettigi bu seker insana birebir uyumlu. Insan da tabiatin bir parcasi meyveler de kisacasi topraktan elde edilen her sey tabiatin bir parcasi, arilar da tabiatin bir parcasi onlarin ciceklerden imal ettigi bal da, kisaca tabiatta var olan dogal gidalarin tumu insan dogasina birebir uyumludur ve bu gidalarda bulunan maddelerin insan vucudu icin onemli etkileri vardir. Ancak, tabiattan gelen dogal gidalar distan mudahale ile baska bir sekle donerse iste o zaman insana zehir etkisi yapiyor. Iste insan hayati icin hayati onem tasiyan seker de distan mudahalelerle zehire donusmustur. Bu noktada seker kamisinin tarihine baktigimizda her sey net olarak ortaya cikmaktadir." Seker kamisi ne zaman ve nerede ortaya cikmis? Seker kamisi, M.O. 3000?li yillarda Hindistan?da fark edilmis. Cok onemli bir medeniyet merkezi olan ve bircok alanda tarihe damgasini vuran Hindistan?da, kutsal sayilan ?veda?larda ?seker kamisi? yer almaktadir. Veda, Hintlilerin kutsal saydiklari tarihi metinlere verdikleri ad. Bu tarihi metinlerde seker ve seker kamisi onemli bir yere sahiptir. Hintliler seker kamisi tohumlarini ekip yetistirdikten sonra, elde ettikleri seker kamisini sikmislar, sivisini alip ya hemen kullanmislar ya da konsantre ederek daha uzun dayanmasini saglamislar. Konsantre edilen yani bizim bildigimiz pekmez kivamindaki seker kamisinin bir muddet sonra kristallestigini kesfettikten sonra da dibe coken bu kristalleri alip suyunu buharlastirip kristal seker elde etmisler. Iste bugun bildigimiz ?kristal toz sekerin? geleneksel dogal yolla elde edilme sekli budur. Ve bunun insan uzerinde zehir etkisi yoktur, insana birebir uyumludur. Cunku herhangi bir kimyasal katki gormeden dogal yolla elde edilmistir." Dogal kristal seker dunyaya nasil yayilmis? Sekerin dunyaya tanitilmasi, Islam Medeniyeti araciligi ile gerceklesmistir. 8. yuzyildan 14. yuzyila kadar dunyanin en buyuk medeniyeti, Ortadogu?daki Islam Medeniyeti olmustur. Butun Ortadogu, Afrika ve Anadolu topraklarini icine alan Islam Medeniyetinde sekerin cok onemli bir yeri vardir. Hindistan?da kesif edilen ve uretilen seker, Islam