Mahalle degil tasra baskisi...

Bogazici Universitesi Ogretim Uyesi Prof. Dr

Ayrimcilik gunumuz dunyasinin en can alici sorunlarinin basinda geliyor. Siyasetin malzemesi olmaktan kurtulamayan ayrimcilik ve otekilestirme uzerine Prof. Dr. Hakan Yilmaz'la konustuk. Bu konu uzerine arastirma yapan ve sonuclarini bir rapor haline getiren Bogazici Universitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararasi Iliskiler Bolumu Baskani Prof. Dr. Hakan Yilmaz 'dinden ve dindarlik kavrami uzerinden dislanan insanlar bizi bu calismayi yapmaya tesvik etti' diyor. Otekilestirmenin dogurdugu baski unsurlari uzerine de konustugumuz Yilmaz, hepimizin asina oldugu mahalle baskisi kavraminin bitmekte oldugunu dusunuyor. Yilmaz'a gore bugun devletten, iktidardan, medyadan, sivil toplumdan, dini cemaatlerden kaynaklanan dislanma korkusu mahalle baskisina gore daha guclu. - Otekilestirme konusunda neden bir arastirma yapma ihtiyaci duydunuz? Arastirmayi Mayis 2010'da bitirdik. Ama daha once onlarca kisiyle goruserek neyi arastirmakta oldugumuzu bulmaya calistik. Turkiye'de ozellikle son 3-4 yildir toplumdaki otekilestirmeyle ilgili ciddi haberler cikiyor. Bir yandan da mahalle baskisi diye bir kavram var. Kisacasi dinden ve dindarlik kavrami uzerinden dislanan insanlar bizi bu calismayi yapmaya tesvik etti. - Arastirmayi yaparken zorlandiniz mi? Evet, dislama o kadar mahrem bir alana ait konu ki, insanlara 'siz dislandiniz mi?' diye sordugunuzda 'ben dislandim' diyebilenlerin sayisi fazla degil. Bu bence iki nedenden kaynaklaniyor. Birincisi ozel hayata ait bir konu olarak goruluyor ve insanlar itiraf etme gucunu kendinde bulmuyor. Ikincisi ise dislanma olabilmesi icin sizin kimliginizi kamusallastirmaniz lazim. Cunku kamusal ortamdaki catismalar ayrimcilik meselesini ortaya cikartiyor. Insanlar kimliklerini bir sir gibi sakladiklari ve bu catismalara zaten hic girmedikleri icin catismiyormus gibi gorunuyor. Oysa ki oylesine yogun bir baski var ki; disari cikarma, aciga vurma cesaretini bulamiyorlar. Mesela Bati toplumlarinda bizden cok daha fazla ayrimcilik var. Ama orada insanlar kimliklerini gizlemiyor, catismalari da goze aliyor. Bizde ise catismayi kimse goze alamiyor. Dolayisiyla hicbir ayrimcilik da yokmus gibi gorunuyor. KADIN GOZE ALIYOR - Ama bugun catismayi goze alan kesimlerin seslerini duyuyoruz... Turkiye gercekten acilip sacilmaya basladi. Kadin, Kurt, Alevi hareketleri, basortulu kadinlar derken, kimliklerini ortaya koyma cesaretini kendilerinde bulmaya basladilar. Bu nedenle de catismalar basladi. - Sesleri en kuvvetli cikan kesim hangisi? Kesinlikle kadinlar. Turkiye'de kadinlara karsi ayrim yapiliyor mu, diye kime sorarsaniz sorun alacaginiz yanit 'evet' tir. Ozellikle iki konu cok on plana cikiyor. Birincisi kiz cocuklarinin okula gonderilmemesi, ikincisi de basortulu kadinlarin kamu alanindan dislanmasi. Sunu soyleyebilirim ki bugun en siradan egitimsiz kadin bile haklarinin farkina varmaya basladi. Bugun birakin ayrimciliga ugrayip ugramadigini, bir Alevi'ye Alevi oldugunu soyletmek bile cok zor. Cunku Alevi oldugunu soylemek, bunu 'itiraf etmek' bir risk tasiyor. Unutmayalim ki 17 yil once bir grup