Hesap icinde hesap var!

Israil'in guvenligi icin milyonlarca insani acimasizca katleden Siyonizm ve onun isbirlikcileri, ayni zamanda bolgenin dogal zenginliklerini de paylasiyor.

Ingiliz Independent Gazetesi ABD ve Ingiltere'nin buyuk petrol sirketlerinin oyuncagi gibi hareket ederek Irak'i petrol icin isgal ettigini yazdi. Irak'in petrol icin isgal edilmesinin ortaya cikmasindan sonra ise gozler Libya'ya yapilan operasyona cevrildi... ABD ve Koalisyon Gucleri'nin 2003 yilinda Irak'i isgal etmelerinin temelinde yatan nedenin Ingiliz Independent gazetesi tarafindan ortaya cikarilmasindan sonra gozler bu sefer isgal guclerinin Libya'ya yapmis oldugu askeri operasyonun nedenini gundeme getirdi. Independent gazetesi gectigimiz gunlerde Irak'in isgalinin altinda yatan temel nedenin Irak'in petrol yataklari oldugunu ortaya cikarmisti. Irak isgalinin altinda yatan temel nedenin petrol oldugu gerceginin ortaya cikmasindan sonra ise isgalci guclerin Libya'ya da yaptiklari operasyonun altinda da petrol olup olmadigi sorusunu akla getiriyor. Libya'da hava operasyonu ile Kaddafi'yi deviremeyen Koalisyon Gucleri bu seferde kara harekatina hazirlaniyor. Fransa'nin hava operasyonuna onculuk etmesinden sonra gelen haberlere gore Ingiltere'nin ise kara harekatinda on plana cikmak istedigi belirtiliyor.

"Libya'nin kaliteli petrolu batililarin istahini kabartiyor"

Irak isgalinden sonra Libya'ya da benzer bir operasyonun yapilmasini gazetemize degerlendiren Stratejik Dusunce Enstitusu Uzmani ve Selcuk Universitesi Uluslar arasi Iliskiler Bolumu Ogretim Uyesi Doc. Dr. Murat Cemrek, Libya'daki olayin de Irak ile benzerlikler tasidigini soyledi. Cemrek, petrolden bagimsiz olarak olaylarin yorumlanmasinin mumkun olamayacagini ifade ederek, "Bu Libya olmasa baska bir ulke de olsa yine ayni durum soz konusudur. Libya'nin 2009 rakamlarina gore ihracati 40 milyar dolar. Kuresel ekonomide cok buyuk etkisi olan bir ulke degil. Dis ticaret fazlasi veren bir ulke. Bunun yuzde 95'i petrol ve turevleri. Bu petrol kaliteli petrol ve maliyeti 1 dolara kadar iniyor" dedi. Cemrek, Fransa'nin iki yuzlu bir tavir icinde oldugunu da kaydederek, "Fransa Tunus'ta etik bir durus sergileyememisti. Niye bu kadar canhiras bir sekilde mucadele veriyor diye Sarkozy Tunus'ta Zeynel Abidin'e gosteriler basladigi sirada, 'Sana asker gondereyim' dedi. Bunu aklamak icin ise Libya'da 'aydinlanmacilik, humanist dunya' cikisi yapmak icin boyle bir girisimde bulundu" elestirisini yapti.

Ozgurluk kavrami ulkeleri cezalandirmak icin kullaniliyor

"ABD Libya konusunda operasyonun onculugunu niye Fransa'ya devretti. Cunku ABD'de 2011'de secimler var" diyen Cemrek, Obama'nin ABD'de iktidara gelmesinden sonra da politika olarak ulkede herhangi bir degisikligin soz konusu olmadigini dile getirdi. Doc. Dr. Cemrek, "Obama, secimlerden once soz verdigi gibi Afganistan'da askerleri geri cekmedi. Onun disinda asker artirimina gitti. Irak'taki askerlerinin garnizonlara cekilmesi ise Neo-Conlarin planladigi sekilde olmustu zaten. Secim oncesinde ucuncu bir ulkede ABD askerlerinin savasir hale getirmek Obama icin buyuk bir zafiyet olacakti. Bu yuzden ABD Libya'da biraz geride durmak zorunda kaldi" aciklamasinda bulundu. Batili ulkeler icin insan haklari ve ozgurluklerin cezalandirmak icin kullanilan kavramlar olduguna da dikkatleri ceken Cemrek, "Ikinci dunya savasi sonrasi Bati ve etkiledigi yerlerde insan haklari, ozgurlukler populer kavramlardir. Birilerini cezalandirmak yerine en cok kullanilan kavramlardir. Guantanamo cezaevinin ortaya ciktigi yilda ABD her yil ulkeler icin hazirladigi insan haklari raporlarini bir ay gecikmeli olarak yayinladi" dedi.

