Kurtulmuş: Sesimizin AK Parti'de yankılanması anlaşıldığımızın ifadesidir
HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti'ye geçeceği yönündeki basında yer alan haberle ilgili açıklama yaptı. İktidar partisine geçmeyeceğini kesin bir ifade ile belirtmeyen Kurtulmuş, "Biz ne olacağız" ifadesinin gönüllerinden geçmediğini, "Biz ne yapacağız.
HAS Parti Genel Başkanı Numan
Kurtulmuş, AK Parti’ye geçeceği yönündeki basında yer alan haberle
ilgili açıklama yaptı. İktidar partisine geçmeyeceğini kesin bir ifade
ile belirtmeyen Kurtulmuş, "Biz ne olacağız” ifadesinin gönüllerinden
geçmediğini, "Biz ne yapacağız.” fikrinin gönüllerde makes bulduğunu
kaydetti. HAS Parti’nin aldığı oydan bağımsız olarak Türkiye siyasetinde
"sesi en güçlü parti” olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Bu sözlerin
iktidar partisinin içinden çıkması da takdir edersiniz ki, sözümüzün
gücünün iktidar partisi tarafından anlaşılmış olduğunu gösterir.” dedi.
HAS Parti genişletilmiş il başkanları toplantısında Genel
Başkan Numan Kurtulmuş, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kurtulmuş,
özel yetkili mahkemelerin kaldırılması, Başbakan-Leyla Zana görüşmesi
ve kendisinin AK Parti’ye transfer olacağı yönünde basında yer alan
haberlerle ilgili açıklama yaptı.
Transferi ile
ilgili çıkan haberleri, kendilerinin de iktidar partisi içinde konuşulan
mesele olarak bildiklerini dile getiren Kurtulmuş, konunun bir şekilde
medyaya sızdırıldığını ifade etti. Kurtulmuş, HAS Parti’nin kurulduğu
günden bu yana gelecek Türkiye’yi, 2050 yılının Türkiyesini kuracak
fikirleri, programları, projeleri büyük bir hassasiyetle Türkiye
kamuoyuyla paylaştığını anlattı, sözü doğru söylediklerini, doğru
insanlarla bir araya geldiklerini vurguladı. HAS Parti’nin, aldığı oydan
bağımsız olarak Türkiye siyasetinde sesi en güçlü parti olduğunu ifade
eden Numan Kurtulmuş, bu çerçevede hayatının her safhasında
gönüllerinden "Biz ne olacağız.” ifadesinin geçmediğini söyledi.
Kurtulmuş, mücadelelerinin ana fikri ve çerçevesinin "Biz ne yapacağız,
insanlığın hayrına ne yapacağız.” fikrinin olduğunu söyledi. Bu
çerçevede, kendisinin ve arkadaşlarının "makam mevki” hırsı olmadığı
gibi "şan, şöhret, para, pul” gibi derdinin de olmadığını kaydetti.
Kurtulmuş,
sözlerine şöyle devam etti: "Biz bu çerçevede özümüzü söylüyoruz. Her
platformda, her halde ve şartta söyleyeceğiz. Bu sözlerin iktidar
partisinin içinden çıkması da takdir edersiniz ki, sözümüzün gücünün
iktidar partisi tarafından anlaşılmış olmasıdır. Bundan dolayı büyük bir
memnuniyet içindeyiz. Bizim derdimiz önce insandır, bizim derdimiz yeni
ve güçlü bir Türkiye’yi kurmaktır. Derdimiz, hakkın ve adaletin tesis
edildiği bir programın uygulanmasıdır. Derdimiz, yeryüzünde bütün
insanların huzur ve mutluluk içinde yaşadığı bir sistemi tesis etmektir.
Derdimiz, medeniyetimizi yeniden inşa etmek ve yeniden medeniyetimizin
siyasetini kıyamete kadar yaşatmak mücadelesidir. Bu, sözümüzü gücümüzün
yettiği her yerde söylemeye devam edeceğiz.”
"ÇETELERLE MÜCADELENİN YER ALDIĞI BİR YASA YAPILMALI, MEVCUT DAVALAR DA AKAMETE UĞRATILMAMALI”
Konuşmasında, ÖYM’lerin kaldırılması ile ilgili de
değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, Türkiye’de hukuk ile ilgili
sorunların çözüme kavuşturulmasının sadece bir maddenin değiştirilerek
halledilemeyeceğini ifade etti.
ÖYM’lerin olağanüstü
ve DGM’lerin devamı olduğunu belirten Kurtulmuş, Türkiye’de ÖYM’lerin
kaldırılması ile demokratikleşmenin sağlanamayacağını belirtti.
Türkiye’de halen ihtilal tehdidi olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş,
"Türkiye’de gücünü anayasa ve yasalardan alan bir olağanüstü dönem
vardır. Evren’in avukatlarının verdiği savunma bunun en açık delilidir.
Türkiye önce bu antidemokratik adımları, anayasal sistemle sistemi
değiştirmek zorundadır. Bu çerçevede ÖYM’lerin kaldırılması, mahkemelere
adli kolluk birimlerinin tahsis edilmesi, ceza evlerinin ıslah
edilmesi, tecridin kaldırılması gibi konuları da aynı zamanda kaldırmak
zorundayız. Türkiye’de ÖYM’ler kaldırılabilir, ancak bu yapılırken,
ısrarla söylediğimiz devam eden yargılamaların, Türkiye’nin
demokratikleşmesinde en önemli yargılamalar olarak gördüğümüz 28 Şubat,
darbe planları, Ergenekon, Balyoz, internet andıcı, 12 Eylül
soruşturmalarının akamete uğramaması zorunludur. Bu çerçevede, bizim
söylediğimiz yere umarım Parlamento gelecektir. Düzenlemenin içinde
çetelerle ve darbelerle mücadeleyle ilgili bir yasa muhakkak yer
almalıdır. Böyle olmadığı takdirde, bu millet darbecilerin tehditlerine
karşı eli, kanadı kırık bir şekilde bırakılacak.” ifadelerini kullandı.
"BAŞBAKAN'IN ZANA İLE GÖRÜŞMESİ OLUMLUDUR”
Kurtulmuş, Başbakan'ın Milletvekili Leyla Zana ile görüşmesi
hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Başından beri Türkiye’nin en
büyük sorunlarından birinin toplumsal barışı sağlamak olduğunu ifade
eden Kurtulmuş, bunun için Türkiye’de ilk olarak Kürt sorununun
halledilmesi gerektiğini kaydetti.
Bunun için
herkesin elini taşın altına koymasını isteyen Kurtulmuş, "Dolayısıyla
Türkiye’de herkes bu sorunun çözümü için elini taşın altına koymak
zorundadır. Israrla başından beri söyledim: Bu işin çözümü ne darbe, ne
sokak ne de Genelkurmay karargahıdır. Bu sorunun çözüm yeri TBMM’dir,
siyasetin kendisidir. Sorunu siyasi arenada çözmeye yönelik atılan her
adımı destekliyoruz. Bu görüşmeden ümit ederim ki, Türkiye’nin 30 yıldır
kanayan yarasına belki çözüm çıkar. Belki birkaç tane adım atılmış
olur. Bu sürede herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Herkes, Kürt meselesi
diye ortada dolaştırırken. Biz HAS Parti olarak Türkiye’nin gönüllü
kardeşlik projesini Türkiye’nin her tarafında anlattık. Bu milletimizin
takdirini aldı.” diye konuştu.