Koru'nun Zaman'daki Ilk Yazisi
Son iki aydir yazilarina ara veren Fehmi Koru, 13 sene aradan sonra yeniden Zaman Gazetesi'nde yazmaya basladi.
13 YIL ARADAN SONRA FEHMI KORU'NUN ZAMAN'DAKI ILK YAZISI Yeni Turkiye'ye dogru... En zor yazilanlar ilk yazilardir; yazar ne kadar kidemli olursa olsun, yeni bir gazetede, kendisini, son sinifta okulu degismis bir ilkokul cocugu gibi hisseder. Zaman'da boyle bir hisse sahip olmam icin bir sebep yok; her seyimi bilen ve her seyiyle bildigim bir ortama yeniden donmus gibiyim. Her bakimdan zor bir donemden geciyoruz. Donemin zorlugu, hayatlarimiz uzerinde derin etkileri olabilecek cok yonlu belirsizlikler icermesinden kaynaklaniyor. Yurekleri hoplatan neredeyse tek bir ortak deger var: Degisim... Misir'da Tahrir Meydani'ni, Bahreyn'de Inci Meydani'ni dolduran kitlelerin oralara gelis sebebi de 'degisim' talebi... Yemen'de, Cezayir'de, Libya'da uzerlerine sikilan kursunlara goguslerini siper ediyorsa insanlar, beklentileri, kendilerinden sonra ulkelerinin eylemleriyle 'degisecek' olmasi... 'Degisim' sihirli sozcuk olmasina sihirli sozcuk de, degisimin dogru yone dogru olacagina dair garanti kimden alinacak? Turkiye'nin kendisi de bir suredir koklu bir degisim surecinden geciyor ve yakin cografyadaki 'degisim' talepleri icin, ulkemiz ornek teskil ediyor. 'Turkiye gibi olmak', daha fazla ozgurluk ve sisteme daha fazla katilim arzu eden milyonlar icin basli basina bir hedef... Bazen oyle olur; yasadiklarinin ne denli onemli oldugunu yasayanlar tam anlamiyla fark edemez. Turkiye, bugun on yil oncesinden hemen her yonden farkli bir ulke: Ciliz ve kirilgan bir ekonomik yapidan surekli buyuyen bir ekonomi cikti. Saga bakilip hizaya girilen vesayetci bir siyasi sistemimiz vardi, simdilerde millet sozunu herkese dinletiyor. Uzun yillar "Washington ne der? Moskova kizar mi? Avrupa'dan azar gelir mi?" endisesi yasatirdi dis politikamiz, son yillarda Washington, Moskova ve Avrupa Birligi "Ankara'ya danisalim, Ankara'nin gorusunu alalim, Ankara'yi kizdirmayalim" derdine dustu. O durumdan bu duruma on yildan kisa bir surede gelinirse, bunun etkileri kolay hazmedilemez. Turkiye'nin de su siralarda yasadigi boylesine bir 'hazim' sorunu iste. Yenilenen ekonomik ve siyasal yapilar, farkli diplomatik yaklasimlar eskiye alismis zihinleri zorluyor. Zorluyor da ne oluyor? Eskinin cikarlar agi bozuldugu, yeni dengeler farkli yerlerde olusmaya basladigi, paradigmalarla birlikte soylemler de gelismelerden etkilendigi icin, zeminin altlarindan kaydigini dusunenler yaygarayi basiyor. Mevcut medya duzeni degisime ayak uydurmaya direndigi ve h