PKK defedilecektir !

Cumhurbaskani Gul, ''Teror uzun soluklu ve akilli bir mucadele ile defedilecektir'' dedi. IZLE

Gul, Maslak'taki Harp Akademileri Komutanligi Ataturk Harp Oyunu ve Kultur Merkezi Cok Amacli Salonu'nda ilk kez verdigi konferansta, 162 yillik gecmise sahip akademiye gelmekten mutluluk duydugunu dile getirerek, son gunlerde teror olaylarinda hayatini kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi. Gul, Turk Silahli Kuvvetlerine gecmis olsun dileginde de bulundu. Guney Kore'ye yaptigi seyahati hatirlatan Gul, BM Anit Mezari'ni ziyaret ettigini ve bu geziye bazi gazileri de goturdugunu ve orada Turk askerlerinin saygiyla anildigini soyledi. Gul, Guney Kore'de kendisinin ''Kan kardesi'' olarak karsilandigini ifade etti. Askerle ve silahli kuvvetlerle duydugu gururu dile getiren Gul, Turk askerinin sadece vatanini korumadigini, insanlik adina da gorevler yaptigini belirtti. Cumhurbaskani Gul, askerin yurt disinda yaptigi gorevlerin Turkiye'ye buyuk bir guc kattigini belirterek, soguk savasin bitmesiyle birlikte gecmisteki dusunce kaliplarinin gecerliligini kaybettigini dile getirdi. Soguk savas sonrasi yasanan gelismelere ve yeni kurulan devletlere de atifta bulunan Gul, Ortadogu'da da buyuk degisikliklerin meydana geldigini, Irak'ta degisiklikler oldugunu, Filistin meselesinin ''aciyan bir yara'' seklinde devam ettigini anlatti. Orta Asya cografyasindan de soz eden Gul, orada kurulan devletlerin halen sikintilar yasadigini, ancak gelecegin parlak olacagina inandigini soyledi. Gul, dunyanin guc merkezinin Asya'ya dogru kaydiginin goruldugunu de belirtti. Latin Amerika'nin da atilim icinde bulundugunu, Afrika'nin ise maalesef insanligin buyuk yarasi olarak goruldugunu anlatan Gul, dunyada teknoloji ve iletisim alaninda da buyuk bir degisim yasandigina isaret etti. Dunyanin giderek seffaflastigini, haberlesme dunyasina butun haberlerin girmeye basladigini da soyleyen Gul, teknoloji ve gundelik hayattaki degisimlerin insanlarin hayata ve dunyaya bakisini degistirdigini ve dusunsel bir donusum gerceklestigini anlatti. Bu dusunsel donusumun devleti ve devlet idarelerini de etkiledigini ifade eden Gul, boyle bir dunyanin iyi okunmasi, bu sessiz devrimin iyi anlasilmasi gerektigini kaydetti. -''TAHLILI ZOR BIR DUNYA...''- Enformasyon teknolojisindeki degisimlere insanlarin kendisini adapte etmesinin degisimden daha fazla zaman aldigini, bunun da zorluklari beraberinde getirdigini kaydeden Gul, ''Son yillarda ozellikle iki kutuplu dunya ve soguk savas donemi bittikten sonra ortaya artik tahlili zor bir dunya da cikmaktadir. Kim dost, kim dusman bunlari ayirt etmek de gercekten sikintili bir hale gelmektedir'' dedi. Eski dunyada kim dost, kim dusman analiz etmenin kolay oldugunu da ifade eden Gul, ''Bugunku dunyada bazen komsunuzdan, bazen muttefikinizden, bazen en yakin kardes bildiginizden, bazen de icine girmek icin ugrastiginiz birliklerden dostca, dusmanca tavirlar farkli farkli gelebilmektedir. Bunlari hepimizin yeniden degerlendirilmesi ve cok dinamik bir surece girdigimizi kavramamiz gerekmektedir'' diye konustu. Cumhurbaskani Gul, yasanan surecte Turkiye'nin de degistigini ve gelistigini unutmamak gerektigini belirterek, ''Istesek de istemesek de bu dunya herkesi etkilemektedir. Turkiye arzulu bir sekilde