O soru Erdogan'a soruldu

Basbakan Erdogan Kanalturk'te gundemi degerlendirdi.

Basbakan Erdogan Kanalturk'te Tarik Toros, Erhan Basyurt, Adem Yavuz Arslan ve Sami Dadaglioglu'nun sorularini cevaplandirdi. BUGUN Gazetesi Ankara Temsilcisi Adem Yavuz Arslan Erdogan'a "Referandum degisikligiyle yandas yargi mi olusturulacak?" diye sordu. Basbakan Erdogan yapilan degisikligin Bati normlarina uygun olarak Italya, Ispanya vb... batili ulkelerin standartlarinda oldugunu acikladi. Iste Basbakan'in aciklamalarindan satir baslari: ** O konuda mahir olan CHP'dir. Malumunuz Mehmet Mogultay ve Seyfi Oktay doneminde atanmis 3 bin yargi mensubu oldugu biliniyor.. ** Biz atama yapacagimiz zaman -bir taraftan Yargitay ve Danistay kadro sikintisi yasiyor- bir yandan da diyorlar ki bize eleman atamalarini kamera esliginde yapin. Bu hukumete bir saygisizliktir. Bu gune kadar siz kamera ile mi atandiniz? ** Bu kafa bu anlayis o malum kafadir. Bu anlayis ulkeyi bir adim ileri goturemez. ** Yani bu ulkenin en akillisi onlar! Onlar secerse dogru baskasi secerse yanlis. Boyle bir anlayis olur mu? Buralar onlarin arka bahcesi burada bir kast sistemi var. Kendilerinden baskalarina hic kimseye guvenmiyorlar... Basbakan Recep Tayyip Erdogan, muhalefet partilerinin kendisiyle ilgili ''Yuce Divana gonderecegiz'' dedigini belirterek, ''Simdi bunu soyleyen insanlarla siz neyi konusacaksiniz?'' dedi. Bu tur bir seyi soyleyen insanin once iddiasini ortaya koymasi gerektigini ifade eden Basbakan, ''Ha biz iktidara gelince iddiamizi aciklayacagiz. Gec bu isi. Varsa bir iddian, koy ortaya, hemen git mahkemeye, yargiya git. Su anda da yargiya gidebilirsin. Su anda da yargi acik. Hemen davani ac. Ama su anda acilmis bir tane davalari yok bu konuda'' diye konustu. Basbakan Erdogan, Dolmabahce'deki Basbakanlik Calisma Ofisi'nde, Kanalturk televizyonunun ''Merkez Siyaset'' programinda gazetecilerin sorularini yanitladi. Erdogan, 2010 Dunya Basketbol Sampiyonasi C Grubunda Porto Riko'yu yenerek, 4. macini da kazanan (A) Milli Takimin basarisiyla ilgili goruslerinin sorulmasi uzerine, ekibin oz guven icinde oldugunu, hazirlik doneminde takimin o havasini gorunce kendilerine inandigini, guvendigini soyledi. Rusya macini seyretme imkani buldugunu bildiren Erdogan, soyle devam etti: ''Gonlum Yunanistan macini da izlemek isterdi, ama Istanbul'da oldugum icin televizyondan izledim. Mactan sonra takim kaptani Hidayet'i aradim, tebrik ettim. Dun aksamki macta gercekten takimin hirsi, azmi, kararliligi, kazanma noktasinda cok daha iyiydi. Rusya macina gore dun aksamki maci daha heyecanli, kararli buldum. Ersan'in da dun aksamki performansi cok yuksekti. Ucluklerde masallah bayagi iyiydi. Ben kendilerini ozellikle alan savunmasindaki basarilari ve pota altinda verdikleri mucadele sebebiyle tebrik ediyorum. Simdi Cin ile oynayacaklari bir maclari var. O mactan sonra zaten diger grubun dorduncusu ile oynayacaklar. Biz de yakindan izleyecegiz. Yani izleme firsati buldugum yerde gidip bizzat maclarini izleyecegim. Ama bir taraftan da kampanya yuruyor. Kendileriyle beraber bu heyecani paylasmak, onlari sampiyonluga giden yolda yalniz birakmamak benim icin de milli bir gorev. Onlara tek tek basarilar diliyorum.'' HALK OYLAMASI Bir gazetecinin, halk oylamasi oncesinde siyasetteki gerilime isaret ederek, ''Referandum yeni bir baslangic