Batililar urunlerini bu ulkelere sokmak istiyor

Cemrek, aciklamasinda Ortadogu'daki degisim ruzgarlarinin temelinde kuresele ekonomik sisteme entegrasyonun yattigini da ifade ederek, "Ortadogu'daki diktatorlukler, modasi gecmislik anlaminda cok fazlasiyla belirgin bir hale gelmislerdi. Bundan dolayi kuresel sisteme de petrol ve diger ekonomik anlamda entegre olmadilar. Sadece petrol satip, silah alarak ABD'nin diger mallarini ulkelerine sokmayarak sisteme entegrasyonu Bati icin saglamamislardi. Bu yuzden de Irak ile baslayan surec zoraki bir demokratiklesme surecedir. ABD ikinci dunya savasindan sonra Almanya'da, Japonya'da nedeni basarili oldu. 60 yil sonra cok daha iyi imkanlarla diger ulkelerde yapabilecegini dusunuyor" diye elestirdi.

Gazete ne yazmisti?

Ingiliz Gazetesi Independent'in ortaya cikardigi belgeler, petrol sirketlerinin yoneticilerinin bakanlarla yaptiklari toplantilari kanitliyor. Ancak bu toplantilar, o donemde hem bakanlar hem de sirketler tarafindan kamuoyu karsisinda yalanlanmisti. Soz konusu belgelere gore savastan bir yil once Ekim ve Kasim ayinda gerceklestirilen toplantilarda ise tablo tamamen farkli gozukuyor. Mart 2003'teki isgalden bes ay once donemin Ticaret Bakani Baroness Symons, BP sirketinden bir yetkiliye, Blair'in Irak'taki rejim degisikligi icin ABD'ye verdigi destege karsilik olarak hukumetin Irak'taki petrolden Ingiliz petrol sirketlerine pay verilmesi gerektigini dusundugunu iletiyor. Belgelere gore BP, Irak'taki petrol paylasiminda "disarida kalmaktan korktuguna" dair endiseleri ilettigi Bakan Symons, BP adina ABD nezdinde lobi calismasi yapmayi kabul ediyor. O donemde Washington'in, ozellikle Fransiz, Amerikan ve Rus petrol sirketleriyle gorustugu vurgulaniyor.

"Libya uluslararasi sisteme entegre edilmeye calisiliyor"

Turk Asya Stratejik Arastirmalar Merkezi (TASAM) Baskani Suleyman Sensoy, gazetemize yaptigi aciklamada Libya'daki operasyonun nedenlerinden birinin petrol oldugunu kaydederek, "Petrol ve enerji kaynaklari nedenlerden biri. Libya'daki gelismeler Ortadogu'daki gelismelerle degerlendirmek gerek. Bu bolgedeki ulkelerde liberal ekonomik program uygulayan yeni bir duzene ihtiyac duyuluyor. Dunyada cok boyutlu bir rekabet var. Son on yilda bu daha da artti. Ilk defa bes buyuk gucten olusan kutuplu bir sistem olusuyor. Onumuzdeki on yilda bu rekabetin daha da buyuyecegi ve akil almaz bir takim sonuclar ortaya cikaracagi gozukuyor. Geleneksel Bati referansina baktigimiz zamanda yeni kaynaklara ve yeni pazarlara ihtiyac var. Bu bolgelerin dunyadaki Bati merkezli ekonomik sisteme entegre edilmesine ihtiyac duyuluyor. Bunun icin bu donusum destekleniyor ve yonlendiriliyor" dedi. Sensoy, Libya'ya yapilacak muhtemel bir kara operasyonun uzun soluklu olmayacagini da ifade ederek, "Kara harekati da kacinilmaz gozukuyor. Mevcut uygulamayla rejim degisikligi yapilamayacak gibi. Ama bu ne boyutta olur ne kadar kalirlar bunu zaman gosterecek. Ama hic kimse Irak kadar uzun kalmayacak. Cunku Irak deneyimi cok kotu" diye konustu.

