Gul: AB, muzakerelerin bitmesine firsat vermeli
Dokuz yil aradan sonra Al-manya'ya giden ilk Turk cumhurbaskani olan Abdullah Gul, Avrupa Birligi (AB) uyeligi surecine dair Berlin'de onemli mesajlar verdi. Almanya'nin ortaya attigi imtiyazli ortaklik teklifine karsi cikarken, Turkiye'nin muzakere surecini basariyla bitirmesine firsat verilmesi gerektigini soyledi
Dokuz yil aradan sonra Al-manya'ya giden ilk Turk cumhurbaskani olan Abdullah Gul, Avrupa Birligi (AB) uyeligi surecine dair Berlin'de onemli mesajlar verdi. Almanya'nin ortaya attigi imtiyazli ortaklik teklifine karsi cikarken, Turkiye'nin muzakere surecini basariyla bitirmesine firsat verilmesi gerektigini soyledi. "Muzakere surecini bitirdikten sonra gunun sartlarina bakilir, eger istenmiyorsa, Turkiye'nin bir yuk oldugu dusunuluyorsa, biz o zaman uye olmamayi memnuniyetle karsilariz." diyen Gul, o gun geldiginde belki Turk halkinin da 'tam uye olmak istemeyebilecegini' belirtti. "Ancak bugun bu stratejik yonelisimizden kesinlikle vazgecmek niyetinde degiliz." vurgusunu yapti. Almanya'nin Turklere uyguladigi vize politikasini da elestiren Gul, "Evlenilecek insanda Almancayi bilme sarti aranmasi, yaralayici." dedi. Gecen yil Turkiye'ye gelen Almanya Cumhurbaskani Christian Wulff'a iade-i ziyarette bulunan Abdullah Gul dun Alman meslektasi ile bir araya geldi. Gorusmede Turk-Alman iliskilerinin gelecegi masaya yatirildi. Turk tarafi, tikanan AB surecine iliskin goruslerini aktardi. Almanya'daki yaklasik 3 milyon Turk'un uyum sorunu konusuldu. Gorusmenin ardindan Wulff'la ortak basin toplantisi duzenleyen Gul, Turkiye ile Almanya arasindaki is gucu anlasmasinin 50. yildonumune denk gelen ziyaretinin iliskilerde yeni bir donemi ve yeni bir hamleyi baslatacagini soyledi. Gecmiste tum milletlerin birbiriyle savastigini ama birbiriyle kavga etmeyen iki nadir ulkenin Turkiye ve Almanya oldugunu hatirlatti. Iliskileri ozellikle bilim, teknoloji, sanat, kultur ve egitimde cok daha derinlestirmek istediklerini aktardi. Almanyali Turklerin entegrasyon sorununa deginen Gul, uyumun anahtarinin insan oldugunu belirtti. Turk kokenlilerin Almancayi ogrenmelerinin sart oldugunu ifade etti. Ancak bu konuda Turklerin yasadiklari sikintiyi da soyle dile getirdi: "Lisan ilkokullarda ve onun oncesinde yuvalarda ogreniliyor. Bir Musluman Turk aile, cocugunu gonderirken onun yiyeceklerine dikkat ediyorsa ama burada bir dikkatsizlik varsa ve aile sakiniyorsa, bu cok basit bir problem. Onun yemekleri ona gore ayarlanir ve o garanti onlara verilir. Boyle olunca butun cocuklar da okula gonderilir." Gul, bir soru uzerine de AB surecinde Turkiye'ye diger uye ulkelere uygulanmayan zorluklar cikaran ulkelere ahde vefa uyarisi yapti ve ilkeli olunmasini istedi. Turkiye'nin muzakere surecini basariyla bitirmesine firsat verilmesi gerektigini vurguladi. Cumhurbaskani, "Turkiye, muzakereleri basariyla bitirdikten sonra Avrupa Konseyi, 'evet Turkiye, hazirdir' diyecek, sonra da uye ulkelerin bazilarinda referandum yapilacak. 'Turkiye uye olsun, olmasin' diye. O ulkelerden birisinin halki, 'hayir biz Turkiye'yi istemiyoruz, Turkiye bize yuk olacak' derse, Turkiye zaten tam uye olamayacak. Biz de bunu saygiyla karsilayacagiz. Hatta bunu da acikca konusmak isterim. Bilmiyorum belki o gun geldiginde Turk halki da 'ben tam uye olmak istemiyorum' diyebilir. Ama bugun hepimizin gorevi sudur; attigimiz imzalari onurlandirmak." 'OZEL NITELIKLI ILISKI'YE TEPKI Cumhurbaskani Gul, Turkiye muhaliflerinin dile getirdigi, "Ozel nitelikli iliski'' ifadesine de tepki gosterdi. Turkiye ile AB ulkeleri arasinda Gumruk Birligi'nden dolayi zaten ozel bir iliski bulundugunu vurguladi. Turkiye ile Almanya arasinda hicbir gumruk duvari olmadigini hatirlatan Gul, "Cesaretimiz var, biz bu rekabete girdik ve bu rekabeti yapiyoruz. Bunun otesinde daha nasil ozel bir iliski olur, orasi biraz zor." dedi. Cumhurbaskani, Almanya'nin goc ve vize rejimlerini sikilastirmasini da acik bir dille elestirdi. Vize konusunda buyuk sikintilar yasandigini kaydederek soyle konustu: "Turk isadamlari fuarlara mallarini gonderiyorlar ama 'fuarlara biz gidemiyoruz' diyorlar; bilim adamlari konferanslara davet ediliyorlar, vize alamiyorlar, gelemiyorlar; konser ilan ediliyor ama vizeler cikmadigi icin bu konserler iptal ediliyor. Bir de evlilikle ilgili konular var. Insanlarin kiminle evlenecegi, cok insan