Mavi Marmara saldirisi ile ilgili Birlesmis Milletler Sorusturma Komisyonu'nun raporu aciklanmadi. Ancak raporun icerigine dair sizdirilan bilgilerde, Israil'in Gazze'ye uyguladigi ablukanin ve ambargonun mesru gosterildigi iddia ediliyor
Israil'in Gazze'ye insani yardim goturen Ozgurluk Filosuna saldirip 9 Turk vatandasini sehit otmesi uzerine Turkiye- Israil iliskileri bozulmustu. Birlesmis Milletler sorusturma komisyonu iki ulkenin arasini duzeltmek icin calismalarini surduruyor. Anlasma saglanamadigi icin BM genel sekreterine konuyla ilgili raporun sunulmasinin 1-2 hafta gecikecegi tahmin ediliyor. Rapora iliskin basina aciklama yapilamazken, komisyondan sizdirilan bilgilere gore, raporda Israil'in Gazze'ye uyguladigi ambargo mesru gosteriliyor.
Birlesmis Milletler'in (BM) Mavi Marmara sorusturmasini degerlendiren Insani Yardim Vakfi (IHH) Mutevelli Heyeti Baskan Yardimcisi Huseyin Oruc, "Turkiye'nin 3 tane temel istegi var, bu raporla beraber olusmasini istedigi olmazsa olmazi; ozur dilenmesi, tazminat odenmesi ve Gazze'de devam eden illegal, kanunsuz, hukuksuz gaddarca uygulanan ambargonun kaldirilmasi. Bu istekler karsilanmadigi muddetce Turkiye'nin bu raporu kabul etmesi mumkun degil. Bizim de kabul etmemiz mumkun degil" dedi.
Oruc, "Israil'in gecen yil Gazze'ye yardim goturen insani yardim konvoyundaki Mavi Marmara gemisine yaptigi saldiriyi sorusturan BM Sorusturma Komisyonu'nun raporuyla ilgili beklentiniz nedir" seklindeki sorusuna, raporun tamamen siyasi bir rapor oldugunu yanitini vererek sunlari soyledi: "Bu rapor, devletler arasinda yapilacak anlasma ve uzlasmayla cikacak bir rapor. Biz buna elbette saygi duyuyoruz. Turkiye'nin 3 tane temel istegi var, bu raporla beraber olusmasini istedigi olmazsa olmazi; ozur dilenmesi, tazminat odenmesi ve Gazze'de devam eden illegal, kanunsuz, hukuksuz gaddarca uygulanan ambargonun kaldirilmasi. Bu istekler karsilanmadigi muddetce Turkiye'nin bu raporu kabul etmesi mumkun degil. Bizim de kabul etmemiz mumkun degil."
Taammuden adam olduruyorlar
Ellerinde bir BM raporu bulunduguna isaret eden Oruc, sozlerini soyle surdurdu:"BM'nin Insan Haklari Komitesi, olaylarin hemen arkasindan olusturdugu bagimsiz bir komisyonla Mavi Marmara'da ve filonun diger gemilerinde neler yasandigiyla ilgili cok detayli bir sorusturma yuruttu, bu sorusturmanin sonunda da 2010 Eylulunun sonunda bir rapor yayimladi. Bu raporda Mavi Marmara'da neler yasandigi, hangi suclarin islendigi cok detayli bir sekilde dunyayla paylasildi. Bizim bildigimiz, kabul ettigimiz tek rapor bu. Bunun otesinde, bunun gerisinde kalacak hicbir raporu ne Turkiye, ne IHH, ne de Mavi Marmara'nin icerisinde olanlar kabul edecektir. O rapor, Israil'in taammuden adam oldurdugunu, taammuden insanlari yaraladigini, insanlari kacirdigini haksiz yere hapsettigini, esyalarina el koyup caldigini soyluyor. Butun bunlarin karsiliginda ozel hukuk icerisinde de cezalandirilmalarin mutlaka yapilmasini istiyor. Devletler arasinda BM catisinda yapilacak her turlu anlasma, Israil ve Turkiye'nin kabul edecegi sartlarda onlari baglayan sey, devletleri baglayan sey. Ama biz sonuna kadar bu saldiriyi yapan, bu saldiriya emir veren herkesin yaptiklari sucun karsiligindaki cezayi almalari icin ugrasmaya devam edecegiz."