bu degisimin icindedir. Ulkemizde siyasetten ekonomiye, ticarete, hukuk sistemimize, sosyal hayatimiza kadar her seyde koklu bir degisim soz konusudur. Bu donusumun esas hedefi gunumuz dunyasina ayak uydurmak, cagin gereklerini yapmak ve geride kalmamaktir'' dedi. *** Cumhurbaskani Abdullah Gul, terorun bugun Turkiye'nin birinci meselesi oldugunu belirterek, ''Teror uzun soluklu ve akilli bir politika ile defedilecektir. Her seyin basinda devletimizin ve milletimizin kararliligi ve mucadele azmi gelmektedir'' dedi. Gul, Harp Akademileri Komutanliginda verdigi konferansta yaptigi konusmada, terorun ortaya cikan yeni bir fenomen oldugunu belirterek, maalesef terorun ulkede can almaya da devam ettigini kaydetti. Sehitleri sukranla anan, gazilere sifa, butun ailelere de sabir dileyen Cumhurbaskani Gul, TSK'nin ve guvenlik teskilatinin yaninda halkin desteginin oldugunu vurguladi. Cumhurbaskani Abdullah Gul, ''Bu konu bugun Turkiye'nin birinci meselesidir. Bu konu Turkiye'de tam kontrol altina alinmadan, Turkiye'nin diger konularinda gelismek ve ileri gitmek zordur. Bunu bildigi icin zaten teror karsimiza cikmaktadir. Turkiye, bu engeli asmak ve bu tuzaktan da kurtulmak zorundadir. Terorun bircok cesitli yuzu de vardir. Bizimki maalesef en kotusudur. Cunku bolucu ve etnik bir temele dayali bir terordur. O bakimdan isimiz belki baskalarindan daha zordur. Bu sebeple teror uzun soluklu ve akilli bir politika ile defedilecektir. Her seyin basinda devletimizin ve milletimizin kararliligi ve mucadele azmi gelmektedir'' diye konustu -''BU ZOR ISI BASARACAGIZ''- ''Terorun beslendigi cografyayi bilenler, bu mucadelenin oyle cok kolay olmadigini da kavrarlar'' diyen Gul, ''Kolay olmadigi derken, herhangi bir sekilde bikkinlik degil, bu zor ama bu zor isi basaracagimizi soylemek istiyorum'' dedi. Disaridan bilen veya bilmeyen herkesin konuyla ilgili yorumlarin yapildigina dikkati ceken Cumhurbaskani Gul, sunlari kaydetti: ''Turkiye'nin Irak sinirinin 350 kilometre oldugunu, aslinda kus ucusu bunun daha kisa oldugunu ve o cografyanin nasil bir cografya oldugunu gidip gormeyenler tahayyul edemezler. Ben Sirnak-Hakkari arasinda hem kara yolu, hem hava yolu ile giden gelen bir insanim. Dunyayi da gorevlerim icabi cok dolasan bir insanim. Buraya benzer bir cografyayi ancak Pakistan'dan Afganistan'a, Tacikistan'dan Afganistan'a giderken gorursunuz. Dolayisiyla hemen isin kolayina kacip, 'nicin kontrol edilemiyor, nicin surada su karakola soyle oluyor?' sorulari sorulurken once isin bu tarafini herkesin bilmesi gerekir. Asimetrik savas dedigimiz her turlu gayri nizami ve hukuki yollari reddeden, hicbir degerler sistemiyle de kendini bagli gormeyen teror orgutunun, tabi ki yeri geldiginde kallesce, yeri geldiginde baska turlu bir mucadele icerisinde dunyanin en buyuk baskentleri ve en guclu guvenlik engellerini bile astigini hepimiz biliyoruz.'' *** Cumhurbaskani Abdullah Gul, son teror olaylarinin tamamen panik icinde ve nereye gittigini bilmeyen bir teror orgutunun davranislari oldugunu belirterek, ''Kendisine alan kalmayacagini fark eden teror orgutu, boyle bir panik ve acelecilikle son saldirilarini yapmaktadir. Bu isi Turkiye'de tehdit olmaktan cikarmak icin ne gerekirse yapilacagini hem dunya, hem teror orgutu bilmelidir'' dedi. Gul, Harp Akademileri