Misir?da secim oncesi kirli provokasyon

Tahrir'de baslayan ve diger kentlere sicrayan gosterilerin secimleri engelemek icin yapilmis bir provokasyon oldugu belirtiliyor Gecen Cuma yapilan 'Demokrasiyi koruma' Mitinginin ardindan bir grup eylemcinin Tahrir Meydani'nda cadirlar kurarak oturma eylemi baslatmasiyla, Misir'da secim arifesinde gerginlik ve arbede tekrar yasandi. Guvenlik guclerinin, eylemcilere Mubarek doneminden kalma metotlarla mudahale etmesiyle isler iyice cigirindan cikarak, Tahrir Meydani'nda devrim esnasinda yasanan goruntuler tekrar gorulmeye baslandi

  Gecen Cuma yapilan 'Demokrasiyi koruma' Mitinginin ardindan bir grup eylemcinin Tahrir Meydani'nda cadirlar kurarak oturma eylemi baslatmasiyla, Misir'da secim arifesinde gerginlik ve arbede tekrar yasandi. Guvenlik guclerinin, eylemcilere Mubarek doneminden kalma metotlarla mudahale etmesiyle isler iyice cigirindan cikarak, Tahrir Meydani'nda devrim esnasinda yasanan goruntuler tekrar gorulmeye baslandi. Suveys ve Iskenderiye sehirlerine de sicrayan gosterilerde, birisi Iskenderiye'de olmak uzere 7 kisi hayatini kaybetti, 900'den fazla eylemci de yaralandi. Olaylar guvenlik guclerinin cumartesi gunu asiri guc kullanmasi nedeniyle iyice cigirdan cikti. Mudahaleyi haber alan binlerce devrimci, bir anda Tahrir Meydani'nda toplanarak, guvenlik guclerini bolgeyi terk etmeye mecbur etti. Pazar gunu gerceklestirilen operasyonda ise cevik kuvvet ve askeri inzibatin gostericilere ortak mudahale ettigi gozlendi. Olu ve yarali sayisinin arttigi Pazar gun ki sert mudahalenin ardindan Tahrir Meydani bosaltildi. Misir hukumeti Tahrir Meydani'nda son iki gundur yasananlari 'Devlet ve devrim icin tehlikeli gelismeler' olarak nitelendirerek, secimlerin daha once kararlastirilan tarihte yapilacagini tekrarladi. Ulkedeki siyasi parti ve hareketler son iki gundur yasanan gelismeleri, 28 Kasim 2011 tarihinde baslayacak olan secim surecini engelleme girisimi olarak degerlendiriyor. Tahrir Meydani'ndaki gostericilere mudahale edilmesine karar verdigi tahmin edilen Yuksek Askeri Konsey, hukumetle bir ortak toplanti yaparak gelismeleri degerlendirdi. Gozlemciler, Isam Seref Hukumeti'nin istifa edebilecegi seklinde yorumlar yapmisti ancak, beklenen olmadi. Kultur Bakani Imad Ebu Gazi, guvenlik guclerinin eylemcilere sert mudahalesine tepki olarak gorevinden istifa ettigini acikladi. Askeri yonetim, hukumetin boyle hassas bir donemde hukumetin istifa etmesinin devlete zarar verecegine inaniyor. Yuksek Askeri Konsey uyesi Muhsin el Fenceri Misir televizyonuna yaptigi bir aciklamada; 'Hukumetinin istifasinin devletin cokusu anlamina gelecegini, Yuksek Askeri Konsey'in boyle bir gelismeye izin vermeyecegini' soyledi. Olaylarla ilgili ulkenin onde gelen siyasi partileri ve Islami hareketlerinden de aciklamalar yapildi. Musluman Kardesler tarafindan kurulan Ozgurluk ve Adalet Partisi, taraflari sogukkanli davranmaya cagirdi. Parti Mustesari Muhammed Ebu Bereke, ulkedeki Islami Hareketlerin (Ihvan ve Selefiler) katilimiyla gecen Cuma gunu gerceklestirilen 'Demokrasiyi