Alevi, Sivas'ta diri diri yakilarak olduruldu ve hicbirinin hesabi sorulmadi. Kanlari yerde kaldi. Linc tarihi yuksek olan bu toplumda, Alevi oldugunun soylenilmesi siddete ugrama riskini de beraberinde getiriyor. O nedenle, cogu ayrimciliga ugramasina neden olacak gerekli kimlik deklarasyonunu yapacak cesarette dahi degil. KURTLER RISK DUVARINI ASTI - Kurtleri nasil degerlendiriyorsunuz? Turkiye'de son 5 yildir Kurtler acisindan kimligini soylemek bir korku unsuru olmaktan cikti. Cunku Kurtler risk duvarini asti. Bunda tabii ki, Meclis'te Kurt oldugunu acikca soyleyen partilerinin olmasinin da payi var. Kurtluk hayatimizin normal bir parcasi haline geldi. Ama Alevilik degil! - Toplumu geren ve bolen otekilestirme soylemlerini 'mahalle baskisi' olarak da adlandirabilir miyiz? Serif Mardin bunu soylerken esasinda tarihsel bir kavrami da vurgulamis oldu. Turkiye'de Osmanli mahallesi bir tur disipline edici mekanizma gorevi goruyor. Siz bu mahallenin mensubuysaniz yoldan ciktiginizda mahalle uzerinize cullaniyor. Turkiye'de mahalle baskisi diyebilecegimiz turden bir baski daha cok ulkenin moderniteye tam olarak ayak uyduramamis, tasra usulu yasayan yerlerinde oluyor. Yani, Istanbul'un kenar mahallelerinde, Sivas'ta, Trabzon'da, Malatya'da, Erzurum'da... Ama buralarin da her yerinde degil! Bir de tabii Kayseri gibi ciddi anlamda modernlesen yerler de var. Neticede modernlesme soz konusu oldugunda mahalle birimi birim olmaktan cikiyor. Disipline edici ozelligini kaybediyor. Yani bugun mahalle baskisi, bitmekte olan tasraya ait bir baski bicimi. KOTULUGUN ADI: MAHALLE - Bu arada, mahalle baskisinin yerini alan bir baski turu gelisti mi? Su anda; devletten, iktidardan, medyadan, sivil toplumdan, dini cemaatlerden kaynaklanan dislanma korkusu, mahalle baskisindan daha etkin! Mahalle baskisi kavramini cok sevdik, ne zaman kotuluk olsa 'mahalle baskisi yapmayin' diyoruz. - Din, cemaatten dislanma korkusu... Din, hemen tum insanlarin inandigi bir olgu. Ama cemaat kimligi, daha kuvvetli bir kimlik. Cemaatin bedeli vardir. Cemaate girerken maddi beklentileriniz daha fazla oluyor, cikarken de ceza gorme olasiliginiz yukseliyor. Oysa ki salt dinden boyle bir sey beklemek zor. Cezalandirmada, cemaatten dislanma ya da diger bir deyisle mahalle baskisi dediginiz seylerin hepsi gerceklesiyor. Isini kaybetme, kotu bakilma, mahallede yasayamama gibi. Dini cemaatler sadece boyle calisir diyemem ama dinin belli bir tarafini temsil ettigi icin taraftarlarinda fayda ve zarar beklentisi yaratiyor. 'KIMLIK' DUSMANLASTIRIR - Arastirmanizda kimlik siyasetinden de bahsediyorsunuz. Nedir kimlik siyaseti? Belli bir kimlik grubundakilerin, sadece o kimlik grubunda olduklari icin 'ben sizi siyaset alaninda temsil ediyorum siz de gelin bana bu alanda destek verin' demeleridir. BDP, SP, MHP bir olcude de Kilicdaroglu oncesi CHP. Sadece 'laik bir hayat tarzi icin bana oy verin' demek de bir kimlik politikasidir. Ama AK Parti ve Kilicdaroglu liderligindeki CHP, kitle partisi olmaya daha yakinlar. Onlar kimligi merkeze almayabilirler. Ama yine de kimlik onemli bir eksen olusturuyor. MHP'den 'Turk milliyetciligini', BDP'den 'Kurt milliyetciligini' ve