Komutanliginda verdigi konferansta, terorle mucadelenin gercekten farkli bir mucadele sekli oldugunu ve onun icin uzun soluklu olmasi gerektigini belirtti. ''Ozellikle son donemde ulkemizde demokratik ve hukuk standartlarinin tum alanlarda yukselmesini kendisine tehdit goren bolucu teror orgutu saldirilarini artirmaya baslamistir'' diyen Gul, demokrasilerin teroristlerin istismar edecegi alanlari yok ettigini, teroru ve teroristi izole ettigini, boylece terorle mucadelenin de kolaylastigini vurguladi. Cumhurbaskani Gul, sozlerini soyle surdurdu: ''Bundan su anlamin da cikmamasi lazim. Demokrasi derken, terorle azimli, kararli ve etkili mucadele yapmak icin tedbir almamak, tedbirlerde zafiyet yaratmak, kararlilikta zafiyet yaratmak, olaganustu tedbirleri devreye sokmamak anlami da cikmamasi lazim kesinlikle... Ben demokrasiden bahsederken onlarin istismar alanlarini yok etmek, cunku onlarin en buyuk istismar ettigi alan halktir, halkla baglarini koparmanin yolu da buradan gecmektedir. O bakimdan teror orgutunun son aylardaki saldirilarinda halkta kaybettigi itibarin da cok etkisi vardir. Uslendigi bolgede uluslararasi ve bolgesel diplomatik gelismelerden sezindigi intibalarin da cok buyuk etkisi vardir. Bu aslinda kendisinin bir nevi panik icinde oldugunu gostermektedir ve bu son hareketleri tamamen panik icinde olan ve nereye gittigini bilmeyen bir teror orgutunun davranislaridir. Bolgemizdeki gelismeler teror orgutunun herkese tehlike oldugunu gostermistir. Maalesef Irak'taki otorite boslugu ve oradaki kontrolsuzluk ve daha onceki baska Irak sebepleri dolayisiyla alinan tedbirler ki buna 36-38. paralellerin korunmasindan baslarsak, oralarda bir yeserme ve kok salma maalesef gerceklesmistir. Ancak son gelismeler, bolgede isbirliginin artmasi, bolge halkinin uzun vadeli mutlulugunun gerceklestirilmesi icin bu teror orgutunun buradan ayiklanmasi gerekliligi bolge ulkeleri tarafindan da gec de olsa fark edilmistir. Gec de olsa tedbirler devreye girmektedir. Kendisine alan kalmayacagini fark eden teror orgutu, boyle bir panik ve acelecilikle son saldirilarini yapmaktadir. Suphesiz ki terorle mucadele stratejilerimiz daima gozden gecirilmekte, alinacak yeni tedbirler varsa bunlar alinmakta ve bu konudaki kararliligimiz her firsatta teyit edilmekte ve tekrarlanmaktadir. Devletimiz, milletimiz, butun guvenlik kuvvetimiz, basta TSK olmak uzere hep beraber, sonuna kadar, kararli bir sekilde bu isten kurtulmak ve bu isi Turkiye'de tehdit olmaktan cikarmak icin ne gerekirse yapilacagini hem dunya hem teror orgutu bilmelidir. Bu slogan olarak gelebilir ama bu devletin kararliligidir. Onun icin bunu burada sizlerle bir kez daha tekrarliyorum. Inaniyorum ki teror orgutunun bu panigi sebepsiz degildir, bunu hepimiz yakin gelecekte gorecegiz.'' Cumhurbaskani Abdullah Gul, ''Cevremizdeki istikrarsizlik bolgelerinde baris, huzur ve refahin temin ve tesisine yonelik katki imkanlarimiz artmis, butun buralarda varligimizi gostermeye baslamisiz. Ayni cografyayi paylastigimiz ulkelerle bolge barisina, huzuruna ve refahina katki sonucu elde edecegimiz musterek menfaatler artmistir'' dedi. Gul, Harp Akademileri Komutanliginda verdigi konferansta, Turkiye'nin AB ile tam uyelik muzakerelerine basladigini hatirlatarak, 60 yildir bir devlet politikasi