Mansur Yavas'tan Bahceli'ye mektup: Maneviyatsiz ulkuculugun CHP'den farki yok
MHP MYK uyesi Mansur Yavas'in Genel Baskan Devlet Bahceli'ye gonderdigi mektup ortaya cikti.
Balyoz davasi sanigi emekli Korgeneral Engin Alan'in MHP'den aday gosterilecek olmasina tepki gostererek milletvekilligi adayligindan vazgecen Yavas, partinin, Ulkucu Hareket'e yabanci dar bir kadronun elinde statukocu bir cizgiye oturduguna dikkat cekiyor. Yavas, milliyetciligin muhafazakarlikla ic ice oldugunu, milletin degerleri ve maneviyattan uzaklasmanin partiyi CHP'den farksiz hale getirecegi; sonunda da 'o statukoyla birlikte' yok edecegi uyarilarinda bulunuyor. Parti yonetiminde bulunan 'dar kadro'nun, onemli meseleleri hic MYK gundemine getirmeden karara bagladigi elestirisini yonelten Yavas, buna 12 Eylul Referandumu'nu ornek gosteriyor. Son yerel secimde MHP Ankara Buyuksehir Belediye baskan adayi olan Yavas, 'Sayin Genel Baskanim' hitabiyla baslayan mektubu, yaklasan secimler icin 'iyi niyetli bir uyari' mahiyetinde kaleme aldi. Bu anlayisin devam etmesi halinde, Haziran'da yine husran yasanacagi uyarisinda bulundu. Mektupta, parti yonetiminde bulunan 'dar kadro'nun, onemli meseleleri hic MYK gundemine getirmeden karara bagladigi elestirisini yoneltiyor. Ornek olarak da 12 Eylul'de yapilan anayasa degisikligi referandumunu gosteriyor. "Merkez Yonetim Kurulu'nda partimizin referandumda sergileyecegi tutum tartisilmis olsaydi, saniyorum ulkemiz ve hareketimiz icin bundan cok daha hayirli bir sonuc dogabilirdi." gorusunu kaydeden MYK uyesi, alinan 'hayir' karari ile "CHP'yle ozdes parti" algisinin olusturuldugu tezini isliyor. Referandumdaki bu strateji hatasinin da basta Orta Anadolu olmak uzere, milliyetciligin en yuksek oranda taban buldugu bolgelerde cok ciddi zafiyete yol actigi tespitini yapiyor. Mansur Yavas, mektubunda, Devlet Bahceli'ye hitaben su satirlara da yer veriyor: "Millet iradesinin onemli bir bolumune elitist bir yaklasimla adeta tepeden bakan, referandumda 'evet' oyu kullanmis yuzde 58'lik bir kitleyi neredeyse yok sayan, butun programini 'hayir' oyu kullananlar uzerine yapan ve bunu acikca ilan eden bir anlayisla sonuc almamiz mumkun gozukmemektedir." Yavas, mektubunda, Turkiye'de secmen kitlesinin ana govdesini olusturan milliyetci-muhafazakar secmenlerde MHP'ye karsi olusmus olan guven probleminin asilmasini istiyor. Fakat bunun, mevcut kadro ile basarilamayacaginin altini ciziyor. MHP'nin son geldigi noktayi ise, "Maalesef bati ve guney sahillerine sikisan, ulke partisi olmaktan uzaklasan, belli bolgelerin partisi olmaya dogru yol alan bir goruntu ortaya cikmistir." seklinde ozetliyor. Yavas, mektubunda Ergenekon teror orgutu uyesi oldugu gerekcesiyle tutuklanan Yalcin Kucuk'e de bir parantez aciyor: "Ulkucu cizgiye sadakat bekleyen kitleler, Yalcin Kucuk'un tesekkurune mazhar olmayi icine sindirememektedir." Mektupta, Bahceli'nin "Guc Birligi" adi altinda partiye kabul ettigi bazi isimler de yine ayni cercevede yaylim atesine tutuluyor. Bu konunun da MYK'da tartisilmadan hayata gecirildigini soyleyen Yavas, su elestiriyi getiriyor: "Daha once baska ulkeler hesabina calistigi suclamasiyla partiye uye bile yapilmayanlarin adeta sembol isim gibi sunulmasi, cuntaci olusumlarda yer aldigi iddiasiyla hakkinda davalarin devam ettigi isimlerin on plana cikarilmasi kamuoyunda ciddi kuskular uyandirmistir. 1995 yilindaki travmayi yasayan her ulkucude ikinci Nusret Demiral vakasi endisesi baslamistir."