Hocaefendi konusurdu onlar kaydederdi
Fethullah Gulen Hocaefendi'nin 1980'e kadar gorev yaptigi Izmir'de, sohbetlerinin ve vaazlarinin kayit altina alinmasinin ayri bir hik
O donemde konusulanlari kaydetmek icin bircok kisi caminin en on safinda erkenden yerini alirdi. Hocaefendi'nin Bornova Merkez Camii donemi ise kasetlerin en cok cogaltildigi donem olarak tarihe gecti.
Hocaefendi 1966 yilinda Izmir'e geldiginden itibaren Tuzcu Cahit Agabey olarak bilinen Cahit Erdogan, butun sohbet ve vaazlari kayit altina almaya basladi. Fakat ilk yillarda alinan kayitlar genelde es-dost arasinda dinleniyor, disariya pek cikmiyordu. Sohbetlerin ve vaazlarin profesyonel bir sekilde cogaltilip, dagitilmasi sonraki yillarda mumkun olabildi.
Ebedi aleme gocen Tuzcu Cahit Agabey'in yaninda calisan 71 yasindaki Ihsan Dogan, o donemi anlatirken adeta tekrar yasiyor: "Tuzcu Cahit Agabey, Hocaefendi'nin vaazlarini kayda aliyordu. Ben de vaaz basladiktan sonra kursuye mikrofonlarin konulmasini engelliyordum. Cunku Hocaefendi, bu konuda cok hassasti. Sonradan konulan mikrofonlar dikkatini dagitiyordu. Vaaz basladiktan sonra gelen mikrofonlari, 'Arkadaslar su anda olmaz.' diye geri ceviriyordum." Dogan icin o donemin kayit yapan teyplerinin ayri bir onemi var. "Bunlar bir doneme taniklik yapti. Gelecek nesillere bu donemi aktardi." diyor.
Elimizde koca teyple takip ediyorduk
Ihsan Dogan, ozellikle 1976 sonrasi Bornova donemindeki konusmalarin kayitlara alinmasini soyle anlatiyor: "Teyp kasetlerine once Hocaefendi'nin kayitlari aliniyordu. Sonra da bunlar Bornova'da bulunan Safa-Zemzem Kitabevi'nin altinda cogaltiliyordu. Cahit Agabey'in Suudi Arabistan'dan getirmis oldugu dort kasetli teybi vardi. Teybin bir kasetine orijinal kaset konuluyor. Diger uc kisimda ise cogaltiliyordu."
Burada cogaltilan kasetler daha sonra Izmir'in cesitli ilceleri ile Ege Bolgesi'nden gelen kisilere istemeleri halinde veriliyordu. Ihsan Dogan, "Eskiden simdiki gibi imkanlar olmadigi icin kasetler birkac yerde bulunuyordu. Bu sekilde cogaltilan kasetler genis kitleler tarafindan dinlenmesine vesile oldu." diyor.
Tuzcu Cahit Agabey profesyonel anlamda kaset cogaltirken, bazi kisiler de kendi teypleriyle vaazlari kayit altina aliyordu. Daha sonra evlerinde yakinlariyla dinliyordu. Bu kisilerden biri terzi Alaattin Kirgan. "Her cuma elimizde koca bir teyple Hocaefendi hangi camide vaaz veriyorsa oraya gidiyorduk. Onemli olan camiye erken gidip on siraya oturmak. Cunku diger turlu kursuye mikrofon uzatmak cok zor oluyordu." ifadelerini kullaniyor.
Kendisinin amator; fakat Tuzcu Cahit Agabey'in tam bir profesyonel oldugunu anlatan Kirgan, basindan gecen bir hikayeyi de soyle aktariyor: "Bornova'da bir vaaz oncesi ben Tuzcu Cahit Agabey'den once yerimi aldim. Tam Hocaefendi konusmaya baslamisti. O sirada Cahit Agabey iceriye hizli bir sekilde girip, benim fisimi cekip kendi fisini takti. O gun bu duruma icerlemistim. Fakat olaydan 15 yil sonra, bir vesileyle Bozyaka'da Hocaefendi'yi ziyarete gitmistim. O zaman yayina yeni baslayan STV'nin iyi cekmemesine uzulen Hocaefendi, benim de bulundugum bir ortamda soyle dedi: "Allah rahmet eylesin Tuzcu Cahit Agabey'den, eger bugun olsaydi ne yapar yapar, senin fisini ceker, kendi fisini takardi... Oyle degil mi Alaattin Bey?.. Ekrani piril piril yapardi." Benim onumde de Alaattin Pekmezci vardi. Ben de radyoyla ilgili ona soyluyor saniyordum. Hocaefendi ikinci defa, "Oyle degil mi Alaattin Bey?" deyince, ben uyandim. "Evet Hocam." dedim. O zaman hakikaten bir daha hayran oldum kendisine. Aradan 15 yil gecmesine ragmen bu olayi unutmamisti."