yurutulen Turkiye ile AB surecinin bazen hizli, bazen yavas gittigini soyledi. Cumhurbaskani Gul, Turkiye'nin bu konuda aldigi mesafeye de isaret ederek, ''Bu, Turkiye'nin istikrarli, kurumsallasmis bir demokrasinin mevcudiyeti, hukuk devleti ve hukukun ustunlugu, insan haklarina saygi gibi alanlarda ulastigi duzeyin cok onemli bir gostergesidir'' dedi. Gul, AB ile muzakereye baslamanin iki kosulundan birinin o ulkenin demokratik ve hukuk standartlarinin herhangi bir Avrupa ulkesi seviyesine ulasmasi, digerinin de isleyen bir piyasa ekonomisinin gerceklesmesi oldugunu anlatti. Buyuk cogunlugu Musluman bir ulke olan Turkiye'nin Avrupa standartlarini yakalayarak bir ilki gerceklestirdigini ifade eden Gul, bunun onemli bir gelisme oldugunu da dile getirdi. ''Turkiye, herhangi bir Avrupa ulkesindeki demokrasi ve hukuk standartlarini yakalamistir'' diyen Gul, bundan dolayi da muzakerelerin basladigini belirtti. Cumhurbaskani Gul, ekonomik acidan da Turkiye'de hizli bir degisim yasandigini, bunun dunyanin da dikkatini cektigini kaydederek, ekonomik gostergelerden de soz etti. Turkiye'nin dunyanin yasadigi butun krize ragmen gecen yil 100 milyar dolarin uzerinde ihracat yaptigina isaret eden Gul, Turkiye'nin gelismesinde kendi tasarim ve projelerinin de onemli oldugunu anlatti. Gul, Turkiye'nin baskalarinin tasarrufunu da cekip, kendi kalkinmasinda kullanma arzusunda oldugunu belirterek, ''Turkiye'nin hizli ve suratli kalkinmasini beslemek icin bizim de Arap'in, Rus'un, Japon'un, Ingiliz'in tasarruflarini Turkiye'ye getirmek en dogal hakkimizdir'' dedi. Gecmiste yabanci sermaye ve tasarrufun Turkiye'ye gelmedigini de dile getiren Gul, bunda gecmiste kurallarin ve hukuk sisteminin guven vermemesinin etkili oldugunu soyledi. Gul, Turkiye'nin son yillarda hizli buyume gerceklestiren bir ulke oldugunu, Turk sirketlerinin cok buyuk yatirimlar yaptigini ifade etti. Bir zamanlar Turkiye'nin muttefiklerinin vermedigi teknolojiyi Rusya'dan alarak cam urettigini de kaydeden Gul, ulke turizminin geldigi noktaya da isaret etti. Turk muteahhitlerinin dunyanin ikinci buyuk muteahhitleri oldugunu da anlatan Gul, cok buyuk projelerin Turk sirketleri tarafindan gerceklestirildigini soyledi. Turkiye'nin savunma sanayi alaninda da gelisme gosterdigini ve bu alanda ihtiyaclarinin yuzde 45'ini yerli uretimle karsilayacak duruma geldigini vurgulayan Gul, ziyaret ettigi ulkelerde de savunma sanayinin urunlerini satmak icin ugrastigini kaydetti. Gul, Turkiye'nin 70 cente muhtac duruma dustugu gunlerin de bulundugunu anlatarak, bugun Turkiye'nin yilda 1,5 milyar dolar insanlik icin yardim yapan bir ulke oldugunu belirtti. -KULTUREL ALANDAKI BASARILAR- Turkiye'nin son donemde kulturel alanda da olaganustu basarilar elde ettigini, sanatta, sinemada daha once hic kazanilmayan basarilar kazanildigini ifade eden Gul, ''Begeniriz, begenmeyiz, cesitli sekillerde tenkitler olabilir ama Nobel kazanmis bir yazar, Turkce yazdigi icin kazanmistir ve onun kitaplari Turkiye'nin her yerinde satiyorsa, Turkiye'yi ve Istanbul'u anlatmaktadir ve herkese bir Turkiye sevgisi asilamaktadir'' dedi. Arastirma, gelistirme ve bilimsel faaliyetlere de onemli fonlar ayrildigini, kisa sure icinde arastirma ve gelistirmeye milli gelirin yuzde 2'sinin ayrilmaya baslanacagini, su anda yuzde