Fethullah Gulen?e Karsi Medya-Siyaset Paslasmasi
Turkiye?de medyanin gucu hep tartisila gelmistir. Olaylara yon vermesi onun tartisilmaz gucunu her zaman gozler onune sermistir
Turkiye?de medyanin gucu hep tartisila gelmistir. Olaylara yon vermesi onun tartisilmaz gucunu her zaman gozler onune sermistir. Yasadigimiz su son olaylarda da goruluyor ki gundemin belirleyicisi hala medya organlaridir. Istedigi seyi gundeme tasimasi, istedigini gundemden dusurmesi, kabul gordugunu kabul ettirmekteki basarisi, kabul etmedigini tecrit etmesi, gucunu ortaya koymaktadir. Cok tartisilan, daha cok da tartisilmasi gereken bir mevzudur Turkiye?de medya? Kompleks yapilari ve seffaf olmayan uygulamalari ile ulkede, siyasetten sonraki en buyuk guc konumunda. Aslina bakilirsa siyaseti dizayn edenin de medya oldugunu dusunmek akil disi degil. Deniz Baykal faciasi ve bir anda kurtarici konumuna yukselen Kemal Kilicdaroglu vakasi bunun delili? Ama uzerinde durmak istedigim bu degil tabi ki? Bunlarla baglantili olsa da Fethullah Gulen?e karsi girisilen medya-siyaset paslasmasi. Ve son donemde medyanin derin cabalariyla uygulamaya konan gonulluler hareketini yipratma plani. Bunun icin de bol bol siyasi ve medyatik arguman kullaniliyor. Kimin cikarlarina hizmet ettikleri tartisilmaz bile, fakat nasil oluyorsa attiklari camurun izini temizlemek pek kolay olmuyor. Bazi medya organlari tarafindan bir zamanlarin istenmeyen adami ilan edilen Fethullah Gulen Hocaefendi bir ara ak pak hale getirilip iki de bir Pensilvanya?ya selam gondermelere konu olurken her nasilsa simdi yine ocu durumuna indirildi! Siyasi cephe de bundan farkli degil... Deniz Baykal Amerika?ya selamla koltuguna veda ederken kendisinden sonra gelenler sanki selamini da alsin gitsin cinsinden tavirlar sergiliyorlar. Nitekim onlar eski genel baskanlarinin aksine iki de bir Pensilvanya?ya sovgu iceren mesajlar yolluyorlar. Medya ise ?yaa gordunuz mu?!? modunda, Muhterem Hocaefendiye saldiranlarin sozlerinin altinda gerceklik payi aramakla mesgul. Ne kadar sasirtici ki Hocaefendi tum bunlara ragmen sagduyusunu koruyor, sevenlerine de bu yonde telkinlerde bulunuyor. Aslinda hersey Ahmet Sik?in ?Imamin Ordusu? ismindeki ismarlama kitabinin yasaklanmasiyla baslamisti. Elbette basilmamis bir kitabi yasaklamak dogru degil, fakat kitap, yazarinin dusuncelerini degil, illegal bir orgutun fikirlerinin tasiyiciligini yapiyorsa bunda garipsenecek bir taraf yok. Olayi egip buken, iyice evrimlestirip istedikleri sekle getiren basin ve medya bundan bazi siyasetcilerin k