Kilicdaroglu'na oyle bir tepki verdi ki
Basbakan Yardimcisi Arinc, CHP lideri Kilicdaroglu'nun Hakkari'deki 'Ozerklik' sozlerine tepki gosterdi.
Devlet Bakani ve Basbakan Yardimcisi Bulent Arinc, anamuhalefet partisi lideri Kemal Kilicdaroglu'nun Hakkari'de soylediklerini duyunca sukutu hayala ugradigini belirterek, ''Hakkari'deki gercegi biz hepimiz biliyor ve yasiyoruz. Sadece populizm ugruna, bolgeden oy alabilmek ugruna KCK davasi saniklarini ziyaret edip bassavciyi sorgulamak fevkalade yanlistir'' dedi. Arinc, Bursa Sanayici ve Isadamlari Dernegi (BUSIAD) Yuksek Danisma Kurulu Toplantisi'ndaki konusmasinda, 12 Haziran'da yapilacak secimlerin Turkiye icin istikrarin en azindan bir sekilde devam etmesini saglamasini diledi. Siyasi istikrar ile ekonomik istikrarin ''siyam ikizleri'' gibi oldugunu belirten Arinc, ''Ikisini birbirinden ayirmak mumkun degil. Siyasi istikrar olmazsa, ekonomide istikrar beklemeyin. Bu mutlaka gozetilmesi gereken bir konudur'' diye konustu. Arinc, son 2010 rakamlarinin kendilerinin kriz doneminde bile ne kadar basarili bir ekonomi yonetimi gosterdiklerini ifade ettigini anlatarak, Turkiye'nin Cin ve Arjantin'in ardindan buyumede 3'ncu ulke konumunda bulundugunu, 192 devlet icinde buyumede yuzde 9'u bulmus olmalarinin fevkalade onem tasidigini vurguladi. Basbakan Recep Tayyip Erdogan'in imam hatip mezunu oldugunu, isci olarak calistigini, sonra iktisadi ve ticari ilimler akademisini bitirdigini, calisma hayati icinde bulundugunu belirten Arinc, soyle konustu: ''Almis, satmis, vermis. Basbakan oldugu zaman herkes guldu. 'Bu adam bu isleri kiviramaz, hic bilgisi ve becerisi de yok. Bunlar militan adamlar. Sadece bagirip cagirmayi bilirler. Iste ozel hayati da soyle falan' dediler. Bizim ekonomik yonetimimizde 25 kisi vardi, partiyi kurdugumuz zaman. Onlar o kadar guzel ve basarili insanlardi ki belki bugun elde ettigimiz sonuclar onlarin eseridir. Bu basbakan doneminde TUSIAD basta olmak uzere pek cok saygin ve yuksek is adami, bizden IMF ile yeni bir stand-by yapmamizi istedi. Cunku gelecek sicak ve hazir paranin kendilerine kanalize edilecegini dusunuyorlardi. Biz en zor ve sikisik zamanimizda buna itiraz ettik; 'Hayir olmayacak, kendi oz kaynaklarimizla donecegiz' dedik. Cunku o baska bir krizin sebebi olacakti. Ne kadar iyi hareket etmisiz ve IMF'ye de bunu soylettik. Onlar da dediler ki; 'Turkiye'nin bize ihtiyaci kalmadi.' Yani tek tarafli olarak da 'sen buradan git' demedik. Simdi Yunanistan, Portekiz, Ispanya, Izlanda, Irlanda ne durumda, Avrupa'nin ulkeleri ve Amerika ne durumda? Cok sukur 'Bu kriz bizi teget gececek' dendiginde birilerinin tefe koydugu bir insan... Simdi 2010 rakamlariyla da gectigimiz ay butcenin fazla vermesiyle de yillar sonra faizlerin en azindan esnaf, tarim kesimi ve diger konularda KOSGEB'in verdigi kredilerin ne kadar onemli bir hale geldigini gorebiliyoruz. Bu basarili yonetimin mutlaka artarak devam etmesini dusunuyoruz.'' ''BU ANAYASAYI ELINE ALAN HERKES 'BU BENIM ANAYASAMDIR' DIYEBILMELI'' Arinc, Turkiye'de istikrarin korunmasi gerektigini, bu istikrarin devam etmesi halinde 12 Haziran'dan sonra birinci islerinin yeni, daha sivil, daha cagdas, daha oz, ideolojisi olmayan bir anayasa yapmak oldugunu soyledi. ''Turkiye'de toplumsal barisi kurmanin yolu, zaten 72 maddesi degismis adeta taninmaz hale gelmis Anayasayla yola devam