Pece, laiklik ve hurriyet

Sarkozy'nin basvurdugu iki tip laiklik oldugunu soylemek mumkun. Muslumanlari ilgilendiren laiklik ve muslumanlari ilgilendirmeyen laiklik

    Fransa'da gecen sene kabul edilen pece yasasi Pazartesi gunu yururluge girdi. Bundan boyle kamuya acik alanlarda pece takmak yasak. Yasaya uymanyanlara 150 avro para cezasi ve zorunlu vatandaslik staji almalari istenecek. Peceyi ilk yasaklayan Belcika'da para cezasinin yani sira vatandaslik staji yerine hapis cezasi onguruluyor. Fransa'da yasayan muslumanlar, bazi siyasiler ve polis sendikasi yasaya tepkili. Polis sendikasinin yasanin uygulanabilirligi noktasinda supheleri var. Ozellikle musluman nufusun yogun yasadigi banliyolerde muslumanlarla karsi karsiya gelmekten cekiniyor. Fransa'da ki yasagi laiklik ve hurriyet baglaminda ele almadan once Avrupa genelinde konuya iliskin son durumu bir gozden gecirelim. Avrupa genelinde pecenin yasak oldugu ulkeler: Fransa, Belcika, Hollanda, Italya ve Ispanya. Yasagin kapsami ulkelere gore degisiyor. Hollanda peceyi guvenlik gerekcesiyle okullar, universiteler ve toplu tasima araclarinda yasakladi. Pecenin genel olarak her yerde yasaklanmasini ongoren bir yasa tasligi parlamentoda gorusulmeyi bekliyor olsa da Hollanda hukumeti peceyi genel olarak yasaklamayi dusunmuyor. Italya'da Kuzey Liga, 1975'te kabul edilen ve kamusal alanda kisinin yuzunu kapamasini yasaklayan yasaya dayanarak, denetimi altinda bulunan bolgelerde peceyi yasakadi. Ayni siyasi partinin 2009'da parlamentoya sundugu ancak bu gune kadar gorusulmeyen yasa tasarisinda, dini inanclari sebebiyle kimligi saptanamaya kisilere iki yil hapis ve 2 bin avroluk para cezasi verilmesini istiyordu. Ispanya'da ana muhalefet partisinin sundugu pece yasasi Zapatero hukumeti tarafinda red edildi. Zapatero pece konusunun toplumda tartisilmasini istiyor. Ancak Katalonya bolgesi aldigi bir kararla devlet dairelerine peceyle girilmesini yasakladi. Almanya'da konuya iliskin her hangi bir yasa kabul edilmis degil. Ancak devlet okullarinda ogretmenlerin basortusu takmasini yasaklayan kanunlar eyaletlerce kabul edildi. Son olarak Berlin ve Hessen eyaleti basortusu yasaginini genisletti. Boylece polis ve adalette yasak kapsamina dahil edildi. Ingiltere'de Hollobone'nun sundugu yasa tasarisinin hukumet ortaklari ve isci partisi tarafindan kabul edilmeyecegi yapilan aciklamalardan anlasiliyor. 2007'de egitim bakanligi gonderdigi bir yaziyla okul mudurlerine guvenlik gerekcesiyle giyim kusami belirleme yetkisi veriyordu. Pece ve basortusu konulari en fazla kuzey ve guney Avrupa'da tartisiliyor. Ancak tartismalarin en yogun yasandigi ulke hic suphesiz Fransa. Ozellikle Sarkozy'nin cumhurbaskani olarak secildigi 2007 tarihinden bu yana Islam ve laiklik Fransa'nin gundeminde. Sarkozy konuyu bazen dogrudan bazen dolayli-uyduruk kiliflarla tartismaya acti. Son dort yilda tartisilan konular : minareler, basortusu ve liseler, helal urunler sunan fast foodlar, Cuma vakti sokaga tasan muslumanlar ve son olarak pece. Bu basliklar uzerinden muslumanlar her defasinda yargilandi. Ulusal kimlik tartismalarinda da hedef alinan muslumanlar oldu. Ancak Sarkozy yilmaksizin cesitli vesilelerle konuyu gundeme getirmekten cekinmiyor. Konunun ekseriyetle laiklik cercevesinde tartisilmasi, Fransa'nin 1905 laiklik yasasi kabulu oncesinde yasanan klise devlet tartismalarindan, cekismelerinden esinlendigini gosteriyor. Aziz Bartolomeus Yortusu gecesi protestanlarin Paris sokaklarindan katolikler tarafindan kilictan gecirilmeleri (1572) sikca gundeme getirilen tarihi hadiselerin basinda geliyor. Aydinlanma asrinda yasanan tartismalar modern Fransa'da din-devlet iliskilerinin temelini olusturdu. Sarkozy'nin muslumanlari ilgilendiren konularda sikca laikligin arakasina siginmasi ortak deger olarak kabul edilen laikligi sulandirmakta. Sarkozy'nin laiklik konusunda 20 Aralik 2007'te Latran'da (Roma) yaptigi konusmayi hatirlamak yeterli olacaktir. Latran konusmasinda laikligi ovmekle birlikte "pozitif laiklik" tabirini ortaya atti ve laikligin yeniden yorumlanmasi gerektigini soyleyerek Fransa'da laiklik tartismasi baslatti. Ne var ki gozden kacan tartismanin baska bir asra ait oldugu gercegi. Sosyolojik olarak Fransa ne 16. ne de 19. yuzyilin Fransa'si. Ozellikle "esitlik, kardeslik ve hurriyet" mottosunda ki "hurriyet" sozcugu Mayis 1968 olaylarindan sonra klasik anlamini yitirdi ve taslari yerinden oynatti. O gune kadar yasa ve degerler baglaminda belirlenen normal/anormal , tipik/atipik ayrismalari bu gunun Fransa'si basta olmak uzere tum Avrupa'da anlamini yitirdi. Hurriyet anlayisinin 1968'den once oldugu gibi siyah/beyaz olarak sunulmasi mumkun degil. Bu noktada toplum muhendisligi yenilmistir. Bu gercek nedense muslumanlar soz konusu olunca pek degerlendirmeye dahil edilmiyor. Muslumanlardan bahsederken eski kistaslar uzerinden, 1572-1968 oncesi donemde, yasanan trajik deneyimler uzerinden degerlendiriliyor. Bu cercevede Sarkozy'nin basvurdugu iki tip laiklik oldugunu soylemek mumkun. Muslumanlari ilgilendiren laiklik ve muslumanlari ilgilendirmeyen laiklik. Latran oncesi ve sonrasi... Sarkozy'nin eski danismani Abderrahmane Dahmane yasananlara tepkisini tanidiklarina yesil yildizlar (II. Dunya Savasi'nda yahudilere taktirilan sari yildiza gondermede bulunuyor) dagitarak gosterecegini ifade etti. Ilk bakista abartili gorulebilir ancak eski kodlar uzerinden konusanlar icin bunun bir anlami var. Iki bin kisiyi ilgilendiren bir konu icin bir yasanin cikarilmasi ve medya uzerinden sulandirilmasi, saglanan barisa ragmen 1572'de protestanlari siyasi hesaplarla gozden cikaran Catherine de M