Misir Devrimi'nin ikinci raundu!

Misir'in baskenti Kahire'de iki panele dinleyici olarak katilan gazeteci Hakan Albayrak izlenimlerini yazdi: Bayramdan birkac gun evvel Stratejik Dusunce Enstitusu'nun misafiri olarak Kahire'deydim. Yasin Aktay ve arkadaslari ile Misirli refiklerinin duzenledigi iki panele dinleyici olarak katildim

      Bayramdan birkac gun evvel Stratejik Dusunce Enstitusu'nun misafiri olarak Kahire'deydim. Yasin Aktay ve arkadaslari ile Misirli refiklerinin duzenledigi iki panele dinleyici olarak katildim. Panellerde Misirli konusmacilar Misir Devrimi'nin karsi karsiya bulundugu meydan okumalardan bahsettiler. Islamcilik meselesi ne olacak, emperyalist gucler devrimi manipule edebilecekler mi, asker-sivil iliskileri nasil bir yola sokulmali, vs, vs, vs... Kendini liberal olarak tanimlayan bir siyasetci, "Ben laik devleti tercih ederim, ama Misir'da laiklik olacak sey degil" dedi; "Kadimden beri burada devlet otoritesi dine dayanmak zorundadir. Buyuk Iskender kendini Misirlilara kabul ettirebilmek icin Gunes Tanrisi'nin oglu oldugunu soylemek zorunda kaldi. Napolyon da Misir'a girerken Islam'a ne kadar saygili oldugunu ifade etmek zorunda kaldi..." Islamci bir hanim akademisyen, Misir Devrimi'nin Bati'yi hazirliksiz yakaladigini, Bati'nin soyle bir sendeledigini, fakat simdi birtakim sivil toplum kuruluslarina ve basin-yayin organlarina yuzmilyonlarca dolar akitarak devrimi satin almak icin seferber oldugunu, bu manipulasyon harek