birinin yakalandigini anlatan Gul, arastirma ve gelismeye yatirim yapmayan ulkelerin teknoloji transferi yapmaya mecbur oldugunu kaydetti. Turkiye gibi buyuk bir ulkenin teknoloji transferiyle devam edemeyecegini, teknoloji gelistirmesi, bilim uretmesi, kendi icatlarini ve buluslarini yapmasi gerektigini ifade eden Gul, sozlerini soyle surdurdu: ''Turkiye gibi buyuk tarihi gecmisi, siyasi anlami, buyuk cografyasi ve guclu silahli kuvvetleri olan bir ulkenin arastirma ve gelistirmeye oncelik vermemesi gibi buyuk bir hata olamaz. Maalesef uzun yillar cok ihmal ettigimiz bir konuyu yakindan takip ettigim icin biliyorum son yillarda Avrupa Cerceve Programi cercevesinde inanilmaz yerli ve yabanci fonlar almaktayiz. Cunku oraya biz de katki yapmaktayiz. Butun bunlardan sonra, 5-10 yil sonra Turkiye'nin adinin ABD, Avrupa, Cin, Hindistan, Kore arasinda gectigini hep beraber gorecegiz.'' Cumhurbaskani Gul, bu degisiklikliklerin stratejik konuma ve uluslararasi sahnede ustlenilen sorumluluga iki turlu etkisi oldugunu ifade ederek, sunlari kaydetti: ''Cevremizdeki istikrarsizlik bolgelerinde baris, huzur ve refahin temin ve tesisine yonelik katki imkanlarimiz artmis, butun buralarda varligimizi gostermeye baslamisiz. Ayni cografyayi paylastigimiz ulkelerle bolge barisina, huzuruna ve refahina katki sonucu elde edecegimiz musterek menfaatler artmistir. Unutmayalim ki, dunyanin hangi bolgesi olursa olsun guvenlik ve istikrar olmayinca ekonomik isbirliginden bahsedemeyiz, ekonomik isbirligi olmayinca da kesinlikle refah olmayacaktir. Refahin olmadigi yerde, mutsuz insanlarin oldugu yerde de istismara acik alanlar olacaktir ve bunlari yeri geldiginde kullanmasini bilenler de kullanacaktir.'' *** Cumhurbaskani Abdullah Gul, ''Boyle bir kirilgan bolgede TSK'yi guclu tutmak, her bakimdan ona verdigimiz onemi gostermek, hepimizin onde gelen gorevlerinden birisidir'' dedi. Cumhurbaskani Gul, Harp Akademileri Komutanligi Ataturk Harp Oyunu ve Kultur Merkezi'nde verdigi konferansta yaptigi konusmada, Turkiye'nin artan gucunde suphesiz TSK'nin cok buyuk katkisi oldugunu belirterek, Turk ordusunun tarihin derinliginden suzulup gelen ustun meziyetlerinin dunya tarafindan takdir edildigini ve bilindigini soyledi. Gul, ''Bunu guclu sekilde tutmak, donatmak ve gelistirmek hepimizin birinci onceliklerindendir. Asla ihmal edemeyiz. Boyle bir kirilgan bolgede hala istikrarin ve guvenin olusmadigi, temel sorunlarin cozulmedigi, hala bu cografyanin bircok kirilganliklara sahne oldugu ve belirsizliklerin oldugu bir ulkede TSK'yi guclu tutmak her bakimdan ona verdigimiz onemi gostermek, hepimizin onde gelen gorevlerinden birisidir'' diye konustu. Caydiriciligin her ihtimale karsi ve her zaman elzem oldugunu anlatan Gul, ''Hazir ol cenge, istersen sulh-u salah'' atasozunu animsatti. Cumhurbaskani Gul, sozlerini soyle surdurdu: ''Sizler aslinda savasmak icin degil, savasi onlemek icin, savasin cikmasina firsat vermemek icin hazirsiniz ve hazir olmaya calisiyorsunuz. Egitimi onun icin aliyorsunuz, komutanlar onun icin gece gunduz cirpiniyor. Buna eger 'hard power' diyecek olursak, bunu guclu bir sekilde tutmamiz ve caga ayak uyduracak sekilde gucunu artirarak devam ettirmemiz gerekirse, diger yandan 'soft power' diye anlatilan konular vardir. Bunlar gayet acik bir