Israil, her yerde yalnizlasiyor
Oruc, filoyla yola ciktiklarinda Filistin'de yasananlarin tum dunyada algilanmasini istediklerini ifade ederek soyle konustu: "Filo yoluna devam edemese de, Atina'da takilsa da artik tum dunya, butun uluslar, butun halklar, devletler, Filistin sorununun takipcisi oldu. Israil'in yaptiklarinin kabul edilemez oldugunu Batidaki toplumlar bir kez daha anlamis oldular. Yunanistan icin cok kritik gunler yasaniyor. Yunanistan'daki ekonomik kriz cok ust boyutlara tasindi. Yunanistan meclis baskan yardimcisi, bizim yaptigimiz basin toplantilarindan bir tanesine geldi, filoya destek vermek amaciyla geldi. Onun soyledigi cok onemli bir soz vardi. Bu, butun batida yaslananlari ozetleyen bir sozdu: 'Bu ekonomik krizle bu hukumet bizim vucudumuzu satti, 2. ozgurluk filosunu engellemekle de ruhumuzu satti.' Yunan halklari icin denize acilmak olmazsa olmazlardan bir tanesiydi, sokaktaki insanlara da sordugunuzda hepsinin soyledigi bir sey var: Bu denizlerde 3 bin yildir biz ozgurce dolasiyoruz, hicbir kimse bu gune kadar bu ozgurlugumuzu engellememisti. Simdi ilk defa Amerika ve Israil'in baskisiyla ozgurlugumuz engelleniyor. Simdi Israil, dunyanin her yerinde yalnizlasan, sadece kaba guce inanan, hakka-hukuka inanmayan bir devlet olarak goruluyor. Bu da bizim icin cok buyuk bir kazanc."
BM Raporu, ambargoyu mesrulastiramaz
Raporun icerigine dair bilgilerin disariya sizdirilmasini nabiz yoklama olarak degerlendiren Mazlumder Istanbul Subesi Baskani Cuneyt Sariyasar, Israil'in yaptigi katliamlarin ortada oldugunu soyledi. Turkiye'nin Ozgurluk filosuna yapilan saldiriyla ilgili Turkiye'nin dik durusunu surdurmesi gerektigini belirten Cuneyt Sariyasar, "Bizi uzecek olan Turkiye'nin bu konuda zaaf gostermesidir" dedi. Birlesmis Milletlerin, Guvenlik konseyindeki 5 ulkenin kontrolunde olduguna dikkat ceken Sariyasar, BM Genel Sekreterinin Israil lehine bir cikarilmasi icin ugrastiginin goruldugunu soyledi. Gazze'ye uygulanan ambargonun BM'nin aldigi kararla mesrulasamayacagini dile getiren Sariyasar, BM'nin gasip devletlerin insanlik adina calisiyor gibi gorunerek, goz boyayan ve illizyon yapan organizasyon oldugunu dile getirdi. Asil mesruiyet kaynaginin insanlarin vicdanlari oldugunu belirten Sariyasar, "Gazze'ye uygulanan abluka hem karadan hem de denizden kaldirilmalidir. Gazze'ye sadece cocuk bezi ve mamasi degil, kendilerini savunmak icin silahlarin da girmesi gerekir. Bu da mesrudur" dedi. Bati Seria, Kudus ve Eriha'nin Gazze'nin golgesinde kalmamasi gerektigini dile getiren Sariyasar, bu sehirlerde de her cok sayida Israil'in kontrol noktasi oldugunu, halkin zor durumda oldugunu hatirlatti.
milligazete