olabilir mi? Siyaset bir noktada bulusabilir mi? CHP Genel Baskani Kilicdaroglu ve MHP Genel Baskani Bahceli ile bundan sonra atilan kopruler yeniden kurulabilir mi?'' yonundeki sorusuna Basbakan Erdogan, kendileri tarafindan atilan bir kopru bulunmadigini, ancak muhalefetin boyle bir kopru tesis etme gayreti olmadigini soyledi. CHP'nin onceki genel baskanina yonelik hep kendisinin ilgi gosterdigini, bas basa gorusme yaptigini, kendilerini ziyaret ettigini, ancak onlarin bir iade-i ziyarette bulunmadigini belirten Erdogan, arkadaslariyla birlikte CHP'nin yeni genel merkezine ziyarete gittigini, ancak AK Parti Genel Merkezi yapildiginda da bir iade-i ziyaret olmadigini kaydetti. ''TERORLE MUCADELEDE BILE KONSENSUS SAGLAYAMADIK'' Basbakan Erdogan, CHP Genel Baskanindan 3 kez ziyaret talebinde bulundugunu ve 3'unun de cevapsiz kaldigini bildirerek, sunlari kaydetti: ''Hep suna inandim. Biz siyasetciyiz, biz lideriz. Biz liderler olarak yeni kusaklara hep ornek olmaliyiz. Kaldi ki biz ulkeyi yonetiyoruz. Sayisal olarak parlamentoda yuzde 65'lik bir cogunluga da sahip olsaniz, parlamentoda mumkun oldugunca bir ortak akil olusturmada, bir uzlasmada, konsensus saglamada bunu ne kadar basarili surdururseniz, suphesiz ki ulke de gelecege cok farkli bir sekilde hazirlanir. Ama biz terorle mucadelede bile maalesef konsensus saglayamadik. Birkac meselede bir sey basariyorsunuz, ornegin bir basortusu meselesi... Basortusu meselesinde sagladiginiz bu basarida da yine muhalefet aliyor bunu Anayasa Mahkemesine tasiyor. Simdi o gun Anayasa Mahkemesine tasiyan muhalefet bugun cikiyor meydanlarda 'Basortusu sorununu ben cozerim' diyor. O gun 411 sayisini Anayasa Mahkemesine tasiyorsun, bugun kalkiyor diyorsun ki; 'Bunu ben cozerim'. Bunun altinda imzan var. Bu ne perhiz, bu ne ne lahana tursusu. Siyaset ilkeli olmayi, durust olmayi gerektiriyor. Eger siz durust olmazsaniz, ilkeli olmazsaniz, gelecek kusaklara nasil ornek olacaksiniz. Burada bu hep hedeften saptiriliyor. Bizim uzuldugumuz nokta budur. 12 Eylul bir kirilma noktasi olur mu? Benim kimseye on yargim yok. Boyle bir seyin icinde de degilim.'' -YUCE DIVANA GONDERME SOYLEMI- Basbakan Erdogan, bu sorular karsisinda uzuldugunu ifade ederek, ''Bana bu sorulari soruyorsunuz da acaba beni idam sehpasina gondermeye hazirlanan muhalefete ne soruyorsunuz?'' diye konustu. Ana muhalefet ve muhalefet partisinin kendisiyle ilgili ''Biz Yuce Divana gonderecegiz'' dedigini dile getiren Erdogan, konusmasini soyle surdurdu: ''Simdi bunu soyleyen insanlarla siz neyi konusacaksiniz? Yuzunu, gozunu, her seyini sizden esirgeyen insanlarla siz neyi konusacaksiniz? Bu tur bir seyi soyleyen insan once iddiasini ortaya koymali. 'Ha biz iktidara gelince iddiamizi aciklayacagiz'. Gec bu isi. Varsa bir iddian koy ortaya, hemen git mahkemeye, yargiya git. Su anda da yargiya gidebilirsin. Su anda yargi kapali degil ki. Yargi su anda da acik. Hemen davani ac. Ama su anda acilmis bir tane davalari yok bu konuda. Sadece bu isi soylem olarak, kafalari bulandirmak icin yapiyorlar. Tayyip Erdogan ile ilgili varsa Yuce Divana goturecek kadar onemli bir iddianiz, hemen baslatin sureci. Neyi bekliyorsunuz? Beklemeyin hemen acin davayi. Ve ona gore de surec baslamis olsun. Bizim milletvekilligimiz bittigi anda da zaten o dosyalar acilacaktir. Boyle bir sureci baslatmiyorlar. Dert