etmek degildir'' diyen Arinc, soyle devam etti: ''60 darbesi 61 anayasasi, 80 darbesi 82 anayasasi, artik AB'de muzakere eden bir ulkeye 26 maddesini daha 9 ay once degistirmis bir ulkeye ve birbirinden kopuk hale gelmis anayasanin baglantisiz hale gelmis seklini kabul edemeyiz. Daha oz, daha kisa, daha ideolojisi olmayan, insan odakli, birey odakli bir anayasa yapacagiz. Buna hazirligimiz var. Burada ifade ediyorum, buna herkesin hazirlikli olmasini da 12 Eylul'den hemen ertesi gun soyledik. Herkes hazirligini yapsin, 12 Haziran'dan sonra masaya koysun. Hic bir sikintimiz yok. Bir sene mi surer, iki sene mi surer ama daha iyi bir anayasa yapmak icin parlamentoda mutlaka bir araya gelelim ve bu anayasa bugun bazilarinin korktugu gibi 400 milletvekili ile gelmis bir AK Parti'nin kabul ettigi bir anayasa olmasin. Bunu kabul ediyoruz. Kac cikar bilemem ama yeni bir anayasa yapmak icin en azindan 330 milletvekili olmasi lazim. 12 Eylul'de gorduk ki CHP ret oyu verdi, hatta sandiga gitmedi. MHP ret oyunu verdi, BDP ret oyu verdi. Ayni sekilde Turkiye sathinda onlarin hepsi 'hayir' dediler ama halk yuzde 58 ile 'evet' dedi. Onun icin yeni anayasa parlamentoda kac oyla kabul edilirse edilsin 367 degil sadece 467 oyla bile kabul edilirse edilsin sonunda referanduma goturecegiz. Buna halk karar versin. Bu anayasayi eline alan herkes 'Bu benim anayasamdir' diyebilmeli. Parlamenterlerin oy coklugu ile kabul edilmis bir anayasa degil, sonunda halkin kabul veya reddedebilecegi bir anayasa ile yola cikmamiz lazim.'' Arinc, bunun otesinde Turkiye'yi yillardan beri mesgul eden terorle mucadele, guvenlik sorunu ve bolgeler arasi dengesizlikler konusunda isbirligi yapacaklarini, ellerindeki isleri bitirmeye gayret edeceklerini vurgulayarak, bu konuda cok hazirlikli olduklarini belirtti. KILICDAROGLU'NUN HAKKARI'DEKI KONUSMASI Toplantiya gelirken televizyon haberlerinden CHP Genel Baskani Kemal Kilicdaroglu'nun Hakkari'deki sozlerini izledigini anlatan Arinc, sunlari kaydetti: ''Anamuhalefet partisi liderinin Hakkari'de soylediklerini duyunca yine bir sukutu hayale ugradim. Hakkarideki gercegi biz hepimiz biliyor ve yasiyoruz. Sadece populizm ugruna, bolgeden oy alabilmek ugruna KCK davasi saniklarini ziyaret edip bassavciyi sorgulamak fevkalade yanlistir. KCK, PKK'nin sehir yapilanmasidir. Iddianame bunu gosteriyor. Belediye baskani da olsa, bir baskasi da olsa bu davanin iddianamesinde yargilanan insanlara, sirf Hakkaride, 'kalabalik toplansin' diye arka cikmak, ulke gerceklerine ihanet etmektir. Biz, yargilanan herkesin en kisa surede hakkin yerini bulmasini, beraat etmesini, aklanmasini veya hakkinda suc varsa delil varsa elbette hukuk karsisinda da bir cezayi gormesini isteriz. Ama orada baska turlu, Bursa'da baska turlu konusmak, ulkede yapilabilecek hayirli bir hizmet de degildir.'' Arinc, milletvekili olarak secilmesi halinde siyasi calismalarina bildigi dogrultuda devam edecegini ifade ederek, ''Inandigim ilkeler icin calisirim. Sizin bana her zaman ulasmaniz, bana soyleyeceginiz sozleri benim takip etmem mumkun olabilir. Bildigim kadariyla kosarim. Sadece ben degilim, insallah milletvekili arkadaslarimla da sizlerin, Bursamizin, ulkemizin, hem sanayilesme konusunda hem istihdam konusunda, hem de baska konulardaki dusuncelerinizi her zaman ogrenme firsati bulmaya calisirim'' diye konustu Habervakti