sekilde ekonominin, demokratik standartlarin, kultur hayatinin, arastirma, gelistirme ve egitim konularinda guclu olmasidir. Bunlari ne kadar guclu hale getirebilirsek, bir ulkeyi ne kadar seffaf yapabilirsek, bir ulkenin yoneticileri yeri geldiginde hesap verebilir hale gelirse, bir ulkede kadin-erkek esitlikleri ne kadar tam saglanirsa, bir ulkede yolsuzluklar en kadar aza indiyse, o kadar o ulkenin 'soft power'indan bahsedebilir, guclu diyebiliriz. Hakkimizda gormedigimiz yazilar, hazirlanan raporlar guzel yazilir veya soyledigim noksanliklar varsa bir ulkede onlar da defolu bir ulke sinifinda olarak gosterilir. Turkiye'nin 'hard power' dedigimiz cok guclu, iyi donanimli, modern techizatlarla ve bunlari kendisi ureterek guclu hale gelen ordusuyla siyasi, demokratik, bilim, kultur, egitim alanini da cok guclu hale getirmemiz gerekmektedir. Bunlari yapamadigimiz surec icerisinde dogrusu noksan kaliriz. Bunlarin ikisini bir yapmamiz gerekir. Bunlarin birisi bir tarafta noksan olursa birinde tek ayakta yuruyebilmekteyiz. Bunlari beraber yapabilen ulkeler bugun kalkinmis, gelismis, guvenlik icinde ve mureffeh ulkelerdir.'' -''DOSTUMUZ YOK'' SOYLEMINE YANIT- Cumhurbaskani Gul, Turkiye'nin ovunecegi baska bir sey daha oldugunu belirterek, ''Cogumuz deriz ki 'aslinda bizim dostumuz yoktur, hep kendi kendimizeyiz'. Bazen bunu hepimiz hissederiz. Disisleri Bakanligi yapmis bir kisi olarak, bunu zaman zaman ben de hissetmisimdir ama soyle bir kendimize geldigimizde aslinda oyle de degildir. Turkiye'nin itibari da dostu da coktur. Cunku dostlugu aranan bir ulkedir, dusmanligindan korkulan ve cekinilen bir ulkedir'' dedi. Turkiye'nin BM Guvenlik Konseyine 60 yildan sonra secildigini animsatan Gul, 1990'li yillarda cok sikintili konularin onlerine geldigi Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde, askerlerin cephede savastigi gibi savas verdiklerini soyledi. Simdi bu Meclisin Baskanligina bir Turk'un baskan secildigini, Islam Konferansi Teskilatinin Genel Sekreterinin bir Turk oldugunu, Kimyasal Silahlarin Yasaklanmasi Orgutunun basina da 3-4 ay once bir Turk buyukelcisinin secimle geldigini anlatan Gul, kisa sure sonra Cumhurbaskanligi danismanlarindan birinin NATO Genel Sekreter Yardimciligina getirilecegini belirtti. Gul, ''En cok fedakarlik yaptigimiz, icinde bulundugumuz NATO'da bile bu zamana kadar boyle gorevlere hicbir zaman gelinmemistir'' dedi. -''AB SURECI, SANCILI VE UZUN BIR SURECTIR''- Buyuk Ataturk'un, ''Turkiye'nin muasir medeniyetlerin ustune cikma hedefini'' Turkiye Cumhuriyeti kuruldugunda gosterdigini kaydeden Gul, soyle devam etti: ''Bunu biraz acarsak Anayasanin temel sartlarini olusturan demokratik, laik bir hukuk devletidir, bunlarin alt basliklari olabilir. Butun bunlari en olgun sekilde gelistirerek yeni nesillere tasimak zorundayiz. Bu yapilirken de dunyada artik hic kimse tek basina kalmamakta. Kucuk marketler bile birlesip buyuk marketler haline gelmekte. Turkiye'de bunu cok once 50-60'li yillarda gordugu icin AB ile butunlesme karari almistir, taa o zamandan... Bu yolda da onemli adimlar atmistir. AB ile tam uyelik aslinda kolay bir sey degildir. Ozellikle buyuk ulkeler icin kolay degildir. Utmayin ki Ingiltere, Fransa tarafindan 2 kez veto edilmistir. Ispanya, aday olduguna bin pisman edilmistir, kac