ne biliyor musunuz? Bilgi ve duygu kirliligi meydana getirmek. Yani vatandasin kafasini karistiriyorlar. Bakiyorlar ki bu iktidar IMF'ye olan 23.5 milyar dolar borcu kimden aldi? MHP'den, DSP'den aldi, ANAP'tan aldi. 23.5 milyar dolarlik borcu 6.6 milyar dolara indirdi. Bu iktidar Merkez Bankasini bu koalisyon hukumetinden 26.5 milyar dolar doviz rezerviyle aldi. Simdi kasada 75 milyar dolar var. O iktidar memur-isci nemalarinda 13.5 katrilyon borcluydu. Bu borcu biz odedik. Konut edindirme yardimlari ayni sekilde. Bu borclari da biz ustlendik. Tum bunlarin oldugu donemde Turkiye'nin kamu net borc stoku, yani devletin borcu yuzde 74'teydi milli gelire orani, simdi yuzde 45'te. Devletin borcunu da buraya indirdik. Devletin borclanma faizi yuzde 63'tu, ama su anda yuzde 8. Yani yuzde 54-55 benim vatandasimin cebinde kaliyor. Enflasyon yuzde 30'du, simdi 7.6'ya indi. Butun bunlar acik net ortada.'' Bunlarin yaninda yatirimlari surdurduklerini, egitimde 150 bin derslik yaptiklarini, tum okul kitaplarini ucretsiz verdiklerini bildiren Erdogan, universite ogrencilerine saglanan bursu 45 liradan 200 liraya cikardiklarini, bu rakamin, 120 lira beslenme yardimiyla birlikte 320 liraya ulastigini aktardi. Erdogan, ilkogretimde yoksul erkek ogrenciye 20, kiz ogrenciye 25 lira, ortaogretimde erkek ogrenciye 35, kiz ogrenciye 45 lira verdiklerini belirterek, soyle devam etti: ''81 ile universitelerimiz girmis. Saglikta devasa yatirimlar var. Artik her ilimizde modern hastaneler insa ettik. Kogus gibi odalardan siyrildik, 1-2 yatakli odalar ve her odasinda tuvaleti, lavabosu var. Butun bunlarin yaninda ilaclari artik istedigi eczaneden alabiliyor. Istedigi hastaneye gidebiliyor. Diger tarafta 130 tane adalet sarayi insa ettik. Dunyadaki adalet saraylariyla adeta modern anlamda boyle bir yarisin icindeyiz. Ulasima bakiyorsunuz, Cumhuriyet tarihinde 6 bin 100 kilometre bolunmus yol yapilmis, biz 7.5 yilda 12 bin 300 kilometre bolunmus yol yapmisiz. Ic hatlarda THY'de tasinan yolcu sayisi 8 milyon yolcu iken 2002'de, simdi 40 milyonu asti. Dis hatlarda 20-22 milyon yolcu gidip geliyordu, 44 milyon yolcuya cikti. Bunlar Turkiye'nin citayi nasil yukselttigini gosteriyor. Turizmde 13 milyon turist, 8.5 milyar dolar gelir vardi. Simdi turist sayisi 27 milyonu asti, gelirimiz 22 milyar dolarin uzerine cikti. Butun bunlari yapan bir AK Parti iktidarini neyle Yuce Divana gondereceksin. Burada talan varsa, bu anlattiklarim neyin nesi?'' Basbakan Recep Tayyip Erdogan, referandumda onemli olanin 'evet' veya 'hayir' oldugunu belirterek, ''Nasil gecerse gecsin. Burada kabul veya ret disinda bir mesaj yok. Mesaj budur. Yuzde 50 arti 1 neyse odur'' dedi. Basbakan Erdogan, Kanalturk'te canli yayinlanan ''Merkez Siyaset'' adli programda gazetecilerin sorularini yanitladi. ''Muhalefet, pakette olmayan hususlar uzerine elestiriler yapiyor, boylece sanki paketteymis gibi imaj veriyor. Bir korkutma var. Ben bunlardan ikisinin milletin hassas duygularina hitap ettigi icin sanki etkiledigi yonunde kaygi tasiyorum. Deniyor ki; 'Eger evet cikarsa, bolucu orgut cesaret bulacaktir, Turkiye'nin bolunme sureci hizlanacaktir'. Ve yine deniliyor ki; 'Eger pakete evet derseniz, Turkiye kaosa suruklenecektir'. Pakette en ufak boyle kaygi verecek bir sey var mi? MHP lideri Bahceli'nin demeci var; 'Evet cikarsa PKK