"Libya'ya operasyon hareketlerini engellemek icin"

Tunuslu Gazeteci ve Akademisyen Dr. Muhammed Adil ise yaptigi degerlendirmede, Arap halklarinin yillardir diktatorlukler altinda ezildigini kaydetti. Adil, "Irak'taki durumun Libya ile sadece benzerlikler tasiyor. Ama temelde farkli. Cunku Irak'ta Israil'in guvenligi ve ideolojik bir sekilde isgal yapildi. Ama Libya'da ise bir halk hareketi soz konusu" dedi. ABD'nin Irak'i isgalinde dekor olarak insan haklari, nukleer silahlari kullandiklarini ifade eden Adil, "ABD gibi ulkeler Libya icinde kendi hesaplarini yapiyor. Bu hesaplar birkac tane. Libya'da masa altinda bazi gucler Kaddafi'yi destekliyorlar. Cunku kirk yil bu adamla ortaklik yaptilar. Aralarinda bir hesap kitap yapiyorlar" diye konustu.

Yardim etmeseler de petrol hesaplari var

Libya'ya yapilan operasyonun bir baska boyutta ele alan Tunuslu Adil, "Belki dis mudahale de Batili ulkeler Arap halklarina mesaj vermek istiyorlar. Halk hareketlerini Libya'da bitirip sonuclandirmak istiyorlar, diger ulkelere de sicramasin diye. Basarisiz bir halk hareketini dunya gorsun diye yapiliyor" dedi. Adil, Tunus ve Misir'a niye mudahale yapilmadigini sorarak, bunun icin Libya'nin petrol kaynaklarini ornek gosterdi. Adil, "Libya'da Fransa acele ile hareket etti. Tunus ve Misir'da pek petrol bulunmaz. Bu nedenle muhakkak petrol hesaplari var ancak Irak gibi degil. Muhaliflere ne kadar yardim ediyorlarsa da kendi hesaplari var" aciklamasinda bulundu.

Kalaycioglu: Kaddafi kotu ornek oluyordu

Prof. Dr. Sema Kalaycioglu, Kaddafi'nin Bati'yi surekli kucuk dusurmesinin yapilan operasyonda etkili oldugunu kaydederek, "Amerika'ya agzina geleni soyleyen, Fransa'nin uygun gordugu otelde kalmayip, otel bahcesine cadir kuran, Berlusconi'ye el opturen Kaddafi gecmiste baba Bush yonetimine meydan okuyup, muttefiki Kuveyt'i isgal eden Irak, Irak isgalinde Koalisyon guclerine direnen Saddam'in ortak paydasi, iki ulkenin petrol ortak paydasi yani sira onemli. Bati'nin artik cizmeyi astigini dusundugu, 'ne oldum' sarhoslugunda oldugunu dusunulen iki siyasi kimlik. Belki baska ulkelere kotu ornek" dedi.

Kaddafi'nin Afrika'da etkisi azaltiliyor

"Biliyorsunuz diktatorluklerde, diktatorler, en cok ve sik siyasi reformlardan soz etmeye basladiklari zaman, koltuklari sallanmaya basliyor" diyen Kalaycioglu, "Zenginliklerden, kaynaklardan yeterince pay alamayan yoksul, yoksun kalabaliklar var. Istek ve ozlemler var. Beklentiler var ama eller bos. Yani halk hareketleri icin de gerekli nedenler var. Libya'da petrolun ustunde oturan, Dogu bolgesi(Bingazi ve sevkiyat limanlari). Ama gorece olarak fakir olan bolge, yine Libya'nin Dogu bolgesiydi. Neden varsa, "kargasayi kim cikardi?" sorusu abes ile istigal. Yangini kimin cikardigi onemli degil. Kimin korukle gittigi ve neden korukle gittigi sorusunun yanitini ararken ise, cok ayrintili dusunmek ve tek neden aramamak gerekir. Yangin cikti mi sondurmenin kolay olmadigi Irak'ta goruldu" diye konustu. Prof. Kalaycioglu son olarak ise sunlari kaydetti: "Petrol onemli bir faktor ama petrol Kaddafi ile dost bir Bati'ya akiyordu. Simdi durdu. Ama Petrol geliri ile Kaddafi, Afrika'nin her yerinde soz sahibi bir Libya dogurmustu. Bu da sanirim Libya'nin Irak'tan farki" milli gazete