İngiliz gazetesi: Erdoğan'ın oyununa gelmeyin
Daily Telegraph yazarı, Türkiye-Suriye krizini kaleme aldı.
Daily Telegraph gazetesi dış politika yazarlarından
Con Coughlin Türkiye-Suriye gerilimi ve uluslararası tepkileri bugün
'Türkiye'nin büyük oyununa dikkat' başlığı altında köşesine taşıdı.
"ERDOĞAN SUÇSUZ DEĞİL"
Coughlin,
Türkiye ile Suriye arasındaki sınırda artan gerilimde ilk ateş açan
taraf olmasından dolayı Suriye'nin suçlanmasına rağmen "mesele bölgedeki
çatışmaların ateşine körükle gitmek olunca Tayyip Erdoğan da tam
anlamıyla suçsuz olduğunu iddia edemez" diyor.
Coughlin,
Türkiye'nin Katar ve Suudi Arabistan'la beraber çalışıp, son bir yıldır
Suriye devlet Başkanı Beşar Esad'ı devirme planlarına liderlik
yaptığını; bu ülkelerin ayrıca Esad'ın Alevi yönetici kliğini Şam'dan
sürmeyi istediğini iddia ediyor.
"TÜRKLER CANLA BAŞLA ÇALIŞIYOR"
Coughlin
yazısını şu satırlarla sürdürüyor: "Türkiye, Suriye'deki muhaliflere
verilecek uluslararası desteği dikkatli bir biçimde koordine ediyor.
Muhaliflere ulaştırılacak silahların, yardımın ve gönüllülerin sınırdan
geçirilmesi için Türkiye'nin güneyinde bir komuta merkezi kurduğu
bilgileri bile var. Kısacası, Esad'ın hala iktidar koltuğunda oturduğu
rejimin değişmesi için Türkler canla başla çalışıyor."
Daily
Telegraph yazarı, Akçakale'de beş sivilin hayatını kaybettiği top
ateşinin Suriye ordusu askerlerinden gelip gelmediğinin kesinlik
kazanmadığını kaydettikten sonra şöyle devam ediyor: "Ama eğer Suriyeli
muhalifler sınırın Türkiye tarafında faaliyet gösteriyor ve Türk
yetkililer buna göz yumuyorsa, o zaman Suriye askerleri de onlara ateş
açma hakkını kendilerinde görmüş olabilirler."
"SURİYELİ MUHALİFLER DE ATEŞ ETMİŞ OLABİLİR"
Con
Coughlin makalesinin devamında, Türkiye'yi kışkırtmak için Suriyeli
muhaliflerin de Türkiye'ye ateş etmiş olabileceği ihtimalinden söz
ederek, "Akçakale'ye yapılan saldırından kim suçlu olursa olsun, olayın
etkisiyle Batılı güçler harekete geçti ve kınamak için Nato 28 üyesini
acil toplantıya çağırdı." diyor.
Coughlin, Türkiye'ye geçen
tahminen 80 bin mültecinin dramını da batının müdahelesi için rejim
değişikliği gereğinin yanısıra öne süren Erdoğan'ın, NATO'dan çıkan
karardan muhtemelen çok memnun olduğunu yazdıktan sonra, "Ama NATO
kendini Türkiye'nin savunmasına daha fazla adamadan önce, üye ülkelerin
liderleri, Şam'daki yönetimin değiştirilmesi için Erdoğan'ın pek
fedakarane görünmeyen nedenlerini düşünmeli" diye ekliyor.
"EKONOMİ İYİ AMA ERDOĞAN OTORİTER"
"Bazıları,
Erdoğan'ın 12 yıllık Başbakanlığı sırasında kişi başı gelirin neredeyse
üçe katlanması ve ülkenin bölgesel bir güç haline gelmesiyle, ilerici
bir Müslüman hükümetin neler yapabileceğini kanıtladığını söylüyor.
Washington ve Londra da bu yüzden Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin tam
üyelik başvurusuna çıkardığı engelleri gözden geçirmesini istiyor."
"Erdoğan'ın
etkileyici ekonomik başarısına karşın, kendisinin gittikçe daha da
otoriter davranması, radikal İslamcı hükümetlerin müttefiki olmaya
çalışması ve politikalarını eleştiren gazeteci ve siyasetçilerin hapse
atılması göz önünde bulundurulmalı. Orta Doğu'da Araplar ayaklanmaya
başlamadan önce, Erdoğan (İran'daki) Ayetullahlarla ilişkileri
geliştirmeye çalışıyordu."
Coughlin'e göre, Erdoğan bir süre
sonra İran'ın bölgedeki en önemli müttefiki olan Esad rejiminin ayakta
kalmasına daha fazla seyirci kalamayacağını farkederek bu siyasetten
vazgeçmiş.
"İSLAMCI GÜNDEM"
Daily
Telegraph'daki yazısında Coughlin, Erdoğan'ın şimdi Mısır'da seçimlerden
galip çıkan Müslüman Kardeşler ve bu gruptan gelen Devlet Başkanı
Muhammed Mursi'ye yanaştığını söylüyor.
"Tıpkı Mursi gibi Erdoğan
da Suriye'de Müslüman Kardeşler'in ülkedeki krizden kazanan taraf
olarak çıkmasından memnun olur" diyen Coughlin, böyle bir durumun Kuzey
Afrika'dan Doğu Akdeniz'e kadar bir 'Sünni kemer' olarak nitelediği
'İslamcı hükümetler ağının' oluşmasına yol açacağını iddia ediyor.
Coughlin,
yazısını şöyle sonlandırıyor: "Böyle bir gelişmenin Batı'nın
çıkarlarına uyup uymayacağı oldukça belirsiz. Dün Türkiye
Parlamentosu'nun Erdoğan'a Suriye'ye girmesi için 'yeşil ışık'
yakmasının ardından, NATO liderleri Türk Başbakanı'nın İslamcı gündemine
hizmet etmekten başka bir işe yaramayacak bir çatışmaya bulaşmamaya
dikkat etmeli."