Kılıçdaroğlu sözünün arkasında durmalı
Bülent Arınç, Afyonkarahisar'daki patlamaya ilişkin 'Yüzde 99 sabotajdır' diyen Kılıçdaroğlu'nun iddialarına açıklık getirmesini istedi.
Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu
toplantısı sonrası açıklama yaptı, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
''Afyonkarahisar'da meydana gelen olayla ilgili olarak askeri yargı soruşturma yapmaktadır'' diyen Arınç, şöyle devam etti:
''Şu
anda da aldığımız bilgiler bir adli soruşturmanın büyük bir ciddiyetle
yapıldığıdır. Bir ihmal, hatta bir kötüye kullanma, görev aşımı veya
akla gelebilecek her türlü ihtimalin titizlikle değerlendirileceğini ve
sonucun da kamuoyuna en kısa zamanda sunulacağını Bakanlar Kurulu'nda
görüşmüş bulunuyoruz.
Olayda hayatını kaybedenlerin kimlik tespiti
ile ilgili GATA'da yürütülen çalışmaların sonuna yaklaşıldığı konusunda
bilgi verildi. Şu ana kadar 20'ye yakın şehidimizin kimlik tespitleri
tamamlanmış durumda. Sanıyorum ki bir iki gün içerisinde de diğer
tespitlerimiz yapılmış olacak. ''
-''İlk duyduğumda irkildim''-
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Afyonkarahisar'daki patlama ilişkin sözlerine de değinen Arınç, şöyle konuştu:
''Sayın
Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını ben de ilk duyduğum zaman hakikaten
irkildim, bu doğru olabilir mi diye. Güneş Gazetesi'nin bir muhabiri
kendisiyle farklı konularda röportaj yapmış, sonradan da Afyonkarahisar
konusunu kendisine sorduğunu ama flaş bir haber aldığını ifade etmiş.
Şüphesiz yazarın, muhabirin söyledikleri doğrudur. Aksini iddia etmek o
konuşmayı yapan kişiye aittir. Sayın Kılıçdaroğlu, 'hayır ben öyle bir
şey söylemedim' diyorsa bunu çok açık bir şekilde ifade etmelidir. Çünkü
iddia çok önemli. 'Yüzde 99 sabotajdır' diyor ve kendisine bu bilgiyi
asker kişilerin, özellikle üst düzey askerlerin yani komutanların
verdiğini söylüyor. Haber bu şekliyle tamamen doğruysa o zaman bizim
bütün projektörleri Sayın Kılıçdaroğlu'na çevirip, 'size bu haberi kim
verdi? Ellerindeki belgeler, bilgiler veya dokümanlar nelerdir?' dememiz
lazım.
Bir toplantıdan çıkarken bu Sayın Kılıçdaroğlu'na sorulmuş.
Önce cevap vermemiş Sayın Kılıçdaroğlu. Belli ki iddiasının ağırlığı
altında ezilmiş. Sonra gazeteciler ısrar edilmiş. 'Bu tartışmalı bir
konu'' demiş bildiğim kadarıyla. Tartışmalı konu, gazetelerde ve halk
arasında konuşulan bir konuysa bu farklı bir şey ama üst bir komutanın
açıkça kendisine bu bilgiyi verdiğini söyleyen bir anamuhalefet partisi
lideri veya genel başkanı için yapılacak tek bir şey var sözünün
arkasında durmak ve bu konuda kendisine bilgi veren kişiyi ya da
kişileri açıkça ifade etmek. Yok hayır gazeteci veya muhabir yanlış
anladıysa ya da maksatlı yazdıysa yine Sayın Kılıçdaroğlu'nun çıkıp
kamuoyu önünde 'ben böyle bir şey söylemedim' demesi gerekir. Sayın
Kılıçdaoğlu'ndan beklediğimiz, ya bu sözünün arkasında durmalıdır, ya da
olabilir ki gazeteci bir maksatla bu haberi, böyle bir şeyi vermiştir.
Ona da ''hayır ben böyle bir şey konuşmadım' diyebilmelidir. Ama topu
taca atarcasına, 'bu tartışmalı bir konu' demesinin altında ben
sanıyorum ki Sayın Kılıçdaroğlu boş bulunarak söylediği bir sözün
kendisine döndüğünü görmüş ve endişe etmiştir.''
Kemal Kılıçdaroğlu'nu açıklama yapmaya davet eden Bülent Arınç, bu konunun taca atılacak bir konu olmadığını da söyledi.
Vali özensiz davrandı
Arınç,
Afyonkarahisar Valisi İrfan Balkanlıoğlu'nun, Genelkurmay Başkanı
Orgeneral Necdet Özel'e hediye vermesi üzerine gerçekleşen tartışmalara
ilişkin bir soru üzerine, bunların Bakanlar Kurulu'nun gündemi
olmadığını belirtti.
Kamuoyundaki eleştirilere katıldığını ifade eden
Arınç, bu konuda Genelkurmay Başkanı Özel'in hiçbir suçu olmadığına
inandığını kaydetti.
Vali Balkanlıoğlu'nu da yakinen tanıdığını,
kendisinin çalışkan ve başarılı bir vali olduğunu anlatan Arınç,
sözlerine şöyle devam etti:
''Ama davranış alaturka bir davranıştır.
Nedir bu alaturka davranış? Herkesin yüreği dağlanmışken, orada patlama
sonucu hala belki dumanlar tüterken, insanların ağıtları feryatları göğe
yükselmişken, usulen yapılan bir ziyaret sırasında, Sayın Genelkurmay
Başkanımız usullere, teamüllere riayet etmiş, Afyon Valiliği'ni ziyaret
ediyor. Kendisine yine bugüne kadar yapıldığı gibi o olayı dışarıda
tutacak olursak bu ziyaretler sırasında, biz de karşılaşıyoruz, nereye
giderse o bölgenin mahalli bir özelliğini öne çıkaracak hediye
takdimleri yapılıyor. Ama o atmosferde bu gerekli miydi? Bence hayır hiç
gerekli değildi.''