guclenir' diyor'' seklindeki soruya, Erdogan su yaniti verdi: ''Peki hangi maddeyle? Bunu sormak gerekmez mi? Bu 26 maddenin hangisi boyle bir yol veriyor? Desinler ki; 'Su madde sebebiyle PKK teror orgutu guc bulur'. Biz burada bir defa darbe anayasasini ne yapiyoruz, yargiliyoruz. Ama burada bolucu orgut lideri bugun eger hayattaysa, saglayan, ona Imrali'nin yolunu acan 3 kisi var; merhum Ecevit, Bahceli ve Yilmaz'dir. Onlarin koalisyon hukumeti doneminde teslim edilmedi mi? Teslim edildi. Onu Kocatepe muhribiyle Imrali'ya goturen kim? Bunlar degil mi, bunlarin iktidari degil mi? Oraya goturduler, orada yerlestirdiler, simdi sikilmadan sunu da soyluyorlar; 'Neden F tipi cezaevine nakledilmiyor da orada besleniyor?' Bunu da soyluyorlar zaman zaman. Oraya goturen sizsiniz. Niye goturdunuz? Demek goturmenin bir anlami, bir sebebi var. 'Peki siz o goturmeyi paylasiyor musunuz?' diye sorarsaniz, evet paylasiyorum. Bana gore yapilan is dogrudur. Ama ala-u valayla oraya goturen sizsiniz. Ve idamdan kurtulmasini saglayan da sizsiniz. Ve cok enteresan, gecenlerde bir televizyon kanalinda merhum Ecevit'in konusmasini dinliyorum, AB'ye verilen sozler, AIHM, bununla ilgili verilmis sozler, bunlar anlatildiktan sonra, 'erteledik' diyor. Arkasindan Sayin Bahceli'ye soruyorlar, 'Siz ne dusunuyorsunuz?', 'Sayin Basbakan gerekli aciklamalari yapti, benim herhangi bir soz soylememe gerek yok' diyor. Sizden geldi bu. O surecten bu hale geldi. Sunu soyluyorum, diyorum ki su paketin icerisinde bolucu teror orgutunun guclenmesine yonelik bir tane madde soylesinler, desinler ki su madde. Bu, arkadaslar bilgi kirliliginin daniskasidir. Bu, kafalari bulandirmak icin, kalkip bunlar bir iz biraksin diye atiyorlar iftirayi. Ondan sonra sen bu kara propagandayi silebilirsen sil. Yaptiklari is bu.'' ''YARSAV BU ISIN ICINDE AKTOR'' Isin gercegiyle muhalefetin anlattiklarinin yakindan uzaktan alakasi olmadigini kaydeden Basbakan Erdogan, bu paketin tam aksine daha adil bir yargilanma sistemini getirmek suretiyle yeni bir cigir actigini ifade etti. ''Eger evet denirse kaos cikar'' denildiginin hatirlatilmasi uzerine de Erdogan, Turkiye'de yillar yili milletin cogunlugunun 'Darbe anayasasinin silinmesi gerekir' dedigini belirterek, soyle devam etti: ''Yani kose yazarlarindan tutun da halka varincaya kadar. Peki simdi ne oldu da bunlar darbe anayasasini savunur hale geldiler? Darbe anayasasini savunanlar kimler arkadaslar? Hic bir araya gelemeyenler. CHP, MHP, BDP, Turkiye Komunist Partisi, Isci Partisi, YARSAV. Dusunebiliyor musunuz, YARSAV bu isin icinde aktor. Kim bu YARSAV? Uyelerinin hakim ve savcilardan olustugu bir vakif veya dernek, aktif rol oynuyor. Simdi nedir bu? Bu bir ihsasi reyde bulunmaktir. Sen nasil olur da ihsasi reyde bulunursun? Nasil olur da boyle bir calismanin icerisinde yer alirsin, rol alabilirsin? Simdi yarin, sahsim veya bir baska arkadasim, herhangi birinin hakim veya savci oldugu mahkemeye ben nasil guvenecegim, nasil gonul huzuruyla gidecegim? Guvenilebilir mi?'' ''YARSAV'in AB'nin geregi oldugunun'' soylendigini vurgulayan Erdogan, ''AB'nin geregi bu degil. AB, tumuyle yargi camiasini kapsayan boyle bir birligin kurulmasini istiyor ama o birlik sadece hakimlerin, savcilarin sosyal, ekonomik boyle bircok sorununu cozmeye yonelik, dertleri dinleyen ve bunlari cozume kavusturan bir