SP'den 'Islamciligi, milli gorusu' cikardiginizda geriye bir sey kalmaz. - Kimlik siyaseti baski unsuru mu? Evet, eger insanlari kimlikleri uzerinden harekete geciriyorsaniz mutlaka otekini de bir miktar dusmanlastirmaniz lazim. Baska turlu kimlik siyaseti yapilmaz. Siz Kurtlugu vurguluyorsaniz, Turk konusunda supheler yaratirsiniz kafalarda. Turklugu vurguluyorsaniz diger konularda suphe yaratmaniz sarttir. Bu insanlar mahallede yasiyorsa, mahalle baskisina daha cok meylederler, modern bir sehirde yasiyorsaniz modern sehrin baski turleriyle karsi karsiya kalirsiniz. Yani kendi kimliklerinizi mesrulastirirken, obur tarafin kimliklerini gayri mesrulastirarak kotu bir sey olarak sunmak zorundasiniz. Baska turlu kimlik siyaseti yapilamaz. IKTIDAR BASKISI EN TEHLIKELISI TurkIye'dekI en tehlikeli baski devlet baskisi, iktidar baskisi. Cunku burada kimliginizi tanimamak var. Sizi tanimiyor, tanidigi zaman da baski yapiyor. Kimliginizi soylemekten kacinmak, korkmak en kotusu sanirim. Bu baski turune maruz kalanlarin basinda ateistler ve escinseller geliyor. Daha sonra Kurtler, Ermeniler, Aleviler, Hiristiyanlar vs. geliyor. HAKAN YILMAZ KIMDIR? Prof. Dr. Hakan Yilmaz, Bogazici Universitesi Ekonomi Bolumu'nu bitirdi. Master ve doktora derecelerini Columbia Universitesi Siyaset Bilimi Bolumu'nden aldi. Halen Bogazici Universitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararasi Iliskiler Bolumu'nde ogretim uyesi olan Yilmaz, Avrupa Calismalari Merkezi'nin direktorlugunu yapiyor. Prof. Yilmaz'in yurutucu olarak gorev aldigi arastirma projeleri arasinda 'Turkiye'de Avrupa Supheciligi' (2004); 'Turkiye'de Muhafazakarlik' (2006); 'Turkiye'de Orta Sinifin Profili' (2007) bulunuyor. Prof. Dr. Yilmaz halen 'Turkiye'de Otekilestirme Surecleri' ve 'Avrupalilarin Turkiye Algilari ve Turkiye'nin AB Uyeligine Bakislari' konulu iki arastirma projesini de yurutuyor. ALEVILIK, DINI SORGULUYOR Kurtlere karsi bir onyargimiz varsa, Alevilere karsi 5 onyargimiz var. Alevilik Kurtlukle birlestiginde bu 10'a cikiyor. Alevilik, Turkiye'nin hassas noktasi. Din denilen en temel inanc bicimini sorguluyor. 'Namaz kilmayarak Musluman olur, oruc tutmayarak da Allah'in gozune girebilirsiniz' diyorlar. Bu oruc tutan binlerce insanin ikileme dusmesine neden oluyor. Dolayisiyla bence Aleviligi kabul etmek, Turkiye'yi inanc duzeyinde gercek anlamda cogulculuga goturebilir. Burada mesele ayrimciligi nasil cozecegimizde gizli... Cumhuriyetci bir cozum gelistirmek lazim. Yani, 'O da benim gibi mesru bir inanca sahip, onunki de belki benimki kadar dogrudur' diyebilecek bir tevazu, hosgoru gerekli. Bu hosgoru; tepeden bakan, Osmanli hosgorusune donusurse modern bir toplum cikaramayiz. DIN VE CINSIYETLE YUZLESEMEDIK Kimligini soylemekten kacinmak, Turkiye'nin cinsiyet ve din konusunda kendisiyle henuz yuzlesmedigini gosteriyor. 'Bir insanin digerlerinden farkli olan kimligini aciklamasi neden rahatsizlik versin?' diye sordugumuzda gelen cevaplar 'Baska bir kimlikle karsilasmak, kimligim konusunda beni supheye dusurebilir' seklinde oldu. Buradan insanlarin kirilgan bir kimlige sahip oldugunu anliyoruz. Ciddi bir ozguven problemi var. Habervakti