kez geri cevrilmistir, muzakereye basladiktan sonra 12 yil almistir. Cunku bunlar buyuk ulkelerdir. Turkiye de buyuk ulke oldugu icin nufusuyla, ekonomisiyle, silahli kuvvetleriyle, gucuyle... Buyuk bir havuza kucuk bir tas dusmeyecektir. Buyuk bir havuzun dengesini bozacak, oraya buyuk bir varlik iniyor. Avrupa Parlamentosunda Almanya'dan sonra ikinci buyuk grup Turk grubu olacak. Onun icin bu surec sancili ve uzun surectir. Gorunur gorunmez engeller cikartilacaktir ama bizim icin onemli olan sudur; tam uyelik olur olmaz, bu ayri bir sey ama Turkiye'nin bu standartlara ulasacak degisimi yapmasi gerekir. Bu Turkiye'yi guclu hale getirecektir. Turkiye o transformasyonu yapip, o seviyeye geldikten sonra o gunku Turkiye ile bugunku Turkiye cok farkli olacagi icin belki bugun dolayli engel cikartanlar o gun bizi cekmek icin daha cok ugrasacak ve belki o zaman Turk halki 'bir dusuneyim' diyecektir. Ancak biz bu hedefi kaybettigimiz sure icerisinde bu transformasyonu yapamayiz. O bakimdan gozu kapali sekilde 'Biz buraya girelim, girmeyelim' deme yerine, ciddi sekilde analiz etmeliyiz. Arzu ederiz ki, butun bu degisim, kendi dinamizm, arzumuzla gerceklessin. Cumhuriyetin ilk yillarinda Buyuk Ataturk bu iradeyi gosterdi ve Turkiye'yi bu kulvara soktu, simdi bunun sonunu getirmemiz lazim. Bunun sonunu getirmek icin de bizim bunlari Turk halki hak ettigi icin bu standartlari yukseltmemiz lazim.'' -EKSEN KAYMASI TARTISMALARI- Cumhurbaskani Gul, AB muzakereleri tamamlandiktan sonra uyeligi Turk halkina da soracaklarini, Avrupa'nin da kendi halklarina soracagini ifade ederek, sunlari soyledi: ''Bizim bugun bu istikameti kaybetmememiz lazim. Degerler acisindan da yani Turkiye'nin ekseni sagda mi solda mi doguda mi batida mi bunlar cok anlamli gelmemektedir. Onemli olan Turkiye'deki degerler nedir, konustugumuz ortak degerlerimiz nedir, ortak degerlerimiz; demokratik, laik, hukuk devleti olmak, insan haklarina saygi, serbest piyasa ekonomisi, kadin erkek esitligi... Butun bunlar varsa, Turkiye doguda olmus, batida olmus bunun bir anlami yoktur. Bu yonde de istikametimiz acik ve bellidir. Bir ulke baska bir ulkeyle is birligine girebilir. Turkiye de komsulariyla, Turk cumhuriyetleriyle, Islam dunyasiyla ozel iliskiler icinde olacaktir. Ancak bu Turkiye'nin 'soft power'inin bu ulkelere dolayli olarak yansitilmasi anlamina gelmektedir. Turkiye buyuk bir ibretle takip edilmekle ve ornek alinmaktadir.'' Ne zaman Turkiye kendini toparlasa onune engeller cikarildigini belirten Gul, Cumhuriyet'in kurulus yillarinda da bunlarin oldugunu, ancak Turkiye'nin bunlari astigini soyledi. TSK'nin fedakarligiyla gurur duyduklarini belirten Gul, 2023'de Cumhuriyet'in 100. yilinin kutlanacagini hatirlatti. Iceride sorunlarini cozmus bir Turkiye'nin uluslararasi duzeyde de cok daha fazla soz sahibi olacagini dile getiren Gul, dunyanin Turkiye'nin gucunu fark ettigi bir noktada iceride bir zafiyetin bu guce zarar verebilecegini ifade etti. Gul, o nedenle kendine guvenin onemli oldugunu da belirterek, TSK'nin kendini yenilemesi calismalarini takdirle izlediklerini sozlerine ekledi. .bookmark{width:360px;float:left;margin:10px 0px;display:block;} .bookmark a{float:left;display:block;width:60px;height:29px;overflow:hidden;background:url('../images/bookmark2.png');}