birim. Dolayisiyla vatandasin hicbir guvencesini boyle bir olusum asla saglamaz'' diye konustu. Basbakan Erdogan, eski CHP Genel Baskani Deniz Baykal'in, ''2 maddeyi cikaralim, diger maddelere evet'' dedigini hatirlatarak, bu Anayasa Mahkemesine goturuldugu zaman mahkemenin esastan inceleme yaptigini vurguladi. Erdogan, ''Esastan incelemesi aslinda dogru degil, ama yapti. Bir redaksiyon da orada yaptilar. Bu redaksiyon yapildiktan sonra da onumuze bu paket geldi. Peki bu 2 madde denildi ve siz yargiya sayginiz varsa, yarginin bu kararindan sonra zaten '26 maddede biz evet deriz' demistiniz, simdi ne oluyor da evet degil de hayir kampanyasi baslatiyorsunuz? Arkadaslar sebep su; bunu tamamiyla siyasi veya bir genel secim havasina sokmak gayretleri var'' dedi. ''GUVEN OYLAMASI HAVASINA SOKULMAK ISTENIYOR'' Basbakan Erdogan, referandum surecinin guven oylamasi havasina sokulmak istendigine isaret ederek, sunlari soyledi: ''MHP Genel Baskani, gittigi yerlerde, 'Bu bir guven oylamasidir' diyor. Ana muhalefet partisinin lideri bazen kacirdi onu agzindan, soyledi, sonra 'Bu bir guven oylamasi degildir' dedi. Bizde de ayni durumlar, benzer seyler 1-2 arkadasimiz tarafindan soylendi. Aslinda bu bir guven oylamasi degil. Bu bir siyasi partinin, iktidar veya muhalefet partisinin ne kadar oy alip almadigini belirleyen bir secim degil. Oy pusulasi onumuze gelecek, bir karede 'evet', digerinde 'hayir' yaziyor. Orada herhangi bir partinin amblemi yok, partinin amblemine oy vurmayacagiz, muhru vurmayacagiz.'' ''Son gunlerde, 'evet oylarinin az olmasi bir mesajdir, su oranda olmasi bir mesajdir' gibi degerlendirmeler de yapilmaya baslandi. Nasil yorumlarsiniz?'' sorusunu da Erdogan, soyle yanitladi: ''Bu da iste bunun farkli bir versiyonu. Simdi 70 diyenler de var. Ben bunlarin hicbirini dogru bulmuyorum. Burada onemli olan evet veya hayir. Nasil gecerse gecsin. Burada kabul veya ret disinda bir mesaj yok. Mesaj budur. Yuzde 50 arti 1 neyse odur. 'Su kadar almis, bu kadar almis'. Burada parti filan yok ki. Bundan sonra 8-9 aylik bir suremiz var. O sure icerisinde istedigimiz gibi parlamentoda da parlamento disinda da konusuruz. En az 3 ay secim meydanlarina dokulecegiz, secim meydanlarinda konusuruz.'' ''MILLETIN ANAYASA YAPMASINA MI 'HAYIR' DIYORSUN?'' Muhalefete, anayasa degisikliginin maddelerini konusmalari, neye karsi olduklarini soylemeleri cagrisinda bulunan Erdogan, sozlerini soyle surdurdu: ''Nicin 'hayir' diyorsun bunu anlat. Yani kadinlarin haklarinin anayasal guvence altina alinmasina mi 'hayir' diyorsun? Cocuk istismarina karsi cikilmasina mi 'hayir' diyorsun? Yillarca konusulan toplu sozlesme, bunun yapilmasina mi 'hayir' diyorsun? Memurlarin toplu is sozlesmesinden istifade etmesine mi 'hayir' diyorsun? Kamu denetciligi kurumunun kurulmasina mi 'hayir' diyorsun? Bunlari konusalim. Bunlara girmiyorlar. Mesela biliyorsunuz, kalkip da ta AIHM'e gitmesini ortadan kaldiracak. Biliyorsunuz, eskiden darda kalan sikintili insanlar, bu noktada ta oralara gidiyordu, ama parasinin olmasi gerekiyordu. Ama simdi boyle bir seye hic gerek yok. Kendi ulkende Anayasa Mahkemesine muracaatla kalkip buradan o istedigin bilgiyi alabiliyorsun. Milletin anayasa yapmasina mi 'hayir' diyorsun? Yani belli bir elit mi yapsin bu anayasayi, bundan mi 'hayir' diyorsun? Hakim ve savcilarin biliyorsunuz verdikleri