koruma' mitingi ile, son iki gundur yasanan olaylari bir birinden ayirmak gerektigini soyledi. Tahrir Meydani'nda eylem yapanlarin hicbir siyasi parti taraftari olmadiklarini soyleyen Bereke, ulkede cikarilmak istenen arbedenin hedefinin, Misir halkinin secimlere katilimini ve demokrasiye gecis surecini engellemek oldugunu soyledi. Selefi akimin Cemaatul Islamiye fikrine yakin grubu tarafindan kurulan Bina ve Kalkinma Partisi resmi sozcusu Safvet Abdulgani de ayni noktaya isaret etti. Musluman Kardeslerle birlikte hukumet ile temasa gectiklerini dile getiren Abdulgani, gecen Cuma aksamindan bu yana yasananlarin secimleri engellemek icin sahneye konulan bir 'provakasyon' olarak nitelendirdi. Devrimden sonra kurulan 'Devrim Mutevelli Heyeti' uyesi Abdulhalim Kandil ise, Tahrir Meydani'ndaki oturma eyleminin barisci bir girisim oldugunu, olaylarin eski rejimin kalintisi guvenlik guclerinin sert mudahalesi sebebiyle istenmeyen mecralara suruklendigini soyledi. Halbuki askeri yonetimin hesabi daha farkliydi. Askeri Konsey, ulkede secim oncesinde yasanabilecek kargasayi ortadan kaldirmak icin Tahrir Meydani'nin ivedilikle bosaltilmasini istiyordu. Ordu bu sekilde hem secimleri ilan edilen tarihte gerceklestirecek, hem de 2012 sonuna kadar yonetimi sivillere teslim etmeyecekti. Butun bu gelismeleri hesaba kattigimizda akla gelen soru su; Tahrir Meydani'nda oturum yapanlar kimler ve hedefleri nedir? Tahrir Meydani'ndaki gencler devrimi atesleyen gruplar ise, ki oyle gozukuyor. Askeri vesayete hayir demek ve devrimin kazanimlarina sahip cikmak icin tekrar Tahrir Meydani'nda toplandilar. Ancak bu gruplarin belli bir hedeflerinin olmadigi gibi ciddi bir emir komuta ve organize sorunlarinin oldugu gozleniyor bu bir. Ikincisi ve daha onemli olani, bu devrimci gruplar secimi provoke etmek isteyenlerin masasi haline geldiler. Bu vatansever egitimli genclerin eski rejimin yandaslari ve Misir gibi bir ulkede demokrasinin uygulanmasi ve halkin iktidara gelmesinden endise eden dis guclerin istihbarat birimleri tarafindan kullanilma ihtimalinden soz edilebilir. Cunku Mubarek rejimine karsi dis gucler tarafindan desteklenen bazi devrimci gruplarin oldugu biliniyor. Ancak, Misir'da yasananlar gelismeler ve Arap Bahari, Ortadogu'da emelleri olan dis guclerin istedigi yonde cereyan etmedi. Mubarek gibi ulkeyi 30 yildir demir yumrukla yoneten bir cumhurbaskani kisa bir surede devrildi. Surecin Libya ve Suriye'de oldugu gibi uzun surmesi ve ulkenin ciddi sekilde zarar gormesi hedefleniyordu. Misir'da demokrasiye gecis sureci, vatanina hizmet ettigini sanan, ancak baska gucler tarafindan farkli emeller icin kullanilan samimi genclerin eliyle engellenmek isteniyor olabilir. Mubarek yandasi baltacilari da isin icine kattiginiz zaman resmin tamami daha iyi gorulecektir. Misirlilarin genel kanaati, son gelismelerin secim oncesi kirli bir provokasyon oldugu seklinde. El Ezher Seyhi Ahmet et Tayyib, halki gosterilere katilmama konusunda uyarirken, hukumeti de fitne cikaranlara karsi demir yumruk kullanmaya cagirdi. Dunya Bulteni