İslam Ülkeleri Gazze'ye Acil Barış Gücü Göndersin

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak Terör Devleti İsrail'in Son Gazze Saldırısını Lanetleyerek İslam Ülkeleri Yönetimlerini de Sert Bir Şekilde Eleştirdi

Saadet Partisi Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak, İsrail’in Gazze saldırısında 11 Filistinli ile birlikte şehit olan Kassam Tugayları Komutanı Ahmet El Caberi’ye Allahtan rahmet dileyerek başladığı konuşmasında, Ak Parti Hükümeti’nin dış politikasını masaya yatırdı.   Gazze’nin Ümmetin namusu ve onuru olduğunu kaydeden Kamalak, başta Türkiye olmak üzere bütün İslam ülkelerinin İsrail’le tüm ekonomik, ticari ve siyasi ilişkilerini kesmesini istedi ve ekledi: "Hemen ardından Türkiye’nin öncülüğünde, İslam ülkeleri askerlerinden bir barış gücü oluşturulmalı ve Filistin’e konuşlandırılmalıdır. Bu güç, İsrail’in her saldırısına misliyle karşılık verecek bir teçhizat ile donatılmalıdır.”   BOP projesinin tıkır tıkır işlediğini ifade eden Kamalak, "BOP ile ilgili 4 husus işliyor. Bu projeye göre birinci husun, 22 ülkenin sınırlarının değişeceği gerçeği. Recep Tayyip Erdoğan'ın, eş başkanı olduğu, bir kısım devletlerin sınırlarının değiştiği gerçeği, asıl hedefin büyük İsrail'in kurulması gerçeği. Asıl gerçek ise Büyük İsrail için Türkiye'nin bölünmesi gerekiyor. Suriye'deki yaşananlar BOP neticesinde Türkiye'yi bu savaş içine çekmek içindir” şeklinde konuştu.   Bu 4 gerçeğe karşılık 2 hususun bilinmediğini dile getiren Kamalak, "Bu proje ile ilgili 2 şeyi bilmiyoruz. Bu projeyi kim başlattı. Bu görevi, başbakana kim vermiştir. Bu projeyi millet, TBMM bu konu ile ilgili eş başkanlık görevini vermedi. Dış politikamız acaba, bu politika üzerinden mi yürüyor. İsrail özür dilemeli, tazminat ödemeli diyor. İsrail'den aldığımız malların hacmi genişliyor” dedi.   Hükümetin eylemleri ile söylemelerinin taban tabana zıt oluşuna işaret eden Saadet Lideri, "Irak'ta yüz binlercesinin ırzına geçildi. Hükümet nerde yer aldı. Elbette mazlumların yanında yer aldığını söyleyecektir. 1 Eylül 2004 yılında, Resmi Gazete’de yayınlanan bir tebliğ ile 6 hava alanı ve 7 limanımız ABD'nin emrine amade kılındı” diye konuştu. Başbakan Erdoğan’ın açıklamasına göre 50 bin Suriyelinin hayatını kaybettiğini bildiren Kamalak, "Türkiye cumhuriyeti bu kirli oyuna alet olmasa idi Suriye'de bir tek insanın burnu kanamadan bu sorun önlenebilirdi. Hükümetin eylem ve söylemleri bir değil” vurgusunda bulundu.     ERBAKAN’IN YOLU, HAÇLILARIN YOLU DEĞİL! Başbakan Erdoğan’ın "Yolumuz Erbakan'ın yolu” söylemine de değinen Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak, "Öyle olmasını temenni ederiz.Bu eyleminde samimi olmasını temenni ediyoruz. Ama yazık ki burada söylemve eylemi taban tabana zıttır. Mesela merhum Erbakan hoca, İslam Birliğini tesisi için D-8'i kurdu. Başbakan ne yaptı? D-8’in aleyhinde bulunan açıklamalar yaptı, ‘biz dinsel, bölgesel ve ırksal birliklere karşıyız’ açıklamaları yaptı. Ama bütünlüğü ile haçlı birliğine girmek için AB Bakanlığını kurdu” şeklinde açıklamalarda bulundu. "Merhum Erbakan'ın yolu haçlı yolu değildir. İslam Birliği yoludur” diyen Kamalak, Şu an Suriye’deki olaylarla ilgili olarak Türkiye’nin aklını başına toplamaya mecbur olduğu uyarısında bulunan Kamalak, nihai amacın Büyük İsrail'in kurulması arzusu ve politikaları olduğunu vurguladı.   "İttihat Terakkiden kalan işleri AK Parti ile tamamlamak istiyorlar. Osmanlıyı bölme ve İsrail'i kurma projesini Irkçı Emperyalizm gerçekleştirmişti. Şu anda sahne Orta Doğu'dur” diyen Kamalak,uyarılarını şu şekilde sürdürdü: "İttihat ve Tarakki'nin önde gelen 3 lideri vatan haini değildi. Gafletle hareket ettiler, sonuç değişmedi. Şu an iktidar sahiplerini uyarıyoruz. Tarih sizi de sorgular. Şu an Suriye için uygulanan yarın Türkiye için uygulanabilir” Vakit geçirmeden İslam Barış gücünün oluşturulması gereğine işaret eden Kamalak, "İslam coğrafyasına haçlılar ayak basmamalıdır. Nereye ayak basıyorlarsa kan döküyorlar, ırza geçiyorlar. Bu tür saldırıların tekerrür etmemesi için Müslümanların bir araya gelmesi gerekmektedir” dedi.     ADİL DÜZEN KURULMADAN İDAM, MAHKEMELER ELİYLE KATLİAM! Basın toplantısında İdamın yeniden getirilmesi konusuna da değinen Anayasa Hukuku Profesörü Mustafa Kamalak, "İdamın yeniden getirilmesi için Adil bir Düzenin kurulması şarttır. Adil bir Düzen kurmadan, uyduruk mahkemelerle idamı yeniden getirirseniz, mahkemeler eliyle katliam yapmış olursunuz. Yassıada’da olduğu gibi” uyarısını yaptı. Adil yargılama ve adil gelir paylaşımı olmadan, idamın uygulanmasının sakıncalarına değinen Kamalak, milyoner sayısının son on yılda 50 bini aşmış olmasına karşılık ülkemizde bir dilim ekmek için bedenlerini pazarlayanların bulunduğunu dikkat çekti.