kararda bir guvenilirlikleri vardir. Ama simdi bakiyorsunuz, savci veya hakim bu karari verdigi zaman HSYK aninda onu gorevden alabiliyor. Boyle sey olur mu ya, bunlari yasadik bu arada. Bunlarin ortadan kalkmasi icin bir defa cok ciddi bir adimin atilmasi, bu noktada 'evet'in artmasi gerekiyor.'' ''Ilk derece mahkemeleri'' denilen 11 bin civarinda hakim-savci bulunduguna isaret eden Erdogan, sunlari kaydetti: ''Bu 11 bin hakim-savcinin kalkip oy kullanmasina bunlar karsi cikiyorlar. Niye katilimciliga karsi cikiyorsun? Birakin onlar da katilsin bu ise. Bak, burada bir siyasi partinin atamasi yok. Yani bizim hukumet olarak burada herhangi bir HSYK uyesini atama yetkimiz yok. Ilk derece mahkemelerinden, yani Van'daki hakim veya savci burada tercihini kullanacak. Bizde boyle bir sey yok. Anayasa Mahkemesiyle ilgili parlamentonun atama diye bir seyi yok, tercih yetkisi var. Barolar Birligi 3 tane isim verecek, bu isimlerden bir tanesini Meclis tercih edecek. Sayistaydan 2 isim gelecek, yine parlamento bir tanesini tercih edecek. Yani bunlarin hicbirisinin, 'parlamento tarafindan atanmistir' hukmu altina girmesi bile yanlis. Siyasi iktidar olarak zaten bizim boyle bir yetkimiz de yok. Adalet Bakani yillar yili zaten buranin uyesiydi, Bakanlik Mustesari zaten uyesiydi. Bu bizim yeni getirdigimiz bir sey degil, kaldi ki biz yetkilerini de simdi kisitladik.'' ''SIZ KENDINIZ KAMERAYLA MI SECILDINIZ?'' Basbakan Erdogan, referandumda 'evet' cikarsa Abdullah Ocalan'a ozgurluk getirileceginin soylendigi, ''Yandas yargi olusturulacak ve kendilerini yargilayacak olan yargiclari sececekler, Yuce Divandan kurtulacaklar'' elestirisi yapildigi ve internette dolasan bir ses kaydina gore, 3 Yargitay uyesinin BDP'nin boykot kararini kendilerinin aldirdiklarini soyledigi yonundeki soruya da soyle yanit verdi: ''Yandas yargi olusturma noktasinda mahir olan CHP'dir. Biliyorsunuz daha once gerek Seyfi Oktay, gerek Mehmet Mogultay zamanlarinda atanmis 3 bin civarinda hakim-savci var ve o zamanlarla ilgili hatta gecenlerde sayin Mogultay gene aciklama yapti, 'Ben kendi parti mensuplarimi, kaba ifadeyle yandaslarimi degil de MHP'lileri, ulkuculeri mi atayacaktim, Refah Partilileri mi atayacaktim?' diyor. Cok acik, net. Simdi bu tur bir zihniyet, bu tur bir anlayis CHP zihniyetidir. Donemimizde yapilacak atamalarla ilgili olarak biliyorsunuz Danistay soyle bir anlayis getirdi; 'Mulakatlar kamerayla yapilmalidir, kamera olmadan mulakat olmaz'. Obur taraftan da Yargitay ve Danistay kadrosuzluktan yakiniyor. Tabii boyle bir mantik varsa, 'Kusura bakmayin, boyle bir mantikla eleman alimi yapmayiz' dedim. Bugune kadar siz kamerayla mi eleman aliyordunuz. Boyle bir sey var mi ya? Nereden cikardiniz bunu? Bu bir defa bu hukumete saygisizliktir. Bugune kadar yapilmis bir sey degil, bunun yasalarda hicbir yerde yeri yok, hicbir uygulamasi yok ve siz simdi kalkiyorsunuz, boyle bir sey getiriyorsunuz. Siz kendiniz kamerayla mi secildiniz? Normal olarak secimler yapilmistir ve sizler de oralara atandiniz. Kim sizi kamerayla secti, boyle bir sey var mi? Ama siz simdi kalkiyorsunuz, bu hukumet icin boyle bir sey getiriyorsunuz, kusura bakmayin. Ve su anda tabii ki milyonlarca dosya birikiyor. Bu anlayis degismedigi surece bizim bunlarla calismamiz zaten mumkun degil. Ondan sonra 'Yok soyle, yok boyle' deniyor.'' bugun